Dünyanın farklı noktalarındaki ülkelerden vatandaşlarına peş peşe sivil savunma uyarıları yapılıyor. ABD'den Almanya'ya, Japonya'dan Avustralya'ya kadar 5 kıtada toplam 33 ülke, belirli aralıklarla vatandaşlarına acil durum ve sivil savunma rehberleri dağıttı.

Uyarılar uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. "Devletler bizim bilmediğimiz neyi biliyor?" sorusu gündeme gelirken, peş peşe gelen hazırlık çağrıları endişe ve panik dalgasını da beraberinde getirdi.

Sivil savunma çağrıları sürerken Avrupa'da yaşanan sabotaj zinciri endişeleri daha da artırdı. Belçika, Hollanda, İrlanda, İsveç ve Estonya'da yüzlerce süpermarketin soğutma sistemleri siber saldırıların hedefi oldu.

Bilgisayar korsanlarının uzaktan erişim sağlayarak dondurucuların sıcaklığını 50 dereceye kadar yükselttiği belirtildi. Saldırılar sonucunda milyonlarca euroluk et, süt ve dondurulmuş gıda saatler içerisinde kullanılamaz hale geldi. Süpermarket rafları aniden boşaldı.

Uzmanlardan Üçüncü Dünya Savaşı Uyarısı mı?

Peş peşe gelen sivil hazırlık çağrıları ve Avrupa'daki siber saldırılar, küresel ölçekte daha büyük bir krize hazırlık yapıldığı yönündeki tartışmaları da beraberinde getirdi.

Ancak uzmanlar, yaşanan gelişmelerin doğrudan bir kıyamet senaryosu ya da Üçüncü Dünya Savaşı hazırlığı olarak değerlendirilmemesi gerektiği görüşünde. Devletlerin sivil savunma ve acil durum planlarını güncellemesi, olası krizlere karşı toplumsal dayanıklılığı artırma çabası olarak da değerlendiriliyor.

Madalyonun diğer yüzünde ise kontrollü gerilim ve küresel sıfırlama iddiaları bulunuyor. 33 ülkenin peş peşe alarm vermesinin tesadüf olmadığı savunulurken, devletlerin kritik altyapılarının dijitalleşmeyle birlikte siber saldırılara daha açık hale geldiğine dikkat çekiliyor.

Enerji, gıda, iletişim ve ulaşım gibi temel sistemlerin dijital altyapılara bağımlılığının artması, olası saldırıların etkisini de büyütüyor. Tüm bu gelişmeler, ülkelerin neden vatandaşlarına acil durum hazırlığı çağrısı yaptığını ve küresel sistemin olası krizlere ne kadar hazır olduğunu yeniden tartışmaya açıyor.