İhtiyaç sahipleri lokantaya gelerek çorba veya yemek talep edebiliyor, kendilerinden herhangi bir ücret istenmiyor. Yarım asırdır sürdürülen bu uygulama, paylaşmanın ve toplumsal dayanışmanın güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Büyüklerinden devraldıkları bu geleneği devam ettirdiklerini belirten lokantacı Turan Yetik, "Şu anda Karakoçan merkez lokantasındayız. Karakoçan'da 3 tane lokantamız var. Diğer arkadaşlarımız da aynısını yapıyor. Biz bunu bir reklam amaçlı yapmıyoruz. Bu uygulamayı ihtiyaç sahibi olan insanlar için yapıyoruz. Hiçbir karşılık beklemeden, hiçbir para talebi, hiçbir beklenti olmadan yapıyoruz. İhtiyaç sahiplerimize gelen insanlara istedikleri şeyleri veriyoruz. Geliyor, içeri girdikten geri çevirmeler falan olmaz. İki kişi gelir, üç kişi gelir. Tabii bu, bunlar aynı saatte gelmez. Böyle aralıklı saatlerde gelirler. Ondan sonra biz bunları en iyi şekilde karşılıyoruz. Çorba içene çorba veriyoruz, yemek diyene yemek veriyoruz" dedi.
Yetik, "Bu uygulama yaklaşık 50 senedir oluyor Karakoçan Merkez lokantasında sürüyor. Diğer arkadaşlarımızda da oluyor. Karşılığını fazlasıyla alıyoruz Allah'ın izniyle. Bu uygulama yaklaşık bir 40-50 senedir sürdürülüyor. 8. senedimiz oldu, 9. seneye girdik. Bizden önceki abilerimiz devam ettiriyor, biz onlardan aldık bunu. Sadece bu uygulamayı Karakoçan'dan küçücük bir ilçeden tüm Türkiye geneline yaymak isteriz. Çağrıda bulunuyoruz. İhtiyaç sahipleri bir lokantanın önüne geldiyse geri çevrilmesin. İnanın siz bunları yaptığınızda fazlasıyla, yani kat kat sizin kasanıza para girecektir. Nasıl girecek derseniz, Allah veriyor. Sen bir verirsen, kesinlikle onun yerine on gelir. Karakoçan'ımızdan bir çağrı yapıyoruz. Gelen insanları geri çevirmezseniz o sizin kârınızdır. Gerçekten yani ben bunu içten söylüyorum. Deneyin, yani eğer olmadıysa tekrar bırakabilirsiniz. Ama siz yaptığınızda gerçekten bırakamazsınız" diye konuştu.




