Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Ankara'da bir otelde düzenlenen "Türk Dünyası Diyalog Forumu" kapsamında "Türk Dünyasında Medya İş Birliği: Birlikten Küresel Etkiye" başlıklı programda konuşma yaptı.

İsmail Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" sözlerini anımsatan Karagöz, zaman içinde dünyanın, sınırların, iletişim araçlarının değiştiğini ancak Gaspıralı'nın ortaya koyduğu birlik düşüncesinin bugün de önemini koruduğunu belirtti.

Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nin "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasının da bu açıdan son derece anlamlı olduğunun altını çizen Karagöz, Gaspıralı'nın bir asırdan uzun süre önce ortaya koyduğu bu düşüncenin bugün Türk dünyasının ortak gelecek vizyonunda karşılık bulduğunu ifade etti.⁠

"Asırlara dayanan bir medeniyet birikimimiz var"

Medya alanında işbirliğinin her geçen gün daha stratejik bir önem kazandığının altını çizen Karagöz, "Güçlü habercilik güçlü kurumlar gerektiriyor, güçlü kurumlar da güçlü iş birlikteliğiyle gelişiyor. Türk dünyası açısından bu konuya özel bir önem veriyoruz. Çünkü bizim ortak bir tarihimiz var. Ortak bir kültürümüz var. Hepsinden öte ortak bir dilimiz var. Asırlara dayanan bir medeniyet birikimimiz var. Bu birikim bize çok önemli imkanlar sunuyor." ifadelerini kullandı.

Serdar Karagöz, Milli Mücadele'nin en zor günlerinde kurulan Anadolu Ajansı'nın bağımsızlık mücadelesini dünyaya duyurduğunu belirterek, Ajansın Türk dünyasında ortak haber tüketimine katkı sunmayı hedeflediğini ifade etti.

Karagöz, Türk dünyasının birbirini yeterince tanımamasının önemli bir sorun olduğunu ve Anadolu Ajansı’nın bu sorunun çözümü için çalıştığını kaydetti.

Anadolu Ajansı'nın küresel ölçekte haberler ürettiğini, 14 dilde yayın yaptığını ve farklı coğrafyalardaki gelişmeleri takip ettiğini aktaran Karagöz, şöyle konuştu:

"Türk dünyası ise çalışmalarımızda çok önemli bir yere sahip. Azerbaycan'dan Kazakistan'a, Kırgızistan'dan Özbekistan'a, Türkmenistan'dan Macaristan'a ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne kadar uzanan geniş bir coğrafyada güçlü habercilik ilişkilerimiz bulunuyor. Bu ülkelerdeki siyasi, ekonomik, kültürel ve toplumsal gelişmeleri yakından izliyoruz. Ortak tarihimize ve kültürel mirasımıza ilişkin haberler hazırlıyoruz.

Türk dünyasındaki medya kuruluşlarıyla deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Gazetecilik eğitimleri düzenliyoruz, ortak projeler geliştiriyoruz. Çünkü Anadolu Ajansı'nın uluslararası habercilik alanındaki birikimini Türk dünyasındaki meslektaşlarımızla paylaşmayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz."

"Hedefimiz güçlü ve kalıcı bir yapı oluşturmaktı"

Türk dünyasında medya işbirliğini kurumsal bir zemine taşımak için 2023'te Türk Haber Ajansları Birliğini (ATNA) kurduklarını ve Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'dan haber ajanslarının Türk dünyasında medya işbirliğini daha ileri taşımak için bir araya geldiğini aktaran Karagöz, "ATNA ortak tarihimizin ve kültürel yakınlığımızın medya alanındaki kurumsal karşılıklarından biri oldu. Anadolu Ajansı olarak bu birliğin ilk dönem başkanlığını biz üstlendik. Önemli bir sorumluluk aldık. Çünkü hedefimiz güçlü ve kalıcı bir yapı oluşturmaktı." diye konuştu.

Türk dünyasının uluslararası haber dolaşımındaki görünürlüğünü artırmak amacıyla gazetecilere yönelik eğitim, yarışma ve tecrübe paylaşımı etkinlikleri düzenlediklerini aktaran Karagöz, şunları kaydetti:

"Böylece ATNA'yı ortak hedefler etrafında buluştuğumuz, birlikte ürettiğimiz ve somut sonuçlar elde ettiğimiz bir yapıya dönüştürdük. Önümüzdeki dönemde de bu işbirliğinin yeni projelerle hedeflerine ulaşacağını belirtmek istiyorum. Çünkü ATNA bizim açımızdan bir araya gelmek ve kurumsal yapı inşa etme potansiyelimizi gösteren bir adım oldu. 'Türkler böyle kolay kolay bir araya gelmezler. Türkler birbirlerini severler ama kurumsal yapı inşa edemezler.' şeklindeki ön kabulleri ATNA ile bir kez daha ortadan kaldırdık."

"Dilimiz ortak hafızamızın ve geleceğimizin en önemli bağlarından biri"

Karagöz, 2 yıldır Anadolu Ajansı Haber Ödülleri'ni düzenlediklerini, yarışmada Türk Dil Kurumu Haberde Türkçe Kullanımı Özel Ödülü verdiklerini belirterek, bu ödülün Türk diline verdikleri önemin somut bir yansıması olduğunu kaydetti.

Bu girişimi bir adım daha ileriye taşıdıklarını dile getiren Karagöz, konuşmasına şöyle devam etti:

“Önümüzdeki yıldan itibaren Anadolu Ajansı Haber Ödülleri'ne yeni bir kategori daha ekliyoruz; Türk Dünyası Haber Ödülü. Bu yeni kategoride Türk dünyasının farklı coğrafyalarında görev yapan gazetecilerin hazırladığı özgün ve nitelikli haberleri de ödüllendirmek istiyoruz. Böylece Türk dünyasında gazeteci alanındaki işbirliğimizi güçlendirmeyi, ortak hikayelerimizin uluslararası alanda daha görünür olmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Çünkü dilimiz ortak hafızamızın ve geleceğimizin en önemli bağlarından biri.”

"Türkiye ve Azerbaycan kardeş iki ülkedir"

Bu gerçeklik ve yeni durumun dostları sevindireceğini ancak Türk dünyasındaki bu hareketlilikten rahatsız olabilecek, bu birlikteliği tehdit olarak görebilecek aktörlerin de var olduğunu belirten Karagöz, "Türk Devletleri Teşkilatı'nın potansiyelini görenler onu taşlar yerine oturmadan, henüz yolun başında zayıflatmak için elbette farklı yollara tevessül edebilir. Burada en sık başvurulan yöntem dezenformasyondur, kardeş ülkelerin arasını açma çabasıdır." diye konuştu.

Söz konusu girişimleri, "nifak, ara bozmak" olarak niteleyen Karagöz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu tür girişimlerin örneklerini yaşamaya başladık. Örneğin, Türkiye ve Azerbaycan kardeş iki ülkedir. Fakat özellikle üçüncü taraflar ve üçüncü taraflardaki bazı ülkeler ve bu bazı ülkeler arasındaki bazı gruplar tarafından bu kardeşliği bozmaya yönelik çabalar yok mudur? Türkiye ve Azerbaycan halkları arasındaki dostluğu bozmaya yönelik adımlar yok mudur? Bazı şeyleri konuşmadan çözemeyiz. O zaman konuşalım. İki ülke halklarını karşı karşıya getirmek isteyenler var ve bunlar bu coğrafyada, bu bölgede bizim Türk dünyası dışındaki ülkeler. Tek ülke demiyorum, ülkeler var. Aramızı bozmak, huzurumuzu kaçırmak için nifak tohumları döşeyenler var."

Karagöz, "Medya olarak bizim sorumluluğumuz kardeşliğe katkı sunmak. Toplumlarımız arasındaki bağları güçlendirmek. Birbirimizi daha iyi anlamak. Ortak geleceğimize ilişkin güçlü bir iletişim zemini kurmak." ifadelerini kullandı.

"Dilde bir olacağız, fikirde bir olacağız, işte bir olacağız"

AA Genel Müdürü Karagöz, İsmail Gaspıralı'nın 1883'te yayımlamaya başladığı Tercüman gazetesiyle, Türk dünyasının farklı coğrafyaları arasında fikri bir bağ kurmaya çalıştığını belirtti.

Gaspıralı'nın yaptığının "o dönemin şartlarında büyük bir ideal" olduğunu vurgulayan Karagöz, günümüzde ise çok daha fazla altyapılara sahip olduklarını belirtti. Özellikle Türkiye'nin çok dilli yayıncılıkta muazzam tecrübesinin bulunduğunu aktaran Karagöz, bunun sınavını Karabağ Zaferi'nde verdiklerini ifade etti.

Uluslararası arenada konuyla ilgili dezenformasyon yapıldığını belirten Karagöz, medya alanında verilen mücadeleyi şöyle anlattı:

"Anadolu Ajansı o gün 13 dilde, TRT o gün 41 dilde Karabağ Zaferi'ni işlemiş ve Ermeni diasporasının yalanlarına karşı Azerbaycanlı kardeşlerimizle aynı dilde aynı duyguda mücadele etmiştir."

Gaspıralı'nın ortaya koyduğu test edilmiş birlik düşüncesinin güçlü bir istikamet gösterdiğini kaydeden Karagöz, "Dilde bir olacağız, fikirde bir olacağız, işte bir olacağız, kötü günde bir olacağız, iyi günde bir olacağız. Bizi bölmek isteyenlere, aramıza nifak sokmak isteyenlere karşı birbirimizi uyaracağız, yine bir olacağız. Anadolu Ajansı olarak bu anlayışla çalışmaya, tecrübelerimizi paylaşmaya devam edeceğiz. Türk dünyasındaki medya işbirliğini daha da ileriye taşıyacağız. Ortak geçmişimizden aldığımız güçle, ortak bir geleceği inşa edeceğiz." görüşünü paylaştı.

Serdar Karagöz, etkinliği düzenleyen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'a ve ekibine teşekkür etti.