Türkiye’de tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğünün yaklaşık 27 milyar dolara, muhtemel mağdur sayısının ise 800 binin üzerine çıktığı tahmin edilirken, benzer ölçekteki bir kriz için ABD’de uygulanan yöntem dikkat çekiyor.
Gazete Pencere’nin haberine göre, ABD 18 yıl önce Bernard Madoff’un kurduğu ve Ponzi sistemiyle işlediği ortaya çıkan fon nedeniyle büyük bir finansal skandalla karşı karşıya kaldı. On binlerce yatırımcının parasının kaybolduğu olayın ardından ABD’de zarar doğrudan devlet tarafından üstlenilmedi.
Bunun yerine fonun tasfiyesi için atanan kayyım tarafından para hareketleri geriye dönük olarak incelendi. Sisteme kimlerin ne kadar para yatırdığı, ne kadar para çektiği ve kimlerin elde edilmemiş kazançlardan yararlandığı tespit edilmeye çalışıldı.
GERÇEKLEŞMEYEN KÂRLAR HESABA KATILMADI
Madoff sistemindeki yatırımcı hesaplarında yaklaşık 65 milyar dolarlık birikim görünmesine rağmen, bunun tamamı gerçek bir varlık olarak kabul edilmedi. Henüz elde edilmemiş kârlar, yatırımcıların geri alacağı tutarın hesaplanmasında dikkate alınmadı.
Örneğin sisteme 2 milyon dolar yatırıp daha sonra hesabından 5 milyon dolar çeken bir yatırımcının aldığı 3 milyon dolarlık fark, gerçek bir yatırım getirisi olarak değerlendirilmedi. Bu tutarın diğer yatırımcıların parasından karşılandığı kabul edildi.
Tasfiye sürecini yürüten Irving Picard da bu kapsamda “clawback” olarak adlandırılan geri alma davalarına başvurdu. Madoff sistemi üzerinden kazanç sağlayan yatırımcılar, yatırım fonları ve finans kuruluşlarının yanı sıra farklı kişi ve kurumlara yönelik çok sayıda hukuki süreç başlatıldı.
MİLYARLARCA DOLAR GERİ KAZANDIRILDI
Yıllara yayılan hukuki süreçlerde önemli miktarda para geri alındı. Jeffry Picower’ın mirasından yaklaşık 7,2 milyar dolar tahsil edilirken, JPMorgan ile yapılan anlaşmalar sonucunda da yaklaşık 2,6 milyar dolarlık kaynak sağlandı.
Uzun yıllar devam eden tahsilat çalışmalarının ardından Madoff mağdurlarının gerçek kayıplarının yüzde 90’ından fazlasının karşılandığı belirtildi. Bazı tahsilat süreçlerinin ise yıllar sonra dahi devam ettiği aktarıldı.
TÜRKİYE’DE GÖZLER FONLARIN PARA HAREKETLERİNDE
Türkiye’deki fon mağdurları açısından da Madoff dosyasında uygulanan yöntemin benzeri bir tartışma yürütülüyor. Mağdurlar, tasfiye kapsamındaki varlıkların mevcut değerleri üzerinden satılarak dağıtılmasının yanı sıra, fonlardan yüksek kazanç elde edenlerin para hareketlerinin de incelenmesini talep ediyor.
Madoff sürecinde temel yaklaşım yalnızca “geriye ne kaldı?” sorusuna odaklanmak yerine, paranın geçmişte hangi hesaplara ve kişilere aktarıldığının araştırılması oldu.
Türkiye’de yaklaşık 27 milyar dolarlık tasfiye süreci ve yüz binlerce yatırımcı açısından ise yanıtı aranan soru, paranın mevcut değerinden çok “Para nereye gitti?” noktasında yoğunlaşıyor.





