PROF. DR. OSMAN BEKTAŞ: BENİ TEDİRGİN ETTİ
Prof. Dr. Osman Bektaş, mevcut verilere göre Adana'da yaşayanların panik yapmasını gerektirecek bir durum olmadığını belirtti. Depremlerin Savrun Fayı üzerinde meydana geldiğini ifade eden Bektaş, bölgedeki sismik hareketliliğin 2023 yılından bu yana devam ettiğini söyledi. Bektaş, "Şu anda yani Adanalılar için panik yapacak bir durum yok. Fakat şunu söyleyeyim, iki senaryo var burada. Birinci senaryo şu, beni rahatlatan senaryo şu. Bu depremler Savrun Fayı üzerinde. Bugün olan deprem de fay üzerinde" ifadelerini kullandı. Savrun Fayı'nda 2023 yılından bu yana zaman zaman 4 ve 5 büyüklüğünde depremler meydana geldiğini belirten Bektaş, yaklaşık üç yıllık süreçte bu depremlerin ardından büyük bir deprem yaşanmadığına dikkat çekti. Bektaş, bunun Savrun Fayı'nın davranışı açısından önemli olduğunu belirterek, "2023'ten 2026'ya kadar, yani 3 yıl boyunca bu tür 4-5 büyüklüğünde depremler oldu. Ama arkadan büyük deprem gelmedi" dedi. Bu durumun kendisini rahatlatan senaryo olduğunu belirten Bektaş, Savrun Fayı'nın zaman zaman deprem enerjisini boşaltan bir fay olduğunu ifade etti.
'SAVRUN FAYI FARKLI BİR DAVRANIŞ GÖSTERİYOR'
Bektaş, Savrun Fayı'nın 2023 yılında Kahramanmaraş depremlerini üreten faylardan farklı bir davranış gösterdiğini söyledi. "Bu, Savrun Fayı'nın yavaş yavaş deprem enerjisini boşalttığı anlamına gelir. Zayıf bir faydır. Zaman zaman enerjiyi boşaltır" diyen Bektaş, Savrun Fayı'nın Kahramanmaraş depremlerinin doğusunda ve kuzeyinde meydana gelen 7.8 ve 7.5 büyüklüğündeki depremleri üreten faylardan farklı davrandığını belirtti.
Bektaş, "Yani daha önce 2023'te olan, kuzeydeki 7.5 ve doğudaki 7.8'lik depremleri üreten faydan farklı bir davranış gösteriyor Savrun Fayı. 3 yıldan beri 4-5 büyüklüğünde depremler üretiyor. Bu da bize şunu gösteriyor ki bu fay yavaş yavaş hareket ediyor ve deprem enerjisini bırakıyor. Büyük depremden kaynaklanan gerilmeleri, tektonik gerilmeleri yavaşça bırakıyor" ifadelerini kullandı.
4.5'TEN 5.2'YE ÇIKAN HAREKETLİLİK DİKKAT ÇEKTİ
Ancak son depremlerdeki büyüklük artışının kendisini tedirgin ettiğini belirten Bektaş, özellikle 4.5, 4.9 ve 5.2 büyüklüğündeki depremlerin art arda meydana gelmesine dikkat çekti. Bektaş, "Ancak beni biraz tedirgin eden husus şu. 4.5 ile başlayıp 4.9 ve 5.2'ye çıkması beni biraz tedirgin etti. Açıkçası bunu takip etmemiz lazım" dedi. Daha büyük bir deprem ihtimalinin bulunduğunu belirten Bektaş, bunun kesin bir sonuç olmadığının da altını çizdi. "Daha büyük bir deprem gelebilir mi? Olasılık içerisinde. Ama böyle de kalabilir. Yani geçmişe bakarsanız bu böyle kalır" ifadelerini kullandı.
Bektaş, Savrun Fayı'ndaki hareketliliğin daha büyük bir depreme dönüşme ihtimalinin bulunduğunu belirterek, olası deprem büyüklüğü konusunda da değerlendirmede bulundu. "Burada olabilecek olan deprem yaklaşık 6 büyüklüğündedir. Arkadan 6 büyüklüğündeki bir deprem gelme ihtimali var" diyen Bektaş, bununla birlikte geçmişteki davranışın da dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Bektaş, "Ama tekrar ediyorum. Bu fayın davranışı 3 yıldan beri böyle orta büyüklükte deprem üretiyor. O da bizi rahatlatıyor. Ama ihtiyatı elden bırakmamak için söylüyorum. İhtiyatlı olmamız lazım" dedi.
Savrun Fayı'nın yapısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bektaş, bölgede tek bir faydan söz etmenin doğru olmayacağını belirtti. "Ben şu anda ilk verilere göre Savrun fay üzerinde. Hatta bu Savrun fayı çok tartışmalı. Burada böyle bir fay zonu. Burada bir fay değil de bir fay zonundan bahsetmemiz lazım. Yani paralel faylardan bahsetmemiz lazım. Tek bir fay değil. Birbirine paralel bir fay zonu var" ifadelerini kullandı.
Bektaş, bölgede birbirine paralel fay zonunda bulunan segmentlere de dikkat çekti. "Burada bu segmentler, 3 tane segment şu anda arka arkaya kırıldı. Bu arka arkaya kırılan segmentler daha büyük bir deprem oluşturabilir mi? Mümkün" diyen Bektaş, yine de bölgenin geçmişteki davranışının göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Bektaş, "Ama tekrar ediyorum. Bu orta büyüklükteki depremler 3 yıldan beri bu bölgede aynı yerde oluyordu ve arkası gelmiyordu. Yani böyle bir yükseltmesi yoktu" dedi.
'4'TEN BAŞLAYIP 5'E KADAR GELMESİ BİZİ TEDİRGİN ETTİ'
Son yaşanan deprem dizisinin önceki hareketlilikten farklı olduğuna dikkat çeken Bektaş, özellikle büyüklüklerin art arda yükselmesinin izlenmesi gerektiğini vurguladı. "Şimdi bu beni biraz tedirgin etti. 4'ten başlayıp 5'e kadar böyle arka arkaya gelmesi bizi tedirgin etti" diyen Bektaş, Savrun Fay Zonu'nun üretebileceği deprem konusunda kendi değerlendirmesini de paylaştı. "Ve bu zonun böyle bir fayın üretebileceği deprem ben şahsen 6 veya 6 artı diye düşünüyorum. Ama tekrar ediyorum, yani 6 ile 7 arasında bir deprem olma olasılığı var. Bunu inkâr etmek mümkün değil" ifadelerini kullandı.
Bektaş, özellikle aynı bölgede art arda üç depremin meydana gelmesinin daha büyük bir deprem ihtimalinin değerlendirilmesini gerektirdiğini söyledi. "Yani özellikle arka arkaya üç depremin yaşanması, aynı yerde bu olasılığı bize gösteriyor. Bunu anlamak için sakin bir şekilde izlememiz lazım" dedi. Savrun Fayı'nın daha önce bu şekilde bir davranış göstermediğine de dikkat çeken Bektaş, "Böyle bir davranış yapmamıştı Savrun Fayı daha önce" ifadelerini kullandı.
PROF DR: SÜLEYMAN PAMPAL: BEKLEMEDİĞİMİZ DEPREMLER DEĞİL
Prof. Dr. Süleyman Pampal, Adana ve Osmaniye'de meydana gelen depremler arasında sanıldığı kadar büyük bir mesafe bulunmadığını belirterek, sarsıntıların aynı tektonik sistem içerisinde meydana geldiğini söyledi. Pampal, Adana'daki ilk depremin saat 14.19'da 4.8, ikinci depremin 14.36'da 4.9, Osmaniye'deki depremin ise 14.43'te 5.2 büyüklüğünde meydana geldiğini hatırlattı. Adana'daki depremin konumuna ilişkin değerlendirmesinde Pampal, "Adana-Şahinbeyli'nin yakın güneyinde, 10-15 km güneyinde Ayvacık denilen bölgede Yardibi Fayı diye benim adlandırdığım bir fay var orada. Doğu-batı yönlü aktif bir fay" dedi.
Pampal, Adana ve Osmaniye'de meydana gelen depremlerin farklı şehirlerde yaşanmasının bölgede birbirinden bağımsız iki ayrı deprem yaşandığı şeklinde anlaşılmaması gerektiğini söyledi. Osmaniye'deki depremin meydana geldiği bölgenin de Adana'daki depremin yaşandığı yerin yaklaşık 15 kilometre güneyinde bulunduğunu belirten Pampal, bölgedeki fayların özelliklerine dikkat çekti. Pampal, "Yani bu iki deprem aynı sistem içinde, tektonik sistem içinde bulunan faylar. O bakımdan yani bir Adana'da bir Osmaniye'de oldu. Paniğe gerek yok" ifadelerini kullandı.
Pampal, meydana gelen depremlerin bölgede daha önce bilinen ve özellikleri çalışılmış faylarla bağlantılı olduğunu belirtti. "Depremler aynı bölgede oluyor, birbirine çok yakın bölgede oluyor. Beklemediğimiz depremler değil, bilmediğimiz faylar değil" diyen Pampal, bu fayların 7-8 büyüklüğünde deprem üretebilecek faylar olmadığını ifade etti. Pampal, söz konusu fayların daha çok 5-6 büyüklüğü arasında depremler üretebileceğini yıllardır dile getirdiğini söyledi.
"Özelliklerini biliyoruz. Öyle 7-8 büyüklüğünde deprem üretebilecek faylar değil bunlar. Daha çok 5-6 büyüklüğü arası büyüklükte deprem üretebileceğini yıllardır dile getiriyorum zaten" dedi.
Bölgedeki deprem potansiyeline ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Pampal, güneydeki fayların özelliklerinin benzer olduğunu belirtti. Ancak kuzeyde farklı bir fay bulunduğuna dikkat çeken Pampal, burada daha büyük deprem ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Pampal, "Ama kuzeyde özellikle arazi çalışması yaptığımız Yardibi Fayı olarak adlandırdığımız daha büyük bir fay var. Maalesef burada bir miktar daha büyük deprem olma ihtimalini göz ardı etmemek gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Pampal, bölgenin tektonik açıdan aktif olduğunu vurgulayarak, daha önce Ceyhan'da gerçekleştirdiği bilgilendirme konferansında da bu konuya dikkat çektiğini söyledi. "Yani bölge maalesef tektonik bakımdan aktif. Ortalama 6 büyüklüğüne varan, 6'yı geçecek büyüklüklerde deprem üretecek çok sayıda fayın varlığını biliyoruz" dedi. Pampal, bölgedeki fayların özelliklerinin birbirinden farklı olduğunu da belirtti.
'DAHA BÜYÜK DEPREM ÜRETME POTANSİYELİ TAŞIYOR'
Pampal'ın dikkat çektiği noktalardan biri ise kuzeyde bulunan ve arazi çalışmaları yaptığını belirttiği Yardibi Fayı oldu. Göksun-Şahinbeyli hattının yakın güneyinden doğu-batı yönünde geçen daha büyük bir fay bulunduğunu belirten Pampal, bu fayın hareket etmesi halinde daha büyük bir deprem üretme potansiyeli taşıdığını ifade etti.
Pampal, "Kuzeyde bir miktar daha yani Göksun-Şahinbeyli hattının yakın güneyinden doğu batı yönde geçen biraz daha büyük bir fay var. Yardibi Fayı diye adlandırdım. Daha resmileşmedi ama. Yayınladığımız takdirde resmileşir. Bu fay eğer hareket ederse bir miktar daha büyük deprem üretme potansiyeli taşıyor" dedi. Pampal sözlerini, "Ama umarız tabii böyle olmaz" diyerek tamamladı.



