Türkiye’deki ‘dizi krizi’ni Murat Yancı’yla konuştum işte bütün yönleriyle dizi krizi…

"ÇÖZÜM BULUNMAZSA ORTADA NE DİZİ KALIR NE DE TELEVİZYON"

Murat Yancı, Demirören Medya TV Grup Başkanı. Benim gözümde çok başarılı bir televizyon yöneticisidir Murat Yancı. Dizi tutturmanın ne kadar zor olduğunu uzaktan da olsa görüyor ve biliyorum. Murat Yancı döneminde Kanal D’nin dizileri, hep en çok izlenen diziler oldu. Fenomen dizilerin seyirciyle buluşmasını sağlayan isimdir Murat Yancı. Sektörü en iyi bilenlerdendir. Son günlerde tartışılan dizi krizini Murat Yancı’yla konuştum. Söylediklerinden çıkardığım sonuç şu: Durum, sandığımızdan çok daha vahim.

- Ne oluyor dizi dünyasında? Bir krizden söz ediliyor. Nedir bu krizin altında yatan temel neden?

MURAT YANCI: Yaptığımız dizilerin kalitesiyle, senaryosuyla, izlenmesiyle ilgili bir kriz değil bu. Krizin temel nedeni şu: Dizi maliyetleri inanılmaz artarken Türk medyasının reklam geliri hızla düşüyor. Bu arada şunu da belirteyim: Sadece diziler değil, programların birçoğu da maliyetini karşılayamıyor.

MURAT YANCI: Televizyonlar inanılmaz bir kısıtlamayla karşı karşıya. Bazı reklamların Türk televizyonlarında yayınlanması yasakken dijital platformlarda hiçbir sınırlama yok. Her türlü reklamı çatır çatır yayımlıyorlar. Bir örnek vereyim: Takviye gıdaların reklamları bize yasak ama dijitale serbest. Bizde reklam sınırlaması ve denetim varken sanal platformlara hiçbir sınır yok. Buradan haksız rekabet çıkıyor. Bir de işin şu tarafını düşünün: Biz yüz milyonlarca liraya çekilen dizileri halka ücretsiz sunuyoruz, dijital platformlar parayla satıyor.

CNN Türk Shorts

“Bu koşullarda yeni dizi yapılması imkânsız” diyenler var. Gerçekten durum bu kadar vahim mi?

MURAT YANCI: Evet, bu kadar vahim. Yeni dizi ve program yapılmasını imkânsız hale getirecek koşullarla karşı karşıyayız.

Televizyon yöneticileri ve yapımcılar bir araya gelip bu krizi ele alıyorlar mı?

MURAT YANCI: Biz sektörün bileşenleri olarak konuyla ilgili toplantılar yaptık, yapıyoruz. Bu toplantılarda dizilerin toptan kaldırılması bile tartışılıyor. Çünkü dizi ve program maliyetlerini karşılayacak reklam yok.

MURAT YANCI: Günlük ortalama 3 saat 38 dakika televizyon izleyen bir ülke için bu bir yıkım demek. Halkın en büyük eğlencesi bu. Çözüm gelmezse sektör için büyük yıkım olur. Ortada televizyon diye bir şey kalmayacak.

Türk televizyonlarının denklemden çıkması halinde meydan kimlere kalacak?

MURAT YANCI: Meydan tamamen kontrolsüz sanal / dijital platformlara kalacak. Televizyonların denklemden çıkması bir milli güvenlik sorununa yol açar. Hep şikâyet edilen şiddet, uyuşturucu ve her türlü sapkın içeriklerle dopdolu olan sanal ve dijital platformların önü iyice açılacak. Dijital bağımlılık daha da artacak. Algoritmalarla belirlenen gündemlere teslim olacağız.

Bir de şöyle bir durum var: Türk televizyonları muazzam bir denetim altındayken dijital platformlar yaptırımlardan uzak.

MURAT YANCI: Kesinlikle doğru. En temiz içeriği televizyonlar yayınlıyor. Çünkü en ufak bir ihlalde on milyonlarca lira ceza ödüyorlar. Çok sıkı denetleniyorlar. Buna karşılık dijital platformlar her türlü manipülasyona, dezenformasyona açık. Her türlü kirli içeriği yayınlıyorlar ve hiçbir yaptırımla karşılaşmıyorlar. Yabancı menşeli sanal / dijital platformlar inanılmaz avantajlı konumdalar. Televizyonların da dijital yatırımları var ama yerli yatırımlar, yabancılarla eşit şartlarda yarışamıyor. Yerlilerin mali yükümlülüğünü ve içerik sorumluluğunu yabancılar taşımıyor. Haksız rekabet var yani. Eşit şartlarda yarışın önü açılmalı.

Şöyle bir çarpık tablo söz konusu: Senin televizyon için çektiğin dizi, dijital platformlarda yayınlanabiliyor. Oysa dijital platformlarda yayınlanan dizileri, sen televizyonda yayınlayamazsın. Yayınlarsan başına gelmeyen kalmaz. Süper bir haksızlık bu.

MURAT YANCI: Kesinlikle doğru. Bizim dizilerimiz platformlarda gönül rahatlığıyla yayınlanabiliyor. Ancak biz, dijital platformlarda yayınlanan içeriklerin yüzde 90’ını yayınlayamayız. Çünkü bizim yayınlayabileceğimiz türden içerikler değil onlar. Yabancı sanal ağlar, her türlü suçun, sapkınlığın merkezi haline gelmiş durumda. Buna rağmen yerli medya hedefte. İtibar suikastlarına yerli medya maruz kalıyor. Bu işlerin perde arkasında kimler var? Kimler televizyonları ve dizi sektörünü yok etmek istiyor? Dizi sektörümüz yok olursa buna en çok kim sevinir? İşte bu soruların cevapları çok önemli.

MURAT YANCI: Acil bir şekilde maliyetlerin düşürülmesi gerekiyor. Dizi sektörünün tüm bileşenlerinin burada ortak adımlar atması şart. Türkiye’nin yumuşak gücü olan ve katma değeri çok yüksek olan dizi sektörü çok önemli. Yaklaşık 1 milyar dolara ulaşan dizi ihracatımız var. Önlem alınmazsa önümüzdeki dönemde dizi ihracatı bitecek. Bu diziler, 1 milyara yakın kişiye Türkçe öğretti. Türkiye sempatisi oluşturdu. Yumuşak gücümüz oldu. Sektör biterse dünyadaki bu etkimiz de biter.

MURAT YANCI: Birçok Batı ülkesi, ülkesinin dizi sektörünü destekleyip teşvik ediyor. Mesela İspanya’da dizi maliyetlerinin yüzde 40’ına kadar teşvik veriliyor. Birçok ülke sektöre vergi avantajları sağlıyor. Dizi sektörünün üzerindeki ağır yükün kaldırılması gerekiyor. Hem de hiç vakit kaybetmeden.