Ala, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye'nin, geçmişten bu yana bölgesel ve küresel sorunların çözümünde tek bir düstura bağlı kaldığını, bunun "istikrarın ve barışın berpası" olduğunu belirtti.

Bu yaklaşımın, bir dış politika tercihinden öte, tarihi ve vicdani bir sorumluluk olduğuna işaret eden Ala, şunları kaydetti:

"Bölgemizde yaşanan her çatışmada, her savaşta, her kitlesel göç dalgasında bu ilkeden asla şaşmadık. Diplomatik çabalarımızın özü de budur. Bu duruş, sözde kalmamış, sahada da karşılık bulmuştur. Karadeniz'de savaşın gölgesinde kalan tahıl ihracatı, İstanbul'da varılan mutabakatla yeniden mümkün hale gelmiş, böylece kıtalar ötesindeki milyonlarca insanın sofrasına umut taşınmıştır. Rusya ile Ukrayna arasında müzakere masasının kurulabildiği yer yine İstanbul olmuştur. Ankara Süreci ile Somali ve Etiyopya arasındaki gerginliğin diyalogla aşılması için öncülük ettik."

"Vicdanımızın gereğini yaptık"

Antalya Diplomasi Forumu'nda karşıt cephelerin temsilcilerini aynı çatı altında buluşturarak diyaloğun her koşulda mümkün olduğunu gösterdiklerini anımsatan Ala, "Mesele yalnızca arabuluculuk da değildir. Komşumuzda yaşanan savaşın yerinden ettiği milyonlarca insana kapılarımızı açtık. Bunun için kimseyle pazarlık etmedik, vicdanımızın gereğini yaptık." değerlendirmesinde bulundu.

Filistin'de, Gazze'de ve bu coğrafyada yaşanan katliamları her platformda dile getirdiklerini, dünya genelinde nerede bir mazlum varsa yardım ulaştırmak için çaba gösterdiklerini vurgulayan Ala, "Sayın Cumhurbaşkanımızın çabalarıyla şekillenen bu dış politika vizyonu doğrultusunda, gerek bölgemizde gerekse küresel ölçekte adaletten ve hakkaniyetten ayrılmadan, çatışmaya karşı diplomasiyi, savaşa karşı barışı savunmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.