Yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş, Haberler.com ekranlarında Melis Yaşar'ın sorularını yanıtladı. 2011 yılından bu yana yaban hayatını fotoğraflayan Tüydeş, doğada karşılaştığı ilginç olayları, hayvanların az bilinen davranışlarını ve yıllar içinde değişen bakış açısını anlattı. Yaren Leylek ile Adem Amca'nın hikâyesine de değinen Tüydeş, insan faaliyetlerinin doğal yaşam üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
YAREN LEYLEK İLE ADEM AMCA'NIN HİKAYESİNİ ANLATTI
Türkiye'nin yakından tanıdığı Yaren Leylek ile Adem Amca'nın yıllara dayanan dostluğuna ilişkin konuşan Tüydeş, Adem Amca ile bir köy kahvesinde tanıştığını söyledi. Bu özel hikâyenin kendisinden çok daha önce başladığını belirten Tüydeş, "Adem amca benden önce 5 yıldır Yaren Leylek ile ilgili hikâyeyi kendisi yaşıyormuş" ifadelerini kullandı.
Leyleklerin davranışlarına ilişkin gözlemlerini de paylaşan Tüydeş, eşlerine kendilerini kabul ettirmek için çıkardıkları "lak lak" sesinin oldukça ilginç olduğunu anlattı.
YABAN HAYVANLARININ AZ BİLİNEN DAVRANIŞLARINI PAYLAŞTI
Doğada geçirdiği yıllar boyunca birçok hayvan türünü gözlemleme fırsatı bulduğunu belirten Tüydeş, kargaların kendi bölgelerinde yırtıcı hayvanları istemediğini söyledi. Yaban domuzlarının güçlü ve sezgileri oldukça kuvvetli canlılar olduğunu ifade eden fotoğrafçı, martı sayısındaki aşırı artışın da çeşitli sorunlara yol açabildiğini dile getirdi.
BOLU'DA YAŞADIĞI KORKU DOLU ANLARI ANLATTI
Yaban hayatı fotoğrafçılığı sırasında yaşadığı unutulmaz olayları da paylaşan Tüydeş, Bolu'da gece saatlerinde bir yaylada karşılaştıkları durumu anlattı. "Bolu yaylasında gezerken gece vakti ayı sesiyle arabalarımıza koştuğumuz bir an var" diyen Tüydeş, doğada yaşadığı heyecan dolu anlardan birini paylaştı.
KARDEŞİNİN DOĞUMU AVCILIĞA BAKIŞINI DEĞİŞTİRDİ
Geçmişte avcılıkla ilgilendiğini anlatan Tüydeş, en küçük kardeşinin dünyaya gelmesinin hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. "En küçük kardeşimin dünyaya gelmesi avcılığı bırakmama neden oldu" ifadelerini kullanan Tüydeş, zaman içinde düşüncelerinin değiştiğini ve bugün avcılığa karşı olduğunu söyledi.
SU KITLIĞINDA İNSAN FAALİYETLERİNE İŞARET ETTİ
Doğanın karşı karşıya olduğu çevresel sorunları da değerlendiren Tüydeş, su kıtlığının nedenlerine ilişkin görüşlerini paylaştı. "Su kıtlığının nedeni iklim değişikliği değil, insan faaliyetleri" diyen Tüydeş, insan kaynaklı etkilerin üzerinde durdu.
"DOĞADAKİ HER ŞEYE MÜDAHALE ETMEMEMİZ GEREKİYOR"
İnsanların yaban hayatıyla kurduğu ilişkiye de değinen Tüydeş, doğal yaşamın kendi dengesi içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. "Doğadaki her şeye müdahale etmememiz gerekiyor" sözleriyle doğaya yönelik insan müdahalesinin sınırlarına ilişkin düşüncelerini aktardı.
15 BİNDEN FAZLA KİŞİYE DOĞAYI ANLATTI
Yaban hayatının korunmasına yönelik farkındalık çalışmalarından da söz eden Tüydeş, bugüne kadar 15 binden fazla kişiye doğrudan doğayla ilgili sunum yapma imkânı bulduğunu belirtti. Doğada edindiği deneyimleri farklı kitlelerle paylaşan fotoğrafçı, yaban hayatının tanınmasına yönelik çalışmalarını anlattı.
DEPREM BÖLGESİNDEKİ GÜVERCİNLERİ BURSA'YA GÖTÜRDÜ
Hatay'da yaşanan depremler sırasında gerçekleştirdiği çalışmalara da değinen Tüydeş, afet bölgesindeki güvercinleri kurtarmak için gösterdiği çabayı anlattı. "Hatay'da deprem zamanı yakalayabildiğim güvercinleri aldım ve Bursa'ya götürdüm" ifadelerini kullanan Tüydeş, deprem döneminde yaşadığı deneyimi paylaştı.
Yaban hayatı fotoğrafçılığına başladığı 2011 yılından bu yana doğayla iç içe bir yaşam sürdüren Alper Tüydeş, hayvanların davranışlarından çevre sorunlarına kadar pek çok başlıkta gözlemlerini aktarırken doğal yaşamın korunmasının önemine vurgu yaptı.




