Cumhur İttifakı’na yakınlığıyla bilinen Ankara 2 No’lu Barosu, yeni başkanını seçmek için 18 Ekim’de sandık başına gidecek. Baro seçimlerinde, MHP’ye yakınlığıyla tanınan mevcut başkan Avukat Gökhan Ağdemir ile Birlikte Baro Hareketi adayı ve AK Parti Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Murat Can Doğan yarışıyordu. Seçimlere az bir süre kala iki aday arasında kıyasıya bir rekabet yaşanırken Baro Başkanı Gökhan Ağdemir, açıklamalarının tepki görmesinin ardından adaylıktan çekildiğini duyurdu.

Ağdemir, katıldığı bir televizyon programında, “Hâkim ve savcı olmak isteyen arkadaşlarımıza referans oluyoruz. Yaklaşık 2 yıllık çalışma dönemimizde 70 baro üyesi avukat arkadaşımızı hâkim ve savcı yaptık. Bizler referans olduk, bakanlıklarla görüştük. Sağ olsunlar, bize o anlamda da bakanlık bir ayrıcalık tanıdı. Genç meslektaşlarımızı refere ederek onların istedikleri dalda yetişmelerine vesile olduk” demişti. Bu sözler, Ankara 2 No’lu Baroyu karıştırdı.

Ağdemir’in ifadelerine Birlikte Baro Hareketi yazılı bir açıklamayla tepki gösterdi. Açıklamada, bu beyanların ‘derin bir üzüntü ve endişe yarattığına’ işaret edilerek “Bu tür talihsiz açıklamalar, kendi emeğiyle ve onuruyla mesleğini icra eden binlerce avukatın ve hâkimlik-savcılık sınavlarına hakkıyla hazırlanan meslektaşlarımızın hakkına, liyakatine ve mesleki saygınlığına gölge düşürmektedir. Emeğin ve liyakatin korunacağı; meslektaşlarımızın başarısının veya emeğinin siyasi ya da kurumsal pazarlıklara malzeme edilmediği bir baro düzeni kurmayı vaat ediyoruz” denildi.

Birlikte Baro Hareketi’nin adayı Avukat Murat Can Doğan da Hürriyet’e yaptığı açıklamada başkan Ağdemir’in ifadelerini “Söz konusu açıklamalar, mevcut başkanın kendini güçlü göstermek amacıyla yaptığı haddi aşan beyanlardır. Kamuoyuna yansıyan ifadeler çok büyük bir saçmalıktır ve sadece ‘güçlü başkan’ algısı yaratmaya çalışmaktan ibarettir” sözleriyle eleştirdi.

- Ağdemir, dün akşam saatlerinde sosyal medya hesabından, adaylıktan çekildiğini duyurdu. Gökhan Ağdemir daha önce yaptığı açıklamasının bağlamında koparıldığını savunarak “Kamu görevi ve yargı mensupluğuna ilişkin süreçlerde liyakat, eşitlik ve hukuka bağlılık ilkelerinin korunması gerektiği yönündeki inancım da sonsuzdur” dedi.