Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, "2030'a Doğru Yeni Özbekistan : Reformların Kazanımları, Özbekistan- Türkiye Stratejik Ortaklığı ve Türk Devletleri Teşkilatı Çerçevesinde İş Birliği" konulu yuvarlak masa toplantısı düzenledi.

Özbekistan'ın Ankara Büyükelçisi İlham Haydarov'un moderatörlüğünde Ankara'daki bir otelde düzenlenen toplantıya Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkan Yardımcısı Buğra Aydın, Özbekistan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Şuhrat Yiğitaliyev, Özbekistan Stratejik Kalkınma Merkezi Başkan Yardımcısı Tulkin Tursunov, Özbekistan Gazetecilik ve Kitle İletişim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerzodhon Kudrathoca, Kültür ve Turizm Bakanlığından Dr. Ali İhsan Çağlar, Semerkant Devlet Üniversitesi Filoloji Fakültesi Dekanı ve Türk Dilleri Uzmanı Prof. Dr. Juliboy Eltazarov, Orta Asya Uluslararası Enstitüsü (IICA) Direktörü Sherzod Fayziev, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müşaviri Hamdi Turşucu ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Taşkent İletişim Müşaviri Prof. Dr. Mehmet Yüce katıldı.

Toplantı öncesinde Haydarov, Özbekistan'ın son yıllardaki kalkınma sürecini, dış politikasını ve geleceğe yönelik stratejik hedeflerini yansıtan "Mirziyoyev Doktrini: Küresel İstikrarsızlık Döneminde Fırsatlar Diplomasisi" adlı kitabı tanıttı.

Kitabın, son 10 yılda Yeni Özbekistan'ın dış politikasında gerçekleştirilen köklü değişimleri, bu politikanın öncelikli yönelimlerini, somut sonuçlarını ve gelecek perspektiflerini ele aldığını belirten Haydarov, "Özellikle Orta Asya'da barış ve istikrarın güçlendirilmesi, komşu ülkelerle iyi komşuluk ve karşılıklı güven ilişkilerinin geliştirilmesi, dünyanın önde gelen ülkeleri ve uluslararası ortaklarla yapıcı diyalog tesis edilmesi, dünyaya açık ve pragmatik bir dış politika yürütülmesine yönelik özgün bir yaklaşımın oluşturulması gibi önemli konular kitapta kapsamlı biçimde işlenmektedir." ifadelerini kullandı.

Haydarov, söz konusu eserin hazırlanmasına ve yayımlanmasına TİKA'nın katkı sağladığını da belirtti.

Kitabın iki ülke arasındaki ilişkileri yansıttığı vurgulandı

Aydın, Özbekistan Cumhurbaşkanı'nın dış politika yaklaşımını ve ülkenin gelecek vizyonunu ele alan eserin Türkçeye kazandırılmasının, iki ülke arasındaki ortak hedeflerin ve işbirliği olanaklarının daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Türkiye ile Özbekistan'ın ortak tarih, dil, kültür ve medeniyet birikiminden güç alan ilişkilere sahip olduğunu vurgulayan Aydın, Semerkant'tan İstanbul'a, Buhara'dan Konya'ya uzanan ortak hafızanın iki ülke arasındaki bağların temelini oluşturduğunu belirtti.

Aydın, Türkiye ile Özbekistan arasındaki işbirliğinin sahadaki yansımalarından birini hayata geçirmiş olmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek şunları kaydetti:

"Özbekistan'da eğitimden sağlığa, kültürel mirasın korunmasından sosyal kalkınmaya, kurumsal kapasitenin geliştirilmesinden akademik işbirliğine kadar çok çeşitli alanlarda projeler yürütüyoruz. 1992 yılından bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz bu çalışmalar yalnızca kalkınma projelerinden ibaret değildir. Her biri iki kardeş ülke arasında karşılıklı güveni ve dayanışmayı güçlendiren kalıcı yatırımlardır."

Aydın, kitabın Türkiye ile Özbekistan arasındaki karşılıklı anlayışı geliştirmesini ve iki ülkenin birbirini daha yakından tanımasına katkı sağlamasını temenni etti.

Son 10 yılda ikili ilişkilerin "benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştığı" vurgulandı

Yiğitaliyev, kitabın Yeni Özbekistan'ın siyasi ve düşünsel temellerinin anlaşılması açısından önemli bir çalışma olduğunu belirterek, son 10 yılda Özbekistan-Türkiye ilişkilerinin iki ülke liderlerinin güçlü siyasi iradesi sayesinde tarihte benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştığını söyledi.

Özbekistan'ın dış politikasının ülkenin uluslararası konumunu güçlendirdiğini vurgulayan Yiğitaliyev, özellikle Orta Asya'da diyalog, güven ve iyi komşuluk temelinde yeni bir işbirliği ortamı oluşturulduğunu, sınırların açıldığını, ulaşım bağlantılarının yeniden kurulduğunu, ticari, ekonomik ve insani ilişkilerin geliştiğini ifade etti.

Yiğitaliyev, Özbekistan'ın dış politikasının yalnızca ülkenin uluslararası itibarını artıran bir araç olmadığını, aynı zamanda ekonomik kalkınmayı ve halkın refahını destekleyen stratejik bir kaynak niteliği taşıdığını dile getirdi.

Özbekistan'ın genç nüfusunun ülkenin kalkınmasına katkısı

Çağlar, iki ülkenin diplomatik temsilcileri, akademisyenleri ve aydınları aracılığıyla açık diyalog kurması gerektiğini vurgulayarak, İsmail Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" anlayışının Türk dünyası ilişkilerinin temelini oluşturması gerektiğini ifade etti.

Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin 35 yıllık süreçte önemli mesafe katettiğini kaydeden Çağlar, ülkelerin siyasi, ekonomik, toplumsal ve jeopolitik farklılıklarının bir zenginlik olarak görülmesi gerektiğini, bundan sonraki dönemde işbirliğinin ekonomi, ticaret, yatırım ve ortak kalkınma hedefleri üzerine kurulmasının önem taşıdığını belirtti.

Çağlar, Özbekistan'da TİKA aracılığıyla 300'ün üzerinde projenin tamamlandığını aktararak, tanıtımı yapılan eserin de Özbekistan'ın İpek Yolu'nun ruhunu yansıtan, refahı ve işbirliğini önceleyen yaklaşımını ortaya koyduğunu dile getirdi.

Özbekistan'ın 2030 ve sonrasına yönelik hedefleri açısından iki stratejik konuya dikkati çeken Çağlar, genç nüfusun korunması ve geliştirilmesinin ülkenin diplomatik ve ekonomik gücünü destekleyeceğini, bu nüfusun özellikle teknoloji alanında gelişmiş ülkeler için önemli bir işbirliği potansiyeli taşıdığını söyledi.

Türk dünyasının tarih boyunca farklı medeniyetler arasında köprü görevi üstlendiğini ifade eden Eltazarov da Türkiye ve Özbekistan'ın bu ortak miras doğrultusunda hareket ederek Türk dünyasının birlik ve dayanışmasını güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.

Eltazarov, Türk dünyasının tarihteki rolünü yeniden üstlenmesi halinde medeniyetler arasında köprü olan bir uygarlığa dönüşebileceğini belirtti.

Türkiye ile Özbekistan arasındaki üniversite işbirliklerinin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı

Fayziev, Orta Asya'nın 2017'den bu yana bölgesel diyalog, sınırların açılması ve ticaretin gelişmesiyle önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirterek, bölgenin artık ortak çıkarları ve öncelikleri bulunan siyasi ve ekonomik bir yapıya dönüştüğünü ifade etti.

Türkiye ile Orta Asya arasındaki işbirliğinin düşünce kuruluşları, üniversiteler ve araştırma merkezleri arasındaki ortak çalışmalarla derinleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Fayziev, bu kapsamda ortak araştırmalar ve uzman diyalogları yürütmeye hazır olduklarını kaydetti.

Fayziev, Orta Asya'nın artık yalnızca coğrafi bir tanımlama olmadığını, kendi sesi, çıkarları ve öncelikleri bulunan bütünleşmiş bir siyasi ve ekonomik alana dönüştüğünü ifade etti.

Turşucu, Özbekistan'da Türkçenin 2023 yılında yabancı dil statüsü kazanmasının akademik ve mesleki imkanlar açısından önemli bir gelişme olduğunu belirterek, bu adımın Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde örnek alınması gerektiğini ifade etti.

Türkiye ile Özbekistan arasındaki üniversite işbirliklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Turşucu, imzalanan mutabakatların somut projelere ve ortak çalışmalara dönüştürülmesinin önem taşıdığını kaydetti.

İki ülkenin iş insanlarının karşılaştığı sorunları çözecek ortak mekanizma kurulması önerisi

Yüce, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi için iki ülkenin iş insanlarının karşılaştığı sorunları çözecek ortak bir mekanizma kurulması ve stratejik yatırım alanlarının belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi, üniversiteler arasında ortak çalışmalar yürütülmesi ve öğrencilerin karşılıklı staj imkanlarının artırılmasının önemini vurgulayan Yüce, iki ülkenin medya kuruluşlarının işbirliği yaparak ortak haber ajansı ve televizyon projeleri geliştirmesini önerdi.

Yüce, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin dezenformasyondan etkilenmemesi için toplumların birbirini doğrudan tanımasını sağlayacak iletişim kanallarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.