Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üreticiden alınan gerçek bal ile aynı nitelikteki balın marketteki satış fiyatı arasında üç kata varan fark oluştuğuna işaret ederek, bugün arıcılığın en önemli gündemlerinden birinin balın gerçek değerini alamaması olduğunu söyledi.
Üretici düşük fiyatlarla karşı karşıya kalırken tüketicinin de aynı bala çok daha yüksek bedeller ödemek zorunda kaldığını dile getiren Demir, "Üretici ile market arasındaki bu farkın makul seviyelere gelmesini ve balın satışında oluşan değerin arıcımıza adil biçimde yansımasını istiyoruz, bal fiyatı yalnızca raftaki etiket üzerinden değerlendirilmemelidir." diye konuştu.
"Perakende satış fiyatı 700-800 liranın altında olmamalıdır"
Demir, arıcının yıl boyunca koloni bakımı, besleme, nakil, konaklama, hastalık ve zararlılarla mücadele gibi giderleri üstlendiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Bugünkü üretim maliyetlerini dikkate aldığımızda gerçek ve kaliteli balın kilogram başına perakende satış fiyatının 700-800 liranın altında olmaması gerekiyor. Ancak satış fiyatı kadar önemli olan konu, üreticimizin emeğinin karşılığını almasıdır.”
"Arıcılık desteklerindeki iyileştirmeyi olumlu buluyoruz"
Arıcılık desteklerinde bu yıl önemli artış sağlandığını belirten Demir, birlik üyesi arıcılar için temel desteğin kovan başına 250 lira, birlik üyesi olmayan arıcılar için de 200 lira olduğunu söyledi. Birlik üyesi kadın veya genç arıcılara kovan başına 100 lira, gezginci arıcılara 75 lira, birinci derece tarımsal amaçlı örgüt üyelerine 50 lira ilave destek verildiğini aktaran Demir, tüm kriterleri karşılayan bir arıcının, kovan başına toplam 475 liraya kadar destekten yararlanabildiğini ifade etti.
Demir, desteklerde gerçekleştirilen bu iyileştirmeyi sektör adına olumlu bulduklarını belirterek, "Başta Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı olmak üzere düzenlemede emeği geçen tüm Bakanlık çalışanlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte arıcılığın sahadaki ihtiyaçlarına karşılık verecek yeni destek kalemlerinin oluşturulmasını da bekliyoruz." dedi.
"Arı bakıcısı desteğinin hayata geçirilmesini talep ediyoruz"
Özellikle profesyonel ve gezginci arıcılık yapan işletmelerin yüzlerce kovanın bakımını üstlendiğine işaret eden Demir, arıcılıkta iş gücü ihtiyacının giderek daha önemli hale geldiğini vurguladı. Demir, arının bakımı, beslenmesi, nakli ve konaklamasının düzenli emek istediğini anlatarak, "Hastalık ve zararlılarla mücadele ile bal hasadı dönemlerinde bu ihtiyaç daha da artıyor. "Belirli sayının üzerinde kovana sahip işletmelerimizden başlanarak çoban (sürü yöneticisi) desteği gibi arı bakıcısı desteğinin de hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Bu destek, üreticimizin iş gücü ihtiyacını karşılamasına ve kolonilerine daha etkin bakım sağlamasına katkı sunacaktır." ifadelerini kullandı.
Bal arılarında görülen hastalıklara da değinen Demir, şunları kaydetti:
"Halk arasında arı biti olarak da bilinen bilimsel adıyla varroa, arı sağlığı ve koloni verimliliği açısından önemli bir tehdit oluşturuyor. Mücadelenin yalnızca bireysel çabalarla yürütülmesi yeterli değil. Komşu arılıklardan yeniden bulaşma riski de var. Bakanlık koordinasyonunda arıcı birliklerimizin de sahadaki katılımıyla, coğrafi durum ve iklim şartları göz önünde bulundurularak belirlenen dönemlerde ülke genelinde eş zamanlı ve entegre bir toplu mücadele programı oluşturulmalıdır."




