(ARTVİN)- Artvin'in Kemalpaşa ilçesinde çay üreticiliği yapan Fatma Altınkaya, artan işçilik ve gübre maliyetleri nedeniyle çaydan elde ettikleri gelirin giderek eridiğini söyledi. Gençlerin çay tarımından uzaklaştığını, yaşlı üreticilerin ise çay toplayamadığını belirten Altınkaya, işçi çalıştırmak zorunda kaldıklarını ifade etti.
Kemalpaşa'da çay üreticiliği yapan kadınlar, artan üretim maliyetlerinin yanı sıra kota ve kontenjan uygulamalarının kendilerini zorladığını belirtti. Üreticiler, ÇAYKUR'un uyguladığı kota nedeniyle ellerindeki ürünün bir bölümünü özel sektöre satmak zorunda kaldıklarını, özel sektörde ise ödemelerin gecikebildiğini söyledi.
"GENÇLER ÇAYA GİRMİYOR, YAŞLILAR DA TOPLAYAMIYOR"
Çay üreticisi Fatma Altınkaya, çaydan elde ettikleri gelirin üretim giderlerini karşılamakta zorlandığını belirterek şöyle konuştu:
"Biz çayla geçiniyoruz ama çok geçinilecek gibi değil. İşçilere veriyorsun, çayını temizletiyorsun, gübre parasını veriyorsun. Burada alım yerinde tartarken bile bez parasını kesiyorlar. İki kilo kesiyorlar. Düşün, çay topluyorsun, satıyorsun; o bezden iki kilo düşüyorlar. O derece yani. Hiçbir şey kalmıyor."
Kemalpaşa'da nüfusun önemli bölümünün yaşlılardan oluştuğunu ve gençlerin çay tarımından uzaklaştığını anlatan Altınkaya, şöyle devam etti:
"Kemalpaşa'da kalan insanların çoğu yaşlı ve çay toplayamıyor. Gençler dışarıda bir yerlerde çalışıyorlar. Gençler çaya girmiyor, giremiyorlar. Yaşlılar kaldı. Yaşlılar da çaya giremeyince işçi tutuyorlar. Çayın bir tarafı eksik kalmasın diye insanlar çayları topluyor, temizliyorlar."
İşçilik maliyetlerinin üreticinin kazancını önemli ölçüde azalttığını belirten Altınkaya, "Kendin topladığında belki biraz bir şey kalıyor sana. İşçiye çok ödeme yapıyorsun. Tonuna 13 bin lira veriyorsun. Sonra 'Tonuna vermeyeyim, işçim yok, yaşlıyım, uğraşmayayım' diyorsun ama bu sefer de üçte birini senden alıyor" dedi.
Kota nedeniyle çayın bir bölümünü özel sektöre vermek zorunda kaldıklarını ifade eden Altınkaya, "Mesela senin kotan 3 ton oluyorsa, ondan sonrasını özel sektöre veriyorlar. Mecbur özel sektöre vereceksin. Fiyat düşüyor tabii" diye konuştu.
"ÇAY HEP İŞÇİLERE GİDİYOR, BİZE HİÇBİR ŞEY KALMIYOR"
Bir başka çay üreticisi de işçilik ve gübre maliyetleri nedeniyle kazançlarının büyük bölümünün üretim giderlerine gittiğini söyledi. Üretici, "İşçiye veriyoruz. 14 bin lira artı yemek veriyoruz. Hiçbir şey kalmıyor. Sürünüyoruz. Resmen sürünüyoruz yani. Yapacak bir şey yok" diye konuştu.
Çayın bir bölümünü özel sektöre vermek zorunda kaldıklarını ve ödemelerin gecikebildiğini belirten üretici, "Özel sektöre de veriyorsun ama paranı hemen vermiyor. '15 gün sonra' diyorlar, 'bir ay sonra' diyorlar. Mecbur veriyorsun. Sürünüyoruz. Ne kurtaracak? İşçiye kalıyor, gübreye gidiyor" dedi.
Günlük işçilik maliyetinin de yüksek olduğunu anlatan üretici, "Bir gün işçi çalıştırıyoruz, çay temizlemek için 12 bin lira. Günlük 12 bin lira alıyorlar. Yapacak kimsemiz yok, yaşlımız var, evde yardımcımız yok. Mecbur tutuyoruz" ifadelerini kullandı.
"ÖNCEDEN HER ŞEYİMİZ YOKTU AMA HER ŞEYİMİZ VARDI"
Bir başka çay üreticisi ise geçmiş yıllarla bugünü karşılaştırarak ekonomik koşulların değiştiğini ifade etti. Üretici, "Çay yaptık, zamanında yaptık, şimdi de topluyoruz. Çocuklara teslim etmişim, çocuklar topluyorlar. Önceden bir şey yoktu ama her şeyimiz vardı. Şimdi her şeyimiz var ama yiyemiyoruz parayı" diye konuştu.






