Aşı Bilimi Derneği Başkanı Prof. Dr. Adnan Yüksel Gürüz, aşı karşıtlığının bilimsel dayanağı bulunmayan iddialarla yayıldığını belirterek, "Öncelikle bilime saygı duymamız gerekiyor. Aşı karşıtlığını destekleyen, ispatlanmış, bilimsel hiçbir verimiz yok. Herhangi bir şekilde ne otizm yaptığı gösterilmiş ne herhangi birinin cinsel fonksiyonlarına ket vurduğu görülmüş." dedi.
Prof. Dr. Gürüz, Selçuk Üniversitesi'nde düzenlenen bir kongre için geldiği Konya'da AA muhabirine, aşıların geliştirilmesinin uzun yıllar süren bilimsel çalışmalar, yoğun emek ve büyük yatırımlar gerektirdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yerli ve milli hedefleri doğrultusunda önemli aşı çalışmaları yürütüldüğünü ifade eden Gürüz, "Nasıl savunma sanayisinde ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN başarılı oldularsa, biz aşı çalışanları da başarılı olduk. Ülkemizin bayrağını diğer ulusların üzerine taşıdık. Bu çok büyük bir onur, çok büyük bir gurur. Bunda bizi destekleyen Sağlık Bakanlığına, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına (TÜSEB), TÜBİTAK'a, tüm ilgili kurumlara sonsuz şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.
Üzüldükleri konunun aşı karşıtı söylemler olduğunu dile getiren Gürüz, şunları kaydetti:
"Aşı karşıtlığı maalesef hiçbir bilimsel dayanağı olmayan, bugüne kadar ispatlanmamış donelere dayanıyor. İşte 'içinde tiyomersal var, cıva var, şöyle yapar'. Yok efendim 'İçinde çip var, bizi bir gün 'çat' diye kapatacaklar, bizim hayatımızı sonlandıracaklar' ya da 'bizim beynimizi kontrol edecekler'. ya da 'İçinde domuz ürünleri' var. Yani hangi ülkede nasıl duygular uyandırmak istiyorsanız ona uygun bir propagandası var."
Gürüz, aşının toplum sağlığı için hayati derecede önemli olduğunun altını çizerek, "Öncelikle bilime saygı duymamız gerekiyor. Aşı karşıtlığını destekleyen, ispatlanmış, bilimsel hiçbir verimiz yok. Herhangi bir şekilde ne otizm yaptığı gösterilmiş ne herhangi birinin cinsel fonksiyonlarına ket vurduğu görülmüş." ifadelerini kullandı.
Aşı karşıtlığı yapanların toplumun sağlığını da tehdit ettiğini anlatan Gürüz, şöyle konuştu:
"Kanser olup tedavi almayı reddedebilirsiniz, bu sizi bağlar. Ölmeyi ya da uzun yaşamamayı seçebilirsiniz ama bir enfeksiyon hastalığına karşı siz 'Ben aşı olmayacağım, aşı istemiyorum" dediğinizde o toplum içinde yaşayan, sağlık sorunları olan, kronik hastalıkları olan, çocuklar gibi daha immün sistemi gelişmemiş nüfusu niye risk ediyorsunuz? Varlığınızla, vücudunuzda taşıdığınız enfeksiyon kaynağıyla benim halkıma tehdit oluşturuyorsunuz."
"Doğru ilaç, doğru zamanda uygulandığında hayat kurtarır"
Aşı karşıtlarıyla mücadeleyi sürdüreceklerini bildiren Gürüz, aşıyla ilgili dezenformasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Türkiye'de ortalama yaşam süresinin uzadığını dile getiren Gürüz, bunun hava kirliliğine, çevre kirliliğine, kalitesiz gıda üretimi yapan firmalara rağmen aşılar sayesinde, modern bilim sayesinde, ilaçlar sayesinde, tedavi sayesinde gerçekleştiğini belirtti.
Gürüz, "Doğru ilaç, doğru zamanda uygulandığında hayat kurtarır. Bunu bu şekilde kabul edin. Kesinlikle bilim insanlarının öğütlerine kulak açın. Dışarıdan söylenen her şey ülkeyi karıştırmak, ülkeyi kaosa sürüklemek için bir tuzaktır. Bu tuzağa düşmeyin." dedi.




