"Türkiye'de Avrupa Konseyi Görünürlük Haftası" vesilesiyle Ankara'daki otelde düzenlenen resepsiyona katılan Neukirch, Anadolu Ajansına (AA) Avrupa Konseyi, Türkiye ile işbirliği ve yürütülen projeler konusunda değerlendirmede bulundu.
Türkiye'nin Avrupa Konseyinin kurucu üyelerinden biri olduğunu ve Ankara'daki ofisin 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğini belirten Neukirch, kurumlarla yakın işbirliği içinde olduklarını dile getirdi.
Neukirch, Türkiye'de yürütülen faaliyetler kapsamında kasımda ve gelecek yıl yeni projeler başlatmayı umduklarını söyledi.
Projelerin sürdürülebilirliğinde Türkiye'deki kurumların güçlü yapısının önemli rol oynadığını vurgulayan Neukirch, ceza infaz kurumlarının idaresiyle müfredat ve eğitim çalışmaları yürüttüklerini söyledi.
Neukirch, bu çalışmalar kapsamında geliştirilen materyal ve yöntemlerin kurumların kendi imkanlarıyla yıllarca kullanılabildiğine dikkati çekerek, "Nispeten küçük bir yatırımla bir şey başlatabiliyoruz ve bu çalışma daha sonra yıllarca devam edebiliyor." dedi.
Türkiye'de güçlü kurumların bulunduğunu ve bu kurumlarla yürütülen projelerde geliştirilen bilgi, yöntem ve eğitim materyallerinin proje sona erdikten sonra da kullanılabildiğini anlatan Neukirch, Türkiye ile işbirliğinin ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendiğini söyledi.
AB ile ortak projeler devam edecek
Neukirch, Avrupa Birliği (AB) ile ortak finansman modeline ilişkin, AB ile sürekli iletişim halinde olduklarını ve 1 Ocak'ta Batı Balkanlar ve Türkiye'yi kapsayan yeni bir bölgesel program başlatacaklarını belirtti.
Gelecek 2-3 yılda Türkiye'de göç, ceza infaz kurumları, eğitim ve yerel düzeydeki çalışmaların öncelikli alanlar arasında yer alacağını anlatan Neukirch, Avrupa Konseyinin göç konusunda insan hakları standartları ve tavsiyeleri aracılığıyla katkı sağladığını dile getirdi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararları ve İşkencenin Önlenmesi Komitesinin çalışmalarının bu alanda önemli bir dayanak oluşturduğunu vurgulayan Neukirch, göçmen kadınlar ile yaşlı ve engelli kişilerin durumlarına ilişkin özel tavsiyelerin de bulunduğunu anlattı.
Cezaevlerinde yürütülen çalışmalar kapsamında kadın mahpuslara yönelik yeni bir projenin başladığını bildiren Neukirch, bu projeyle sosyal hizmetler ve aileden sorumlu bakanlık, iş dünyası ve ceza infaz kurumu idaresinin bir araya getirildiğini belirtti.
Neukirch, meslek öğrenen kadın mahpusların tahliyelerinin ardından istihdama katılmalarının topluma yeniden kazandırılmaları açısından önem taşıdığını ifade ederek, "Cezaevindeki insanların toplumumuza geri döneceğini anlamalıyız, onları topluma entegre etmeliyiz. Yeniden cezaevine dönmelerini istemiyoruz." diye konuştu.
Claus Neukirch, yabancı dil öğretimi ve Romanların yerel düzeyde desteklenmesine yönelik çalışmaların süreceğini vurguladı.
Türkiye'deki uygulamalar, diğer ülkelere örnek olabilir
Türkiye'deki kurumlarla bilgi ve deneyim paylaşımının karşılıklı öğrenme imkanı sunduğunu belirten Neukirch, Ankara'daki ziyareti sırasında üst düzey yetkililerle görüştüğünü anlattı.
Neukirch, ceza infaz kurumlarına gerçekleştirdiği ziyaretler sırasında mahkumların aileleriyle, doktorlarla ve bakanlıkla görüntülü görüşme yapabilmelerini sağlayan özel uygulamayı gördüğünü ifade ederek, Türkiye'deki başarılı uygulamaların Avrupa Konseyinin ağı aracılığıyla diğer ülkelere de örnek olarak aktarılabileceğini dile getirdi.






