Etkinliğin ön açılışında konuşan Bakan Kacır, Antalya'nın, yeni bağlantılar kurmak üzere dünyanın dört bir yanından insanları bir araya getirdiğini söyledi.
Türkiye'nin ulusal gözlemevlerinde Toros Dağları'nın yükseklerinde, Bakırlıtepe'de gece gökyüzünün incelendiğini anımsatan Kacır, "İnsanların Dünya'nın ötesine uzay araçları gönderebilmesinden çok önce, bölgemizdeki bilim insanları ve bilginler aynı gökyüzünü inceliyordu. Gözlemevleri kurmuş, araçlar geliştirmiş ve bilgilerini paylaşmışlardır. Onların mirası bize bir gerçeği hatırlatıyor, en büyük keşifler, insanlar bir araya gelip bilgi paylaştığında gerçekleşir. Türkiye'de 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ne başlarken bu son derece uygun ve anlamlı bir mesajdır." diye konuştu.
"MİLLİ UZAY PROGRAMIMIZ VASITASIYLA SÜRDÜRÜLEBİLİR UZAY EKOSİSTEMİ GELİŞTİRİYORUZ"
Kacır, kongrenin temasının "The World Needs More Space" olduğunu ve uzayın, gezegeni anlamaya yardımcı olduğunu kaydetti.
Uzayın, haberleşmeyi, yön bulmayı ve afetlere yanıt vermeyi sağladığını dile getiren Kacır, şöyle devam etti:
"Bilim, teknoloji ve keşif için yeni fırsatlar yaratır ve uzayın faydaları her yerdeki insanlara ulaşmalıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyoner liderliği altında Türkiye, uzaydaki gelişmeleri insanlık için kalıcı faydalara dönüştürme çabalarına liderlik etmeye kararlıdır. Milli Uzay Programı'mız vasıtasıyla bilim, teknoloji ve mühendislik alanındaki yetkinliklerimizi inşa ediyor, güçlü ve sürdürülebilir uzay ekosistemi geliştiriyoruz. Bağımsızlığımızı güçlendiren ve bize daha iddialı misyonlar üstlenme kabiliyeti kazandıran kritik uzay teknolojileri geliştiriyoruz."
Kacır, Türkiye'nin astronotlarının, bilimsel deneyimlerini uzaya taşıdığını, diğer bir önemli adım için hazırlandıklarını ve bunun Ay'a ulaşmak olduğunu anlattı.
Türkiye'nin, ilk uzay aracını büyük ölçüde yerli teknolojilerle geliştirdiğini belirten Kacır, "Hedefimiz, kendi ulusal hibrit itki teknolojimizi kullanarak 2027'de Ay'a ulaşmaktır. Bu misyonla Türkiye, kendi geliştirdiği yerli hibrit itki teknolojisini kullanarak derin uzay mirası bırakan ilk ülke olmayı amaçlıyor. Bu yalnızca Ay'a yapılan bir seyahat değildir. Aynı zamanda Türkiye'nin uzaydaki geleceğini şekillendirecek bilgiyi, teknolojiyi ve insan kaynağını geliştirme misyonudur." ifadesini kullandı.
Bakan Kacır, her adımın arkasında, daha ileriye gidebileceklerine inanan araştırmacılar, mühendisler, teknisyenler ve gençler bulunduğunu söyledi.
Bu etkinlikte 5 gün boyunca bu tutkuyu katılımcıların bizzat göreceklerini belirten Kacır, "Türkiye'yi savunma sanayisinde lider bir oyuncu haline getiren mühendislik uzmanlığının, üretim kabiliyetlerinin ve işbirliği kültürünün, uzaydaki çalışmaları nasıl ilerlettiğini göreceksiniz. Büyük sanayi kuruluşlarını ve KOBİ'leri, üniversiteleri ve araştırma enstitülerini, teknoloji girişimlerini ve genç yetenekleri bir araya getiren hızla büyüyen bir ekosistemi keşfedeceksiniz. Geleceğin uzay görevlerinde sizinle yan yana çalışmaya hazır, meraklı, yetkin gençlerle tanışacaksınız." diye konuştu.
"UZAYIN BARIŞÇIL, GÜVENLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KULLANIMINI KORUMAMIZ GEREKİYOR"
Bu kongreyi, paylaşılan ortak hedefleri ortak projelere, yeni bağlantıları kalıcı ortaklıklara dönüştürmek için bir fırsat olarak gördüklerine dikkati çeken Kacır, şu değerlendirmede bulundu:
"Antalya'da 100'den fazla ülkeden katılımcıyla bu çalışmayı başlatmak için olağanüstü bir fırsata sahibiz. Her biriniz farklı deneyimler, fikirler ve uzmanlıklar getiriyorsunuz. Bazılarınız yıllardır birlikte çalışıyorsunuz. Diğerleriniz ise bu hafta ilk kez tanışacak. Bu, IAC'nin en büyük değerlerinden biridir, yolları normalde asla kesişmeyecek olan ancak birlikte çalıştıklarında bizi daha ileriye götürebilecek insanları bir araya getirmek. Bugünkü sohbet, yarın yeni bir fikre yol açabilir. İki insan arasındaki bir görüşme yeni bir kapı açabilir. Yeni bir bağlantı, hiçbirimizin tek başına hayal edemeyeceği fırsatlar yaratabilir."
Kacır, bu yüzden katılımcılara bu haftayı en iyi şekilde değerlendirmeleri çağrısında bulunarak, şunları kaydetti:
"Yeni insanlarla tanışın, fikirlerinizi paylaşın. Farklı bakış açılarının sesine kulak verin, yeni olasılıkları keşfedin. Belki de Antalya'dan ayrılmadan önce, kongre bittikten çok sonra bile devam edecek bir şeyin temelini atın. Aynı zamanda önemli bir sorumluluğu da paylaşıyoruz. Uzayın barışçıl, güvenli ve sürdürülebilir kullanımını korumamız gerekiyor. Ayrıca uzayın sunduğu faydaların mümkün olan en çok insan ve ülkeye ulaşmasını sağlamak için birlikte çalışmalıyız. Bunlar tek başına hiçbir ülkenin, kurumun veya şirketin üstesinden gelemeyeceği zorluklardır. Bunlar işbirliği, bilgi birikimi ve geleceğe yönelik ortak bir taahhüt gerektirir."




