Anayasa Mahkemesi (AYM), "eksik ödenen memur maaşlarının tahsili amacıyla" başlatılan ilamsız icra takiplerinin düşmesine karar verilmesi sonrasında idari yargıda açılan davaların süre aşımından reddedilmesini, "mahkemeye erişim hakkının ihlali" kabul etti.
Resmi Gazete'de yer alan karara göre, tüzel kişiliği kaldırılan Çalış Belediyesinde 2002-2014 yıllarında görev yapan bazı memurlar, "çeşitli aylara ilişkin ödenmeyen maaş alacakları ile faiz alacakları toplamının tahsili için" 2014'te ilgili belediye aleyhine ilamsız icra takipleri başlattı.
İcra takipleri devam ederken belediyenin tüzel kişiliği kaldırıldı, taşınır ve taşınmazları ile alacak ve borçları Haymana Belediye Başkanlığına devredildi. Devir nedeniyle Haymana İcra Müdürlüğü, Haymana Belediyesini borçlu sıfatıyla kaydetti, ilgili borçların ödenmesi gerektiğini bildirdi.
Belediyenin itirazı üzerine icra müdürlüğü, memurların başlattığı yargı sürecinden sonra yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) gereğince icra takiplerinin düşmesine karar verdi.
İcra takibinin düşmesi üzerine davacı memurlar, idare mahkemesinde dava açtı. Mahkemelerce başvurucuların icra takibi başlattıkları tarihler idareye başvuru tarihi olarak kabul edildi. Bu tarihe göre süresinde talep edilen alacakları varsa ödenmesine, bu tarihe göre süresinde olmayan alacakları için açtıkları davaların süre aşımına uğradığına karar verildi.
Söz konusu kararların kesinleşmesi sonrası davacı memurlar, hak ihlali iddiasıyla AYM'ye bireysel başvuruda bulundu.
Yüksek Mahkeme, yaptığı inceleme sonucu, başvurucuların Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan "mahkemeye erişim hakkı"nın ihlal edildiğine hükmetti.
AYM'nin kararında, eksik maaş ödemeleri akabinde başvurucuların mülga belediye aleyhine (Çalış Belediyesi) o tarihte gidilmesi mümkün olan ilamsız icra yoluna başvurdukları belirtildi.
Mülga belediye tarafından borca itiraz edilmediği anımsatılan kararda, KHK düzenlemeleri kapsamında mahkemelerce icra takiplerinin düşmesine karar verildiği ve uyuşmazlıkların idari yargıya taşındığı ifade edildi.
İdare mahkemelerince davanın 694 sayılı KHK'da belirlenen süre içinde açılmış olmasının yeterli görülmediği belirtilen kararda, eksik maaş ödemelerinin bazı aylarda söz konusu olduğundan ve süreklilik arz etmediğinden bahisle "başvurucuların eksik ödemelerinin maaşların ödendiği tarihler itibarıyla öğrendikleri yorumunda bulunulduğu" bildirildi.
Kararda, mahkemenin süreye ilişkin yorumunda, KHK düzenlemeleri öncesinde idari yargının konusuna giren alacaklar için de ilamsız icra takibi yoluna gidilebildiği, somut olayda borca itiraz edilmemesi üzerine takiplerin kesinleşerek haciz aşamasına kadar ilerlendiği hususlarının dikkate alınmadığının anlaşıldığı ifade edildi.
İdare mahkemelerinin dava açma süresinin başladığı tarihi belirlemesine ilişkin öngörülebilir olmayan yorumunun mahkemeye erişim hakkına yönelik katı bir yorum teşkil ettiği, bunun başvurucular üzerinde ağır bir külfete sebebiyet verdiği belirtilen kararda, "Sonuç olarak başvurucuların mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin ölçüsüz olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir." ifadelerine yer verildi.

