Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Türkiye, 2040'a geldiği zaman ihtiyacı olan doğal gaz ve petrolü yurt içi ve yurt dışı üretimiyle tamamıyla karşılayabilecek. Dolayısıyla enerjide dışa bağımlılığını bitirmiş bağımsız bir ülke olacak." dedi.
Bayraktar, Mersin'in Akdeniz ilçesindeki bir otelde düzenlenen Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) 113. Genel İdare Kurulu Toplantısı Gala Yemeği'nde, Türkiye'nin enerjideki yeni yol haritası "Milli Enerji 2040" vizyonunu dün açıkladıklarını anımsattı.
Türkiye ve iş dünyası olarak yeni dünyaya hazırlıklı durumda olmaları gerektiğini belirten Bayraktar, "Özellikle son yaşanan Hürmüz krizi ile Babülmendep'le karşımıza çıkan iş, modern zamanların en büyük enerji krizi. Yani bu kriz enerji anlamında 1973 petrol ambargosundan, 1979 petrol krizinden daha büyük bir krizdir. Dolayısıyla dünya böyle bir enerji kriziyle de karşı karşıya." diye konuştu.
Bayraktar, enerji konusunda son dönemde yaşananların herkesi finansal açıdan çok etkilediğini ifade etti.
Türkiye ekonomisinin farklı bir aşamaya geldiğini vurgulayan Bayraktar, şöyle konuştu:
"2002'de Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yola çıkarken Türkiye ekonomisi bir bankacılık krizinden çıkmış, 235-236 milyar dolarlık bir ekonomiyken, bugün 1,8 trilyon dolarlık bir ekonomiye geldik. 2027'de yaklaşık 2 trilyon dolar ve kişi başı milli gelirin 20 bin doları aşacağı bir Türkiye'ye gidiyor. Bu iyi haber ama bir taraftan da işte bugün hepimizin yaşadığı maliyetlerin arttığı, artık Türkiye'nin daha katma değerli üretime ihtiyaç duyduğu, dolayısıyla sanayimizin kökten değişmesini gerektiren bir hale doğru gidiyoruz. Artık biz ucuz bir ülke, ucuz iş gücüne sahip bir ülke değiliz."
"2030'da Türkiye'de enerji ithalatından kaynaklı bir cari açık inşallah olmayacak"
"Milli Enerji 2040" vizyon belgesinin özünde Türkiye'yi enerjide bağımsız kılma hedefinin bulunduğunu belirten Bayraktar, şöyle devam etti:
"Türkiye, 2040'a geldiği zaman ihtiyacı olan doğal gaz ve petrolü yurt içi ve yurt dışı üretimiyle tamamıyla karşılayabilecek. Dolayısıyla enerjide dışa bağımlılığını bitirmiş bağımsız bir ülke olacak. Oraya gidene kadar, 2040'a çok zaman var. Dolayısıyla 2040'tan önce bir şeyler yapmamız lazım. Son 4-5 yıla baktık. Türkiye'nin ortalama cari açığı 33 milyar dolar. Biz eğer şu anda yüzde 68'de olan enerji ithalatımızı yüzde 48'e düşürürsek bu cari açık rakamı sıfıra iniyor. İnşallah 2030'da bunu yapabilecek projeksiyonu görüyoruz. 2030'da Türkiye'de enerji ithalatından kaynaklı bir cari açık inşallah olmayacak. Dolayısıyla bu güzel bir haber. Bizim gitmemiz gereken yer tamamen enerjide bağımsız olduğumuz bir nokta olacak çünkü bunun sadece arz güvenliğiyle ilgili kısmı yok. Aynı zamanda şu anda değişen, dönüşen jeopolitik gerilimlerde ve jeopolitik yaşanan kırılmalarda, stratejik anlamda Türkiye'ye çok kuvvetli bir güç getirecek."
Ülke genelinde enerjinin verimli kullanılması gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, 2024-2030 döneminde Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'nda yaklaşık 20 milyar dolarlık kamu ve özel sektör yatırımı olacağını, bununla birincil enerjiyi yüzde 15 aşağıya çekmeyi ve elektrikleşme-enerji verimliliğine yapılan yatırımın 15 milyar dolara çıkmasını hedeflediklerini dile getirdi.
Türkiye'nin en büyük potansiyeli olan alanlardan bir tanesinin Türkiye'nin yenilenebilir enerji olduğunu belirten Bayraktar, "İnşallah Cumhurbaşkanımız bunu COP'ta bütün dünyaya ilan edecek. Bugün rüzgarda ve güneşte 45 bin megavata gelmiş Türkiye, inşallah 2040'ta 175 bin megavatlık rüzgar ve güneş kurulu gücüne ulaşacak. Deniz üstü rüzgar yapacağız, 6 bin megavatlık ülkemizin bu anlamda bir potansiyeli var, inşallah bunu hayata geçireceğiz." dedi.
Bakan Bayraktar, daha yoğun bir yenilenebilir yatırımı, yeni bir yatırım hamlesine Türkiye'yi sokacaklarını ifade etti.
"Elektrikleşmeyi ulaştırmada yüzde 20'lerin üzerine çıkarmak hedefindeyiz"
Türkiye'nin 2040'ta enerji bağımsızlığının yolunun enerjide elektrikleşmeden geçtiğinin altını çizen Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yani ekonominin tüm alanlarında, sanayide, üretimde, tarımda, ulaştırmada her yerde, binalarda elektrikleşen bir Türkiye, 2040 hedefimiz yüzde 36. Şimdi sanayide aslında yüzde 28'lere gelmiş bir elektrikleşmemiz var. Ticarethanelerde keza, binalarda yüzde 22'deyiz ama bizim en önemli dönüşümü yapacağımız alan ulaştırma alanı. Şu anda yüzde 1'lerde olan elektrikleşmeyi ulaştırmada yüzde 20'lerin üzerine çıkarmak hedefindeyiz."
Bayraktar, yapay zeka çağından bahsettiğini hatırlatarak, Türkiye'nin çok yoğun elektrik ihtiyacının olacağı bir veri merkezi talebi olduğunu söyledi.
Mersin'in sanayisi, tarımı, turizmiyle çok önemli bir şehir olduğunu belirten Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin yanına bir veri merkeziyle Mersin'i aynı zamanda Türkiye'nin önemli bir veri merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
Bayraktar, deniz suyunun arıtılmasıyla ilgili hedeflerinden de bahsetti.
Elektrikli ulaştırmaya değinen Bayraktar, Türkiye'de bugün Togg sayesinde sayıları yarım milyonu bulan elektrikli araç sayısının 2040'ta yaklaşık 20 milyonu bulacağını ifade etti.
Bayraktar, Türkiye'nin enerjide bağımsızlığının yolunun, talebin yani ihtiyacın dönüştürülmesinde yattığını vurgulayarak, şunları söyledi:
"Neye dönüştürüyoruz bunu? İşte 1,2 milyon varil ham petrol talebine değil, o elektrikli araçlarla, sanayideki elektrikleşmeyle, binalardaki elektrikleşmeyle bizim petrol talebimizi 718 bin varillerle sınırlı hale getirebileceğiz. Yani 500 bin varil, yarım milyon varil günlük ihtiyacı aşağıya çekmiş, onu elektriğe döndürmüş olacağız. Doğal gazda benzer şeyi yapacağız. Bugün bıraksanız Türkiye'nin 2040'taki doğal gaz talebi 77 milyar metreküpe gidiyor. Onu da aynı şekilde alacağımız politikalarla, işte ısı pompaları, başka alanlarda yapacağımız yatırımlarla ve elektrik üretiminde daha çok kendi kaynaklarımıza, yani doğal gazdan üretelim de elektriği sağlayalım değil, nükleerle, kendi kömürümüzle, kendi yenilenebilir kaynaklarımızla o talebi de bugünkü seviyelerde tutmaya, 55-57 milyar metreküplerde tutmaya gayret edeceğiz."
Kendileri için enerjide bağımsızlık meselesinin Türkiye'nin milli güvenlik meselesi olduğunun altını çizen Bayraktar, mutlaka Türkiye'yi enerjide bağımsız yapmayı hedeflediklerini vurguladı.
Bayraktar, Mersin'de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesiyle de bir hayali daha gerçeğe dönüştürdüklerini ifade etti.
"Madenleri katma değerli bir şekilde ekonomimize katmamız lazım"
Madenlerin ekonomiye katılması gerektiğini belirten Bayraktar, şöyle konuştu:
"Maden toprağın altında olduğu zaman ekonomiye hiçbir faydası yok. Onu katma değerli bir şekilde ekonomiye kattığınız zaman bir anlam ifade ediyor. Elbette ki iş sağlığı güvenliğinden herhangi bir ödün vermeden, çevresel kaygıları gözeterek o madenleri katma değerli bir şekilde ekonomimize katmamız lazım. Korumacı ekonomi ve ticaret dünyasındayız. Onun için bizim mutlaka kendi kaynaklarımızla ayaklarımızın üstünde stratejik bir şekilde durabilmemiz lazım."
"Doğal gazda inşallah 2028'de üretimi 4 katına çıkaracağız"
Sakarya Gaz Sahası'ndaki çalışmaları da anlatan Bakan Bayraktar, "İnşallah sene sonuna kadar ikinci faz ateşini Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu'nda yakacağız ve Türkiye 7,5 milyar metreküpe yakın kendi gazını üreten bir ülke haline gelecek. Avrupalılar bize 'Siz bu gazı bize satın. Biz Rus gazı almıyoruz ama sizin gazınızı alırız.' diyor. Bugün Avrupa'da 1000 metreküp gazın fiyatı neredeyse 1000 dolara geldi. 7,5 milyar metreküp demek bugün piyasadan almaya kalktığınız zaman spottaki bedeli 7,5 milyar dolardır. Doğal gazda inşallah 2028'de üretimi 4 katına çıkaracağız." bilgisini verdi.
Bayraktar, doğal gazda yeni keşifler için hem Karadeniz hem Akdeniz'de çalışmalar yapıldığını aktardı.
Hem elektrikte hem de doğal gazda yoğun bir destek programlarının bulunduğunu anımsatan Bayraktar, şöyle devam etti:
"Son 5 yıla baktığımızda Türkiye'nin elektrik ve doğal gazda verdiği destek bedeli toplam 74,9 milyar dolar. 5'e böldüğünüz zaman ortalaması 15 milyar dolar eder. Her yıl biz bu desteği vatandaşlarımıza veriyoruz. Öncelikle hane halkına veriyoruz. Bugün doğal gazda destek yüzde 63'leri buldu. Çok yakın bir zamana kadar elektrikte de bu vardı ama biz özellikle ihtiyacı olan kesimlere bunları verelim, sabit gelirli, dar gelirli, en düşük emekli maaşı alan kesimlerimiz bundan istifade etsinler diye birtakım düzenlemeler yaptık. Tüketim esaslı, çok tüketenin destek programından çıktığı bir düzenleme yaptık."
Siyasi irade, kararlılık ve istikrarın önemine vurgu yapan Bayraktar, enerji ve cari açık problemini çözmüş bir Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve jeopolitik olarak çok güçlü bir ülke olacağını kaydetti.
Mersin Valisi Atilla Toros da dünyanın ilk 100 konteyner limanı arasında yer alan Mersin Uluslararası Limanı'nın, kara, deniz, hava ve demir yolu bağlantılarıyla Anadolu'yu Akdeniz'e, Türkiye'yi dünyaya bağlayan stratejik bir merkez olduğunu dile getirdi.
Mersin'in 7 organize sanayi bölgesi, üretim tesisleri, nitelikli iş gücü ve girişimci insanıyla ham maddeyi ürüne, emeği değere, yatırımı istihdama dönüştüren bir şehir olduğunu vurgulayan Toros, kentin bereketli toprakları sayesinde 10 ürünün yetiştiriciliğinde ilk sırada yer aldığını anlattı.
MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir ise MÜSİAD'ın bugün Türkiye'nin 78 noktasında, yurt dışında ise 84 ülkede 100 noktada temsil edildiğini belirtti.
Bugünkü kurulun konu başlığının içinde bulundukları küresel atmosferden ötürü biraz da ekonomi ve finans olduğunu dile getiren Özdemir, üyelerinin finansmana erişimini kolaylaştırmak için yürüttükleri çalışmalardan bahsetti.
Özdemir, bu hafta içerisinde Eximbank'la yapmış oldukları çok kıymetli bir protokol olduğunu da kaydetti.
AK Parti Mersin Milletvekili Nureddin Nebati, MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan ve Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Serdar Yıldızgörer'in de konuşma yaptığı etkinlikte, hediye takdimi gerçekleşti, hatıra fotoğrafı çekildi.


