Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Tüm COP Başkanlarıyla basının karşısına geçip bugüne kadar geldiğimiz noktayı ve bundan sonra elde etmek istediğimiz hedeflerimizi tüm dünyayla paylaşacağım. Ortak bir çağrı yapacağız." dedi.
Kurum, TRT Haber canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'na ( Cop31 ) ilişkin soru üzerine Kurum, COP Başkanlığını Türkiye'ye getirmek için büyük mücadele verdiklerini söyledi.
Bugüne kadar birçok COP'un yapıldığını anlatan Kurum, "Ben, tüm COP Başkanlarıyla da basının karşısına geçip bugüne kadar geldiğimiz noktayı ve bundan sonra elde etmek istediğimiz hedeflerimizi tüm dünyayla paylaşacağım. Ortak bir çağrı yapacağız. Bu da çok önemli. İlk defa COP tarihinde böyle bir şey oluyor diye ifade edebiliriz." diye konuştu.
Bakan Kurum, daha önceki toplantılarda alınan kararların hayata geçmediğini belirterek, şöyle devam etti:
"Bugün gençlere de ifade ettim, artık dünya bizden salonlarda karar almamızı, konuşmamızı beklemiyor. Çünkü gelinen noktada o 1,5 derece hedefi dediğimiz, Paris Anlaşması'yla ortaya koyduğumuz bu hedefin yakalanabilirliği açıkçası zor gözüküyor. Dolayısıyla burada daha kararlı olmak lazım. Biz de COP Başkanlığını alırken ilk günden beri dedik ki 'uygulama COP'u olacak ve burada aldığımız kararların sahada yansımalarını göreceğiz.' Nasıl yapacağız? Eylem gündeminde 10 madde belirledik. Yani bugüne kadar alınmış kararları aslında içeren ama bunları hedeflere dönüştürecek 10 madde belirledik. İşte dirençli şehirleri belirledik, yani deprem bölgesinde yaşadığımız tecrübeyi aktaracağız ve orada aldığımız aksiyonla birlikte edinimlerimizi tüm dünyayla paylaşacağız. Sıfır Atık yaklaşımını tüm dünyayla paylaşacağız. Enerji dönüşümü dediğimiz, temiz enerjiyi paylaşacağız."
Eylem ajandasının hayata geçmesi ve verilen taahhütlerin gerçekleşmesinin kendileri için başarı olduğunu vurgulayan Kurum, "Antalya'da 20 Kasım'da organizasyon bitecek ama Antalya'dan ayrıldığında tüm dünya şunu söyleyebilmeli, 'Evet, Antalya'da bir şeyler değişti. Türkiye her zamanki gibi diplomaside 'Dünya 5'ten büyüktür' diyerek, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın Birleşmiş Milletlerde ifade ettiği gibi barıştan, güvenden, adaletten yana olan o dış politikasını Cop31'de de gösterdi ve COP31 tarihi bir milat oldu, COP tarihi için Paris Anlaşması için Çerçeve Sözleşmesi için.' Bunun mücadelesini açıkçası ilk günden beri yapıyoruz." ifadelerini kullandı.
"Sıfır Atık'taki tecrübemizi tüm dünyaya aktaracağız"
Sıfır Atık'ın, COP31'in eylem gündemindeki 10 maddeden biri olduğunu anlatan Kurum, organizasyondaki hemen hemen her şeyin geri dönüştürülecek şekilde tasarlandığını söyledi.
Bakan Kurum, "Alanın tamamında geri dönüşümü esas alan Sıfır Atık anlayışını, prensibini aslında tüm dünyaya buradaki tecrübemizi aktaracağız. Yani depozito uygulamasından tutun da mavi bayraklı bir plajımıza veya millet bahçeleriyle yaptığımız projelere kadar sıfır atığı hemen hemen her sektörde, her alanda bu konferans boyunca anlatıyor olacağız." dedi.
Su yönetimi konusunda Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile uyum içerisinde çalıştıklarını anlatan Kurum, "Su kaynaklarının azalacağını, iklim değişikliğinin etkisiyle birlikte kuraklığın artacağını düşündüğümüzde gıda güvenliği açısından da önemli. Yani iklim değişikliği aslında bir taraftan da milli güvenlik meselesi. Yani bu kadar önemli. Bu noktada da ilgili bakanlığımız, Tarım Bakanlığımızla uyum içerisinde çalışıyoruz. Hem sürdürülebilir tarım uygulamaları hem şehrimizdeki bu anlamda su güvenliği, gıda güvenliği açısından oldukça uyumlu, verimli çalışmalar yapıyoruz." açıklamalarında bulundu.
"Dirençli şehirleri tüm dünyaya aktaracağız"
Türkiye'nin Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde büyük acı yaşadığına dikkati çeken Kurum, "asrın felaketi"nden 14 milyon vatandaşın etkilendiğini belirtti.
İki yıl gibi kısa bir sürede 11 ilde 455 bin konutu bitirerek hak sahiplerine teslim ettiklerini hatırlatan Kurum, şunları kaydetti:
"Bu konutların hepsi sürdürülebilir yaklaşımla hazırlanmış, Sıfır Atık benimsemiş ve kendi enerjisini üreten, yenilenebilir enerjiyi kullanan, ısı yalıtımlı binaların olduğu, depreme, afetlere dayanıklı şehirler olarak inşa ettik. Bu tecrübeyi tüm dünyaya aktaracağız. Yani buradaki birikimi, koordinasyonu, finans yönetimini, iradeyi tüm dünyaya aktaracağız.
Bu tecrübeyi aktarmak şu anlamda çok önemli, biz bu acıyı yaşadık, başka ülkeler yaşamasın istiyoruz. O yüzden de hep 'kentsel dönüşüm, deprem dönüşümü' diyoruz. İnsanların bu acıyı yaşamaması adına şehirlerimizi dirençli hale getirmemiz lazım. Hem enerjimizi daha az bu anlamda kullanıyoruz hem de yaşadığımız afetler sonrası malımıza, canımıza daha az zarar geliyor. O yüzden dirençli şehirleri bu anlamda 11 Kasım'da liderlerin de katılacağı bir organizasyonda tüm dünyaya aktaracağız."


