Uraloğlu, Erzurum–Rize Yolu ile Dallıkavak Tüneli ve bağlantı yolları projesinin, Türkiye'nin Kuzey-Güney koridorunda bulunan Doğu Karadeniz'i, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya bağlayan en önemli akslardan birisi olduğunu vurguladı.

Uraloğlu, "2018 yılında hizmete açtığımız Ovit Tüneli ile yapım çalışmaları süren Kırık Tüneli'nin devamı ve tamamlayıcısı niteliğindeki bu proje, ülke ekonomisi açısından da büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle Dallıkavak Tüneli, bu kadim şehrin, bölgesel ve uluslararası ticaretin nabzının daha güçlü atmasını sağlayan hayati bir bağlantıdır." dedi.

Dallıkavak'a çıkıldığında Erzurum'un kışının başka bir dil konuştuğunu anlatan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

"2.349 metre rakımdaki bu geçitte esen o sert ve keskin rüzgâr, karı savurur, tipi olur. Şehir merkezinde termometreler eksi 30 dereceleri gösterirken, bu zirve daha acımasızdır. Sekiz keskin virajı ve dik eğimiyle her dönüş, sürücüler için ayrı bir sınavdır. Erzurum'un meşhur kışı elbet güzeldir ama ulaşım için kusursuz bir altyapı ve organizasyon ister. İşte biz ilk etapta Dallıkavak Tüneli ve Bağlantı Yollarının toplam 9 km'lik kesimini tamamlayıp hizmete sunarak bu beyaz kuşatmanın karşısına dikildik."

Bakan Uraloğlu, "3 bin 105 metre uzunluğunda çift tüplü yani 6 bin 210 metre tek tüp uzunluğunda inşa ettiğimiz Dallıkavak Tüneli ve bağlantı yollarıyla, o yüksek geçidi ve sekiz keskin virajı tamamen ortadan kaldırmış olduk. Güzergâhı 190 metre daha alçak bir kota indirdik; artık karın ve buzun en yoğun olduğu tepeyi değil, daha korunaklı bir hattı kullanmış olacağız. Tipinin, buzlanmanın ve çetin rüzgârların yerini; tünelimizin sunduğu aydınlık, kuru ve güvenli geçişle sağlamış oluyoruz" dedi.