Davacının yeri değiştirilerek göz hapsine alındığı, sadece davacının yeri değiştirilerek bu şekilde göz hapsine alınıp mola saatlerinin kontrol edildiğinin tanık beyanları ve e-postalardan anlaşılmıştır. Davacıya karşı rencide edici ve aşağılayıcı tavırda bulunulduğu, mola saatlerinin takip edildiği, davalı tanıklarınca da davacının yıllık izindeyken çalıştığının ve toplantıda söylenenlerin doğrulandığı, küçülme gerekçesi fesih nedeni olarak gösterilse de davacıdan başka aynı gerekçeyle işten çıkartılan olmadığı da sabittir. Tüm bu süreçten davacının sağlığının olumsuz olarak etkilendiğine dair doktor raporlarının sunulmuş olması birlikte değerlendirildiğinde davacının uzun süren rencide edilmesi, dışlanması, yalnızlaştırılması ve şikâyetlerine uzun süre geri dönüş yapılmayıp üzerine bir de iş sözleşmesi feshedilerek cezalandırılması şeklinde neticeye varan psikolojik taciz eylemleri ispat edilmiştir. Davacının manevi tazminata hak kazandığının kabul edildiği, maddi tazminat ve ayrımcılık tazminatı şartlarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir" denildi.
Davalı banka kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), İş Mahkemesi'nin vakıa ve hukuki değerlendirmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdi. Davalı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Daire oy birliği ile kararı onadı.



