Programda, Kalecik karası hardaliye kokteyli, dene çorbası, Ankara Ergeç pastırmalı patlıcan bayıldım, keçi sütü ve Çubuk turşusuyla “sütte ciğer”, yağlı hamurun tereyağıyla buluştuğu “kara kabak cizleme”, kuzukulağı buzlaması, Ayaş domatesi, Ankara tava ve Çubuk vişneli muhallebi lezzetleri sunuldu. Ankara’nın hem restoranlarıyla, pastaneleriyle hem de ürünleriyle ön plana çıkan bir şehir olduğunu söyleyen Yalçınkaya, “Modern gastronominin başladığı yer Ankara diyebiliriz. Geniş bir ürün çeşitliliği var, farklı kültürlerin bir araya geldiği bir nokta. Ankara’da restoran açarken kentin yöresel ürün çeşitliliğinden etkilendik. Restoranımızda da turşuyu, Erkeç pastırmasını, vişneyi, Ankara buğdayını kullanıyoruz” dedi.

Şef Mehmet Yalçınkaya, Ankara tavanın farklı bir reçeteyle hazırlandığını söyleyerek, arpa şehriyeyle hazırlanan şeklinin yaygın olduğunu ancak kentin yemek kültürüne ilişkin kaynaklarda pirinçle hazırlanan tarifinin bulunduğunu aktardı. Yalçınkaya, “Biz Ankara tavayı arpa şehriyeyle yiyerek büyüdük ama Ankara tava pirinçle yapılır” dedi. Programa şefler Kemal Can Yurttaş, Doğa Çitçi, Sezai Ömer Aydoğan, Rafet İnce, Zeki Açıköz, Bedri Usta ve Gökhan Aksoy ile akademisyen şef Osman Korkmaz, Asuman Kerkez, yemek kültürü yazarı Aylin Öney Tan, Tarım Gıda ve Mutfak Kültürü Araştırmacısı Kübra Yüzüncüyıl da katıldı.

Ankara’nın yöresel mutfak kültürü, festival kapsamında 60 “Lezzet Noktası” aracılığıyla ziyaretçilerin keşfine sunuluyor. Ankara tavadan Ankara simidine, Beypazarı kurusundan Çubuk turşusuna kadar kentin öne çıkan tüm ürünleri gastronomi rotasının parçaları arasında yer alıyor. Ankara döneri, simit, köfte, kebap ve pide gibi geleneksel tatların yanı sıra esnaf lokantaları, pastaneler, balık restoranları, çağdaş Anadolu ve şef mutfağı temsilcileri seçkide yer alıyor. Liste ayrıca İtalyan, Fransız, Çin, Japon, Tayland, Özbek ve Uygur mutfakları gibi dünya mutfaklarından örneklerle Ankara’nın diplomatik misyonlardan gelen çok kültürlü gastronomi kimliğini de ortaya koyuyor.