- HIZ KESMEDİ: Bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmurdu bu. Üstelik ne bitmek tükenmek bildi ne de hızını kesti. Yağmura âşık benim gibi birine bile illallah ettirdi.
- BÜTÜN İSTANBUL: Eski yağmurlarda İstanbul’un sadece bir mahallesi, bir sokağı, bir caddesi felaketi yaşardı. Bu yağmurda ise İstanbul’un çok mahallesi, çok sokağı, çok caddesi felaketi yaşadı.
- BÖYLESİNİ GÖRMEDİM: Metrekareye düşen yağmur miktarı 240 kilogrammış. Kimi 50 yıldır böyle yağmur yağmadı diyor, kimi 80 yıldır. Ben onu bunu bilmem. Ben hayatım boyunca böyle yağmur görmedim.
- DERELER: İstanbul’un meşhur dereleri yok: Ihlamurdere yok edilmiş. Dolapdere yok edilmiş. Büyükdere yok edilmiş. Avrupa Yakası’nda eskiden 67 dere varmış. Çok azı kaldı geride. Bu afet, yok edilen derelerin intikamı.
- SUYUN HAFIZASI: Eskiler, “Suyun hafızası vardır, bir zamanlar aktığı yeri asla unutmaz, oradan yine akar” derler. İstanbul’un şehirleşmesini planlayanlar, maalesef suyun bir hafızası olduğu gerçeğini unutmuşlar.
- YAĞMURLUK / ÇİZME: Hiçbir yağmurluk işe yaramadı bu yağmurda. Hiçbir çizme tam olarak kurtarıcı olamadı.
- YÜZEN ARAÇLAR: İki gündür caddelerde, sokaklarda yüzen araçların görüntülerini izliyorum. Konuyu iyi bilen arkadaşımın yorumu şu: “Bir araç sel sularına kapılmışsa... O araçtan hayır gelmez.”
- MAZGAL: Mazgal temizlenmesinin anlam ve önemini hepimize öğretti bu yağmur. Alt geçitlerin geçit vermez hale gelmesinin tek nedeni: Mazgalların temizlenmemesi.
PARKTA ELEKTRİK AKIMINA KURBAN GİDEN HAFIZIMIZ
İSTANBUL Balat’ta Çukurbostan Parkı diye bir park var.
14 yaşındaki Hafız Mahmut, işte bu parkta elektrik akımına kapılarak can verdi.
Ayakkabısı ıslanmasın diye elinde taşıyor.
Çok kısa bir süre önce yetim kalan Hafız Mahmut’un ölümünde ihmali bulunanlar, hukuk önünde hesap vermelidir.
HER yıl Külliye’de “İyilik Ödülleri” dağıtılıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül alanlara ödüllerini veriyor.
Bir hanımefendi, yağmurun ortasında elindeki bastonla mazgal temizledi.
Sırf şehre bir iyilik yapmak için karşılıksız bir çaba var.
Bu güzel kalpli hanımefendi, mutlaka “iyilik ödülü” almalı.
FELAKETİN ANIMSATTIĞI BİRKAÇ SİNEMA FİLMİ
- THE IMPOSSIBLE: Bu filmi hiç unutmuyorum. Tayland’da tatil yapan bir ailenin 2004 tsunami felaketinde yaşadıklarını anlatıyordu film. Kabul, sel felaketi filmi değil bu, tsunami filmi. Ama İstanbul’un yaşadığı felaket de tsunami felaketine çok benziyordu.
- HARD RAIN: İstanbul’da yağan yağmur gibi bir yağmur. Bir kasaba sular altında. İşte böyle bir ortamda gerçekleşen zırhlı araç soygununu anlatıyor film. Felaketle suçu birleştiren bir film.
- FLOOD: Büyük bir fırtına... Deniz kabarması... Ve Londra sular altında. Tıpkı İstanbul gibi. Film, şehir çapında tahliye ve kurtarma mücadelesini anlatıyor. Yani konu, tam da yaşadığımız konu.
- CRAWL: Kasırga sırasında bir baba ve kızı, evde mahsur kalıyor. Fakat o da ne? Ortaya çıkan timsahlar, baba ve kız için tam bir kâbus oluyor. Çok şükür bizim felaketimizde timsah mimsah yoktu.
HALK TV’ye kayyum atanmasıyla ilgili olarak dün “Kılıçdaroğlu’nun istediği oldu” başlıklı bir yazı yazmıştım.
CHP Genel Başkan Basın Danışmanı Atakan Sönmez aradı.
Kılıçdaroğlu’nun Halk TV’nin yanlı yayınlarından rahatsız olduğunu, ancak bunun kanala kayyum atanmasını istediği anlamına gelmediğini söyledi.
Kılıçdaroğlu adına yapılan bu açıklamayı okurlarıma iletiyorum.
MİHRAÇ URAL DENİLİNCE AKLIMA GELEN FOTOĞRAF
Reyhanlı’da bombalı bir saldırı gerçekleşti.
Bu saldırının planlayıcısı olarak aranan Mihraç Ural yakalanmış.
Reyhanlı saldırısında yakınlarını kaybeden bir kadının fotoğrafı gelir.
52 kişinin can verdiği saldırının tüm acısını, tüm nefretini, tüm çaresizliğini haykırıyordu.
DÜNKÜ yazımda Üsküdar Belediye Başkanvekili Dündar Ziya Gültekin’den söz etmiştim.
Daha yazının mürekkebi kurumadan Gültekin’in trafik kazasında hayatını kaybettiği haberi geldi.
Hiç tanışmadım, hiç görüşmedim. Uzaktan izliyordum gayretini, çabasını.
Çok üzüldüm. Allah rahmet eylesin Dündar Ziya Bey’e. Mekânı cennet olsun.




