Şirket, 2029 vadeli tahvil sahiplerinin, alacaklarında %45 kesinti ya da vadeyi altı yıl uzatma seçenekleri sunan yeniden yapılandırma teklifine onay vermelerini istiyor. CEO Gökhan Sığın, Bloomberg News’ten Kerim Karakaya'ya verdiği röportajda, yapılandırmanın yurt dışındaki rekabet ve Türkiye’deki yüksek maliyetlerle mücadele edilen bir dönemde şirkete zaman kazandırmayı amaçladığını söyledi.

“Eski koşulların geri döneceğini varsaymıyoruz” diyen Sığın, “Asya rekabeti yoğun kalacak, Türkiye’deki maliyet yapısı da kalıcı olarak değişti. Bu nedenle iş modelimizi yeni koşullara göre değiştiriyoruz” dedi.

Yapılandırma teklifi, karlılığın bozulduğu ve likiditenin sıkılaştığı bir dönemde Vestel’in mali yapısını güçlendirme çabalarının son adımı oldu. Şirket, 2024’ten 2026’nın ikinci çeyreğine kadar üst üste 10 çeyrek zarar açıkladı. Vestel’in 2029 vadeli 500 milyon dolarlık tahvilleri dolar başına yaklaşık 25 sentten işlem görüyor. Şirketin hisseleri de bu yıl %45 gerileyerek 2020’den bu yana en düşük seviyesine indi.

Avrupa’nın en büyük televizyon üreticilerinden biri olan ve onlarca yıldır Türkiye’nin en büyük elektrikli ve elektronik ürün ihracatçıları arasında yer alan Vestel, orijinal ekipman üreticisi olarak farklı markalara üretim yapıyor.

Zorlu Holding A.Ş. bünyesindeki şirket, onlarca yıldır sürdürdüğü ölçek odaklı stratejiden vazgeçerek “hacimden değere” geçiyor. Sığın, bunun beyaz eşyaya daha fazla yatırım yapmak, fiyat savaşlarının getirileri aşındırdığı televizyon gibi tüketici elektroniği ürünlerinde ise daha seçici olmak anlamına geldiğini söyledi.

Sığın, pandemi sonrasında Çinli üreticilerin fazla üretimlerini Avrupa’ya yönlendirmesiyle şirketin baskı altında kaldığını, aynı dönemde yüksek enerji maliyetleri, faiz oranları ve zayıf talebin de bölgeyi olumsuz etkilediğini belirtti. Türkiye’de ise %37 seviyesindeki politika faizi, reel olarak güçlü TL ve yükselen asgari ücret maliyetleri artırdı.

Vestel, buna operasyonlarını sadeleştirerek, sabit maliyetleri azaltarak ve fabrikalarındaki verimliliği artırarak yanıt veriyor. Şirket, dağıtım ağının kendisine daha fazla fiyatlama gücü sağladığı Türkiye’de kendi markasıyla satışlarını artırmayı, aynı zamanda yurt dışındaki müşterilerine üretim yapmayı sürdürmeyi planlıyor.

Şirket ayrıca fiyat savaşlarına daha az maruz kalan iş alanlarına yöneliyor. Vestel’in mobilite birimi ağır elektrikli araçlar için megavat seviyesinde şarj teknolojisi geliştirirken, şirket enerji depolamayı da bir başka büyüme alanı olarak görüyor. Vestel ayrıca Finlux markası ve işbirlikleri aracılığıyla ABD beyaz eşya pazarını hedefliyor.

Şirket ayrıca yurt içi borçlarını yeniden yapılandırmak üzere Türk bankalarından oluşan bir konsorsiyumla ayrı görüşmeler yürütüyor. Vestel, anapara ve faiz ödemeleri için iki yıllık ödemesiz dönem ve 2041 nihai vade talep ediyor. Sığın, görüşmelerin yapıcı ilerlediğini ancak herhangi bir takvim vermediğini söyledi. Şirket, Eurobond anlaşmasını 15 Kasım’daki kupon ödemesinden önce tamamlamayı hedefliyor.

Tahvil sahipleri, yeniden yapılandırma koşulları müzakere edilirken belirli temerrüt hallerinden geçici olarak feragat etmeyi ve bazı taahhütleri askıya almayı kabul etti. Moody’s, bu ayın başında Vestel’in kurumsal aile notunu 2 Ekim’de Caa3’ten Ca’ya, 2029 vadeli tahvillerinin notunu ise en düşük not seviyesi olan C’ye indirirken bu değişikliklere atıfta bulundu.

Moody’s, söz konusu değişikliklerin Vestel’in önemli miktarda ilave borçlanmasına imkan tanıdığını ve şirketin operasyonel ve likidite baskılarıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde mevcut kreditörlerin tahsilat oranlarını potansiyel olarak düşürebileceğini belirtti.

Vestel aynı zamanda işgücünü de yeniden şekillendiriyor. Yerel basında bu yıl şirketin yüzlerce kişiyi işten çıkardığı haberleri yer aldı. Sığın, personel değişiklikleri yapıldığını kabul etti ancak rakamları doğrulamadı. Sığın, fabrikaların kapatılması veya büyük ölçekli bir konsolidasyon için şu anda bir plan bulunmadığını söyledi.

Sığın, “Bugün önceliğimiz kapasiteyi azaltmak değil, kapasiteyi daha verimli kullanmak” dedi.

“Elbette tüketici pazarlarındaki talep toparlanması veya faiz ortamındaki iyileşme bize ek destek sağlar” diyen Sığın, “Ancak stratejimizi dış koşulların düzelmesine bağlı olarak kurgulamıyoruz” ifadelerini kullandı.