Kamuoyunda "fon vurgunu" olarak bilinen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade veren eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül'e, "Bir hissedeki bin kat artış nasıl fark edilmedi?" sorusu yöneltildi. Gönül, yatırımcıların yoğun şekilde bir hisseye yönelmesinin doğrudan manipülasyon olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, "Halk teveccüh eder de bir hisseye yığılma olursa onu hemen manipülasyon olarak sınıflandıramayız" dedi.

Gönül'ün ifadesinin ardından soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, eski SPK Başkanı hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan soruşturma yürütülebilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan izin istedi.

Fon soruşturması kapsamında 30 Eylül'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek şüpheli sıfatıyla ifade veren Gönül'e, görev yaptığı dönemde bazı hisselerde yaşanan olağanüstü fiyat hareketleri soruldu.

Gönül'e, "Bir hissedeki bin kat artış nasıl fark edilmedi?" sorusu yöneltildi.

Eski SPK Başkanı ise yatırımcıların yoğun şekilde belirli bir hisseye yönelmesinin tek başına manipülasyon anlamına gelmeyeceğini savundu.

Gönül, "Halk teveccüh eder de bir hisseye yığılma olursa onu hemen manipülasyon olarak sınıflandıramayız" ifadelerini kullandı.

BU SÖZLERİN ARDINDAN BAKANLIKTAN İZİN İSTENDİ

Soruşturmada inceleme, piyasayı denetleyen kurumun eski başkanına kadar uzandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gönül hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan soruşturma yapılabilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı'na başvurdu.

Başsavcılığın yazısında, Gönül'ün yatırım fonlarının denetlenmesinde "görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğine ilişkin açık ve yeterli emareler" bulunduğu belirtildi.

SPK başkanı gibi üst düzey kamu görevlileri hakkında soruşturma açılabilmesi için bağlı bulundukları bakanlığın izin vermesi gerekiyor. Bakanlığın vereceği yanıt, Gönül hakkında soruşturma yürütülüp yürütülemeyeceğini belirleyecek.

"İMKANSIZ" KAZANÇ SAĞLAYAN FONLAR MERCEK ALTINDA

Soruşturma dosyasında Tera Portföy Birinci Serbest Fon, Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu ve Atlas Portföy Serbest Fon'a özellikle dikkat çekildi.

Dosyada söz konusu fonların "imkânsız tabir edilebilecek" kazançlar sağladığı ileri sürüldü.

Soruşturma kapsamında "nitelikli dolandırıcılık", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "piyasa dolandırıcılığı" suçları inceleniyor.

SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI?

Soruşturma, Borsa İstanbul Pay Piyasası'nda bazı hisselerde yaklaşık 100 kata varan fiyat artışlarına yol açan manipülatif işlemlere ilişkin ihbarların ardından başlatıldı.

Başsavcılık 17 Eylül'de Mali Suçları Araştırma Kurulu'na (MASAK) yazı gönderdi. SPK da aynı gün aldığı kararla 131 fonu Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda (TEFAS) işleme kapattı.

Süreçte çok sayıda yatırımcının ciddi kayıplar yaşadığı ve bazı yatırımcıların ana parasını dahi geri alamadığı belirtildi.

TUTUKLU SAYISI 65'E ÇIKTI

Soruşturma kapsamında 5 dalga halinde gerçekleştirilen operasyonlarda işlem yapılan şüpheli sayısı 217'ye ulaştı.

2 Ekim itibarıyla 65 şüpheli tutuklanırken, 88 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Ayrıca 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi olmak üzere toplam 106 kişi ve kuruluş tedbir kapsamına alındı.

JET, YAT VE VİLLALARA EL KONULDU

Soruşturma kapsamında şüphelilere ait yüksek değerli mal varlıklarına da el konuldu.

Toplam değeri yaklaşık 1 milyar 800 milyon lira olan 2 özel jet ile 1 yata, 1 milyar 200 milyon lira değerindeki 5 villaya ve 4 lüks araca el konuldu. Ayrıca 2 milyar liralık işlem durduruldu.

5 ŞİRKET TMSF'YE DEVREDİLDİ

Soruşturma sürecinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) kararıyla Tera Yatırım Bankası, Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası, Destek Finans Faktoring ve Tera Finans Faktoring'in yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi.