30 Ekim 2026 Cuma hutbesinin konusu, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan metinle netleşti. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan hutbede, birlik ve beraberliğin toplumun huzuru ve dayanışması açısından taşıdığı öneme vurgu yapıldı. Cuma namazı öncesinde camilerde okunacak hutbede, kardeşlik bağlarının güçlendirilmesi ve ortak değerlerin korunması gerektiğine dikkat çekildi. Peygamber Efendimizin hadisleri ve Kur'an-ı Kerim'den ayetlerle desteklenen hutbede, kardeşlik bağlarının korunması ve dayanışma ruhunun gelecek nesillere aktarılması çağrısı yapıldı.
Bir gün, Resûl-i Ekrem (s.a.s), ashâbına şöyle buyurdu: “Allah’ın peygamber ya da şehit olmayan öyle kulları vardır ki kıyamet gününde Allah’a yakınlıkları sebebiyle, peygamberler ve şehitler onlara gıpta ederler.” Ashâb-ı kiram, ‘Ya Resûlallah! Bunlar kimlerdir?’ diye sorunca Rahmet Elçisi (s.a.s), “Bunlar, aralarında akrabalık bağı ya da herhangi bir menfaat bulunmayıp sırf Allah için birbirlerini sevenlerdir”[1] cevabını verdi.
Bizleri ayakta tutan, hayatın zorluklarına karşı koruyan ve yarınlara güvenle taşıyan en büyük gücümüz birlik ve beraberliğimizdir. Ortak bir inanca, müşterek değerlere ve birlikte yaşama iradesine sahip oluşumuzdur. En büyük gücümüz, kalplerimizi aynı duygular etrafında birleştirmek, birbirimizin sevinç ve kederlerini paylaşmaktır.
Cumhuriyetin ilanının 103. yıl dönümünde şu hakikati bir kez daha dile getirelim ki, bizler; hür olmanın onuruyla yaşadığımız vatanımızı birlik ve beraberliğimiz sayesinde kendimize yurt kıldık. İstikbalimizin şahidi ezanlarımızı kardeşlik bağımızla semalarda yankılattık. İstiklalimizin sembolü bayrağımızı el ele vererek göklerde dalgalandırdık. Aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin emaneti olan mukaddes değerleri, tek yürek oluşumuz sayesinde koruduk. İhanet, fitne ve fesat hareketlerinin karşısında yekvücut durarak huzurumuzu muhafaza ettik.
Şanlı ecdadımızın büyük bedeller ödeyerek bize vatan kıldığı bu topraklarda birlik ve beraberliğimizi korumak, istisnasız hepimizin vazifesidir. Zira dayanışma ruhunu diri tutan milletler, en çetin imtihanlardan başarıyla çıkmışlar, ayrılığa düşenler ise tarih sahnesinden silinip gitmişlerdir. Yüce Rabbimiz, “Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak çarpışanları sever”[2] buyurarak, hak yolunda omuz omuza durmamızı istemektedir. Dolayısıyla eli kalem tutanlar yazdıklarıyla, dili kelam edenler söyledikleriyle, herkes duasıyla birlik ve beraberliğimize katkı sunmalıdır. Aileler, evlatlarını dinine, milli ve manevi değerlerine bağlı bir şekilde yetiştirmelidir. Gençler de vatanına, milletine, bayrağına ve kutsallarına sahip çıkarak geleceğimizi inşa etmelidir.
Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu uyarısıyla bitiriyoruz: “…Birlik ve beraberliğe sarılın; ayrılıktan, bölünüp parçalanmaktan sakının...”[3]
Günlük Haber Özetiniz
Türk dünyasının kalbi Ankara'da atıyor
TDT 13. Liderler Zirvesi Türk Yüzyılı temasıyla başlıyor
İletişim Başkanlığından zirveye özel anlamlı paylaşım



