İlanlarda SIM kart takılan cihazlarla mesafe sınırı olmadan ortamın canlı dinlenebildiği, seslerin kaydedilebildiği ve konum takibi yapılabildiği belirtiliyor. Küçük ve kolayca gizlenebilen bazı ürünlerin masa veya koltuk altına ya da araç içine yerleştirilebildiği, ışık, ses ve uyarı vermeden çalıştığı da anlatılıyor. “Güvenlik ve takip cihazı” adı altında satılan bu ürünlerin kötü niyetli kişilerin elinde özel hayatın gizliliğini ihlal edeceğine dikkat çekiliyor.
Bilişim Hukuku Derneği Başkanı Avukat Kürşat Ergün, bu tür cihazların satışının mevcut mevzuata göre suç olmadığını belirterek, “Ses kayıt cihazları, kameralar ve telefonlar da satılıyor. Burada belirleyici olan cihazın satılması değil, hangi amaçla kullanıldığıdır. Gizli kamera veya dinleme cihazı satmak tek başına suç değildir. Ancak bir kişiyi bilgisi ve rızası dışında dinlemek açıkça suçtur. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun cezası 2 yıldan 6 yıla kadar hapistir. Elde edilen ses ve görüntülerin kişisel veri niteliği taşıması halinde, bunların hukuka aykırı şekilde elde edilmesi ve kullanılması da suç oluşturabilir” dedi.
Cihazların kötüye kullanılmasının farklı hukuki sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Avukat Kürşat Ergün, “Bir kişi ticari sır elde etmek, şantaj yapmak veya başka bir menfaat sağlamak amacıyla dinlenebilir. Elde edilen kayıtların para istemek ya da kişiyi tehdit etmek için kullanılması halinde farklı suçlar da oluşur. Bu nedenle gizli dinleme, olayın niteliğine göre birden fazla suç kapsamında değerlendirilebilir ve her biri ayrı ayrı cezalandırılabilir” diye konuştu. Ergün, bu ürünlerin satışına ilişkin özel bir düzenleme yapılabileceğini belirterek, “Satış yapılan mecraların denetlenmesi ve cihazları satın alan kişilerin kayıt altına alınması düşünülebilir” ifadelerini kullandı.





