Çekya'da kamu televizyonu ve radyosu çalışanları, hükümetin kamu yayıncılarının finansmanını değiştirme planını protesto etmek için bir günlük greve gitti.

Ülke basınında yer alan haberlere göre, Çek Televizyonu ve Çek Radyosunun doğrudan devlet bütçesinden finanse edilmesini öngören tasarıyı protesto için iki kurumun çalışanları eylem düzenledi.

Başkent Prag'ın merkezindeki Vaclav Meydanı'nda toplanan binlerce gösterici, finansman değişikliğini öngören tasarının geri çekilmesini ve konuya ilişkin kapsamlı ve şeffaf bir kamuoyu tartışması yürütülmesini istedi.

Üniversite öğrencileri de kamu yayıncılarına destek amacıyla yürüyüşler düzenledi.

Eylem kapsamında çalışanlar bir günlük grev yaptı. Grev nedeniyle Çek Televizyonunun yayın akışında arşiv programlarına ve kısa haber bültenlerine yer verildi.

Çek Televizyonu Haber Genel Yayın Yönetmeni Michal Kubal, grevin ülkenin kamu yayıncılığı tarihinde benzeri görülmemiş bir eylem olduğunu belirtti.

Çek Radyosu ise sabah saatlerinde grevin gerekçelerini anlatan kısa açıklama ve bir dakikalık sessizlik dışında müzik yayını yaptı.

Sendikalar, üniversite dekanları, kiliseler, sanatçılar, sporcular ve uluslararası medya kuruluşları da greve destek verdi.

Avrupa Gazeteciler Federasyonu ve Sınır Tanımayan Gazeteciler'in (RSF) de aralarında bulunduğu kuruluşlar, ortak açıklamalarında, söz konusu finansman modelinin siyasi baskıya kapı açacağı ve editoryal bağımsızlığı tehdit edeceği uyarısında bulundu.

Finansman değişikliği daha önce de protesto edilmişti

Hanelerden alınan radyo ve televizyon yayın ücretlerinin kaldırılmasını ve iki kurumun doğrudan devlet bütçesinden finanse edilmesini öngören tasarı, 24 Ekim'de Temsilciler Meclisindeki ilk görüşme aşamasını geçerek ilgili komisyona sevk edilmişti.

Tasarıda, iki kuruma sağlanan kaynakların yaklaşık yüzde 15 azaltılması öngörülüyor.

Prag'da 25 Ekim'de binlerce kişi, "Demokrasi İçin Bir Milyon An" girişiminin çağrısıyla kamu yayıncılarının bağımsızlığının korunması talebiyle gösteri düzenlemişti.

Başbakan Andrej Babis ise finansman değişikliğinin demokrasiye saldırı veya kamu yayıncılarını devlet kontrolüne alma girişimi olduğu yönündeki eleştirileri reddetmişti.