(ANKARA) - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde hasat maliyetleri nedeniyle elmanın dalında kaldığını ifade ederek, "Bir yerde rafa gidiyorsunuz, 30-40 liradan aşağı elma yok. Emekli, asgari ücretli, fakir fukara, garip gureba gittiği zaman rafta elmayı alamıyor. Fiyat yüksek ama üretici de elmayı satamıyor. Aradaki aracılar dahi bu yıl para kazanamadığını ifade ettikleri için gelip ürün almıyorlar" dedi. Gürer, yoksullara dağıtılmak üzere kamu kurumlarının elmaları alarak, üreticiye destek olunabileceğini belirtti.
Gürer, CHP Niğde İl Başkanı Teyfik Caymaz ile Niğde'nin farklı bölgelerinde elma üreticileriyle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları dinledi.
Üreticiler, bu yıl elmalarını satamadıkları için mağdur olduklarını anlattı. İşçilik, mazot, gübre, ilaç ve nakliye giderlerinin katlandığını belirten üreticiler, elmanın dalında kaldığını, hasadın dahi zarar ettirdiğini söyledi. Üreticiler, borçlarını ödeyemediklerini, bankalara karşı yükümlülüklerini yerine getiremediklerini ifade ederek, destek istedi.
Gürer ise "Niğde elma üretiminde ülkemizde ilk üç içinde ya birinci oluyoruz ya üçüncü oluyoruz. Elma ağacı bakımından da birinciyiz. Geçtiğimiz yıl zirai don nedeniyle elma bölgede olmadı. Yurt dışı pazarı da daraldı. Yurt içinde de olmadığı için üretici para kazanamadı. Ama kısmi olarak bulunan yerde de meyve suyu fabrikaları elmanın kilosunu 9 liradan aldı. Bu yıl elma ya ağaçtan yere döküldü ya dalda kaldı. Çünkü işçilik parası elmayı kurtarmadığı için üretici hasat dahi yapamıyor" dedi.
Üretici olmasının yanı sıra elma alım ve satımı da yapan Sedat Yavuz, elmanın düşük fiyatlarla alındığını, üreticinin işçilik giderlerini bile karşılayamadığını belirterek, şunları söyledi:
"Elmayı 2 liraya alıyoruz, 2,5 liraya aracıya veriyoruz. Onlar da fabrikaya gönderiyorlar. Durum rezil. İşçi getiriyoruz, parasını ödeyemiyoruz. Girdi maliyetleri arttı. Geçen sene ben domatesi 10 liraya sattım. Bu sene gene 10 liraya sattım. Mazot 100 lira oldu. Geçen sene elmayı 9 liraya, 10 liraya kadar vermiştik. Bir işçi günde 1 ton topluyor. 2 bin 500 lira işçinin yevmiyesi, 4 bin de nakliyesi var. Bu işçilerin servis paraları var. Yani bir ton elma bir yevmiyeyi çıkarmıyor. O sebeple toplamıyoruz. Yani üretici bir ton elma toplarsa bir ton elma bir yevmiye yapıyor.
Akaryakıt ve nakliyeyi de değerlendirdiğimizde dalda kaldığı zaman daha karlı. Akaryakıtla nakliyeyi zaten geçtik. İlaç, gübre, su, budama… Onları da eklersek maliyeti 10 lirayı geçkin. Birinci kalite elma var. 10 lira diyorum, alan yok. Çiftçinin hali perişan. Biz bırakacağız. Yapacak bir şey yok. Ben borcumu ödemedim daha. Benim bir milyon borcum var. Bankaları ben ödeyemedim. ya arabamı satacağım ya dükkanımı satacağım. Başka yapacak bir şey yok."
FİYAT YÜKSEK AMA ÜRETİCİ DE ELMAYI SATAMIYOR"
Gürer ise tarım politikası planlı olmadığı, öngörülebilir politika uygulanmadığı, kooperatifçiliğin geliştirilmediği ve üretici dinlenmediği için bu sorunların yaşandığını ifade ederek, şunları kaydetti:
"Bir yerde rafa gidiyorsunuz, 30-40 liradan aşağı elma yok. Emekli, asgari ücretli, fakir fukara, garip gureba gittiği zaman rafta elmayı alamıyor. Fiyat yüksek ama üretici de elmayı satamıyor. Aradaki aracılar dahi bu yıl para kazanamadığını ifade ettikleri için gelip ürün almıyorlar.
Bunun doğru planlaması bakanlığın sorumluluğunda. Geçen yıl yaratılan olumsuzlukların bedelini bu yıl hem üretici hem tüketici hem de ülke ödüyor. İhracatta da sorun var. Bazı ihracata gidecek ürünleri dahi dalından toplatamadığını elma üreticileri ziyaretlerimizde anlatıyorlar. Elmanın buradaki hali de bu. Zaten bir ton elma topluyor. Bir işçinin yevmiyesi etmiyor. Öyle olunca üretici toplamıyor. 2 lira, 2,5 liradan meyve suyu fabrikalarına elma veriliyor. Onlar dahi nazlanıyor."
Gürer, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere kurumlar alsaların elmaları alıp, yoksul insanlara dağıtmalarının üreticiye de dağıtılan kişilere de destek olacağını ifade etti.
Gürer, "İçine düşürülen durumda üretici sıkıntısını anlatıyor, derdini anlatıyor. Yetkililerin bu anlatılanları duyması ve elma üreticisini sahiplenmesi gerekiyor. Bankaya borçları var, borçlar ötelenebilir, faizler silinebilir. Ek bir destek verilir. Üreticinin ayakta kalması bu yolla sağlanabilir" dedi.
Elma üreticisi Cemil Ertama, "Geçen sene dolu vurdu, elmamız hiç yoktu. Cenabıallah, 'Geçen sene size soğuk verdim, elma olmadı' dedi. 'Size de bu sene ürün veriyorum' dedi. O ürünü de biz satamıyoruz. Meyve suyu fabrikasına veriyoruz. Önceki yıllarda kilosunu 8-10 liraya verdiğimiz elmayı bu sene 3 liraya veriyoruz. İşçinin parasını kurtarmıyor. Bizi rezil ettiler. Yani perişanlık paçadan akıyor. İşçi akşam oldu mu şuraya geçiyor, para bekliyor. İşçiye de bir şey söyleyemiyorum. Bir büyük tüp 2 bin lira olursa, işçi akşama kadar çalışıp da bir tüp alamıyorsa o adama ne diyelim?" ifadelerini kullandı.


