‘Bizimkiler’ ve ‘Mahallenin Muhtarları’ dizileriyle hafızalara kazınan usta oyuncu Cihat Tamer, Bambaşka Sohbetler programına konuk oldu. 65 yıllık sanat hayatına ilişkin açıklamalarda bulunan Tamer, oyunculuğa başladığı yılları, ailesinin kendisine verdiği desteği ve şöhretin hayatındaki yerini anlattı.

Oyunculuğa ilk adım attığı dönemde kendisi ve kuşağındaki birçok sanatçı için önceliğin para kazanmak ya da şöhrete ulaşmak olmadığını belirten Cihat Tamer, mesleğini severek yaptığını söyledi.

Tamer, “Biz bu mesleğe başlarken hani meşhur olalım, para pul kazanalım falan diye başlamadık. Bizim kuşağın çoğunda bu vardır. Ama sonradan para da kazandık tabii. Meşhur da olduk. Tanındık da. Şimdi maalesef iş paraya dayanıyor. Biz bu mesleği kendim sevdiğim için yaptım” ifadelerini kullandı.

Sanata olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını anlatan usta oyuncu, ailesinin yeteneklerinin kendisine geçtiğini dile getirdi. Annesinin şarkılar ve türküler söylediğini, İngilizce bilmemesine rağmen İngilizce şarkıları ezberleyerek seslendirdiğini belirten Tamer, babasının da enstrüman çaldığını ve taklit yeteneği bulunduğunu anlattı.

Tamer, “Bana da geçmiş o yeteneği... Babam enstrüman çalardı, taklit kabiliyeti de vardı. O yüzden ben annemin karnında başlamışım bu mesleğe” dedi.

Oyunculuğa başladığı dönemde bu işin bir meslek olarak görülmediğini de ifade eden Tamer, ailesinin kendisine destek olduğunu belirtti.

Programda Cihat Tamer’e yöneltilen “Ünlülük ekmek yediriyor mu?” sorusu da dikkat çekti. Şöhretin tek başına geçimini sağlamaya yetmediğini belirten usta oyuncu, çalışmaya devam ettiğini vurguladı.

“Yok, o kadar. Ekmek yok. Ekmeği kendimiz işte kazarak bir yerlere geldik. Hâlâ kazmaya çalışıyoruz. Tiyatro yapıyoruz.”