Anavatanı Doğu Asya olan, Çin ve Güney Kore kültüründe asırlardır "şifa kaynağı" ve "kutsal meyve" olarak el üstünde tutulan cennet hurması, Anadolu’nun bereketli topraklarında adeta yeniden doğdu. Yüzyıllar önce İpek Yolu ile toprağımıza ulaşan bu kadim Asya hazinesi, Türkiye’nin eşsiz iklimi ve vizyoner üreticisinin emeğiyle bugün küresel pazarın en gözde ihracat kalemlerinden biri haline geldi.
Çin ve Güney Kore’de yüzyıllardır geleneksel tıp ve saray mutfaklarının baş köşesinde yer alan cennet hurması, Türkiye’de önceleri sadece ev bahçelerinde yetiştirilen mütevazı bir meyveydi. Ancak son yıllarda Denizli, Mersin, Adana, Hatay ve Çanakkale’de kurulan devasa kapama bahçelerle üretim adeta bir sanayiye dönüştü. Doğu Asya'nın bin yıllık lezzet mirası, Akdeniz ve Ege’nin güneşiyle buluşunca ortaya hem verim hem de tat olarak dünya standartlarının üzerinde bir rekor rekolte çıktı.
Anadolu topraklarında can bulan bu Asya hazinesi, bugün Türkiye’den tüm dünyaya ihraç edilen dev bir sanayi koluna dönüşmüş durumda. Yaş meyve olarak Rusya, Ukrayna ve Balkan coğrafyasının pazarını domine eden Türk cennet hurması; özel fırınlarda işlenmiş cipsi ve ipli kurutulmuş premium formlarıyla da Almanya, İngiltere, Hollanda, Fransa, İtalya, BAE ve Kanada gibi dünya devlerinin market raflarını süslüyor.
Kurulan modern iklimlendirme tesisleri sayesinde 12 ay boyunca kesintisiz ihraç edilen ürün, Doğu Asya’nın geleneksel meyvesini Türk imzasıyla küresel pazarın zirvesine taşıyor.






