Bundan sonraki süreçte belki bu adalarda yaşayan halkların kendi evlerinde, kendi şehirlerinde yaşayamayacak duruma gelme ihtimallerini konuştuklarına dikkati çeken Kurum, “O yüzden Tuvalu’nun, Fiji’nin, Pasifik’in sesini duyuyoruz ve tüm gücümüzle bu mücadeleyi vereceğimizi de ben hem Avustralyalı dostlarımız adına hem de COP31 Başkanlığı adına bunu burada ifade etmek istiyorum” görüşünü paylaştı.
COP31 Başkanı Kurum, Eylem Gündemi’nin 10 öncelikli temasını ve 2035’e yönelik 6 uygulama hedefini katılımcılarla paylaştı. Eylem gündemini 10 öncelikli temayla belirledikleri bilgisini veren Kurum, şunları kaydetti:
“Enerjiden sanayiye, şehirleşmeden gıdaya, okyanuslardan sağlığa kadar bütün temaları birbirini tamamlayan bir bütün olarak ele alıyoruz. Bu temaları, iklim ve kalkınma dönüşümünün yine birbirini tamamlayan parçaları olarak görüyoruz. Uygulamaya yön vermek amacıyla 2035 perspektifiyle 6 küresel hedef ortaya koyuyoruz. Elektriğin nihai enerji tüketimindeki payını yüzde 35’e çıkarmayı, belediye atığı oluşumundaki öngörülen artışı en az yarı yarıya indirmeyi, binalarda enerji yoğunluğunu yine yüzde 25 azaltmayı, küresel döngüsel malzeme kullanım oranını en az yüzde 15’e çıkarmayı hedefliyoruz. Bunun için de aslında ‘Uygulama Köprüsü’ dediğimiz Bridge’i, 2035’e kadar bu mekanizmayı yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Bu tablo aslında eylem gündemimizin bütününü ortaya koyuyor. 2035 hedeflerimizi, bunları gerçekleştirecek girişimler, mekanizmalar, taahhütler ve ortaklıklarla destekliyoruz. Kısacası COP31 Eylem Gündemi ile hedefleri eyleme, eylemi de somut sonuçlara dönüştüren bir uygulama mimarisi oluşturuyoruz.”






