Komedyen Deniz Göktaş’ın tahliyesinin ardından Fatih Altaylı’nın programına konuk olan avukatı Mehmet Sinan Aslan, tutukluluk ve dava sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
"ŞÜPHELİ BİR TUTUKLU ÜÇÜNCÜ KİŞİYLE GÖRÜŞTÜRÜLMEZ"
Aslan, tutuklu bir şüphelinin üçüncü kişilerle görüştürülmesinin alışılmış bir uygulama olmadığını belirterek, "Ben şimdi 25 yıldır şu mesleği yapıyorum. Şüpheli bir tutukluyla üçüncü kişinin görüştürüldüğünü gerçekten hiç görmedim. Neden? Bir defa şüpheliyi korumak söz konusu. İki, şüpheli üzerinde telkinde bulunulmasın, baskıda bulunulmasın diyedir. İlaç verebilir, başka bir şey olabilir. Görüştürülmez. Kuraldır. Sadece avukat görüştürülür. Avukatınızı bile rica minnet görüyorsunuz." dedi.
"DANIŞMANI DEFALARCA ARADI, BEN DE ENGELLEDİM"
Aslan, Kılıçdaroğlu’nun danışmanı olduğunu belirten bir kişinin görüşme talebiyle kendisini aradığını ve bu aramalardan rahatsız olduğu için iletişimi kestiğini anlattı. Aslan, "Sabahleyin telefonumda abartılı bir cevapsız çağrı vardı. Bilmediğim bir numara. Ben ceza işiyle uğraştığım için bilmediğim numaraları otomatik meşgule atıyorum, çok istiyorsa mesaj atar. Ama sabah yedi buçukta Deniz’le ilgili bir şey olmuş olmalı. Sonra bir mesaj geldi, ‘Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nun danışmanıyım. Kemal Bey Deniz’le görüşmek istiyor’ veya işte ‘Sizinle görüşmek istiyoruz’ falan. Ben de çok rahatsız oldum. Baktım, hakikaten o kişi danışman. Bu arada devam ediyor aramaya. Ben de ‘Bizim iletişim işlerimizi falan filan arkadaşımız yapıyor. Onunla iletişim kurun’ diye mesaj attım ve devam etti aramaya. Onun üzerine ben de engelledim." ifadelerini kullandı.
"BENİ KİMSE KULLANSIN İSTEMİYORUM"
Aslan, adliyede Kılıçdaroğlu’nun saat 08.00’den itibaren beklediğinin kendisine söylendiğini, bunun üzerine Göktaş’a görüşmek isteyip istemediğini sorduğunu anlattı. Aslan, "Adliyeye gittim. İşime konsantre olmak istiyorum. Dediler ki, ‘Saat sekizden beri Kılıçdaroğlu burada.’ Çünkü duruşma onda olacak. Milletvekili değil, herhangi bir görevi, yetkisi yok ve oraya alınmış. Bu sırada Deniz geldi savcılığa. Biz de savcılığa girmek için, savcı önüne gitmek için beklerken dedim ki, ‘Deniz, Kemal Kılıçdaroğlu burada. Sabahtan sana söylememiş olabilir mi? Belki de istersin görüşmeyi. Görüşmek istiyorsan ama nasıl görüşeceğini bilmiyorum.’ O da ‘Yok asla, beni kimse kullansın istemiyorum’ dedi." diye konuştu.
Aslan, Göktaş’ın tutuklanmasının ardından kendisine verdiği mesajda da Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüğünü söylediğini belirterek, "Deniz’e, cezaevine geleceğim ama bir mesajın var mı diye sordum. O da işte bir, ‘Neşemizi çalamazlar, bunu deyin’ dedi. İki, ‘Beni Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürdüler’ dedi. ‘Şaka mı yapıyorsun?’ dedim. Duruşmadan önce görüştürmüşler. ‘Nerede?’ dedim. ‘Burada bir yerde görüştürdüler. Ben de bir sal CHP’yi, dedim’ dedi. Sonra orada Barış Pehlivan vardı, ona söyledim. O da onu paylaştı. Sonra CHP yalanladı. Ben bile kendimden tereddüt ettim. Deniz’e gittik hemen, aynı gece teyit ettim. Deniz, ‘Hayır’ dedi. Üstelik orada polis memurları vardı. Onlar da ‘Ya kendinden yaşlı bir insana bu kadar sert, kaba davranmasaydın’ falan demiş. ‘Ya zorla görüştürdüler, yani ne münasebet?’ falan demiş." ifadelerini kullandı.
"ZORLA KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞTÜRDÜLER"
Göktaş ise tahliye edildiği davadaki savunmasında görüşmeyi üç kez reddettiğini belirterek, "Ben savcı katındayken savcı Kılıçdaroğlu ile görüşeceğimi söyledi. Üç kez reddettim. Gıcık olduğumdan değil ama bir siyasetçinin benim durumumu kullanmasını istemedim. Reddetmeme rağmen beni zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürdüler." dedi. Göktaş ayrıca, "Ters kelepçe yetmezmiş gibi beni bir de zorla Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürdüler. Kılıçdaroğlu geldi, ‘Neden ülkeye döndün Deniz? Benim imkânım olsa bir dakika burada durmam’ dedi. Ben neden zorla Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm?" ifadelerini kullandı.





