İspanyol yazar Miguel de Cervantes'in dünyaca ünlü romanından esinlenilerek hazırlanan ve 1869'da ilk kez sahnelenen bale, aşkı, hayal gücünü ve macerayı bir araya getiren anlatımıyla SAMDOB tarafından sahneye taşınıyor​​​​​​​.

Eserde, birbirine aşık ​​​​​​Kitri ve Basilio'nun kavuşma mücadelesi, Don Kişot ve yaveri Sancho Panza'nın maceralarıyla iç içe anlatılıyor.

Koreografisini Mehmet Balkan'ın üstlendiği iki perdelik eserde geleneksel sahnelemelerde genellikle hareketsiz bir karakter olarak tasvir edilen Don Kişot, bu kez dansıyla hikayenin anlatımına katılıyor.

Lale Balkan'ın sahneye koyduğu, müzikleri Ludwig Minkus'a ait eserin orkestra şefliğini Kıvanç Tepe üstlenecek. Müzik düzenlemesi Andrea Barlog imzasını taşıyan eserde, başkemancı olarak Gözde Yardımlı görev yapacak.

Eserin dekorları Orhan Açıkgöz, kostümleri Gülnur Çağlayan Tuluk, ışık tasarımı Oğuz Murat Yılmaz, video projeksiyon tasarımı ise Ahmet Şeren imzasını taşıyor.

Bale sanatçıları, orkestra ve teknik ekip olmak üzere toplam 190 kişinin görev alacağı gösteri, Atatürk Kültür Merkezi Aydın Gün Sahnesi'nde yarın saat 20.00'deki prömiyerinin ardından 24 Ekim'de yeniden sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

"Hem dans ediyor hem hikayeyi anlatıyor"

Koreograf Mehmet Balkan, prova sonrası AA muhabirine, yaklaşık 25 yıl önce Portekiz'de sanat yönetmenliği yaptığı dönemde "Don Kişot" balesini sahneye koyduğunu söyledi.

Yaklaşık 157 yıllık geçmişe sahip eserin dünyanın farklı sahnelerinde izleyiciyle buluşmaya devam ettiğini belirten Balkan, bu kadar uzun süre sahnelenen bale eseri sayısının az olduğunu dile getirdi.

Eserin ilk kez Marius Petipa'nın koreografisiyle sahnelendiğini hatırlatan Balkan, "Ben biraz daha yenilikçi yaklaşmaya çalıştım 15-20 sene önce. Yine her sahnelediğimde Don Kişot'un içine yeni bir şeyler katmaya çalışıyorum." dedi.

Daha önce eserin başrolünde kendisinin de dans ettiğini anlatan Balkan, yıllar içinde hikayeyi yeniden değerlendirdiğini ve bazı bölümler üzerinde çalışarak esere farklı bir yorum kazandırdığını kaydetti.

Don Kişot karakterini alışılmışın dışında ele aldığını vurgulayan Balkan, şöyle devam etti:

"Don Kişot balesinde Don Kişot rolünü oynayan kişi hep yaşlı, hareketsiz bir rol olarak tasvir edilmiştir. Ben öyle yapmadım. Don Kişot gerçekle rüya arasında gidip geliyor. Bazen Kitri'ye aşık oluyor, bazen Dulcinea'ya aşık oluyor. Gerçekten müthiş bir karakter. Ben de onu mümkün olduğunca en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştım. İçeriğinin bence önemi Don Kişot'un gerçekten dans etmesi. Bir karakter rolünün dışına çıkıp hem dans ediyor hem hikayeyi anlatıyor. O yüzden bence bizim şu anda sahnelemeye çalıştığımız Don Kişot çok özel."

Samsun Devlet Opera ve Balesi sanatçıları, orkestrası ve teknik ekibinin başarılı bir hazırlık süreci yürüttüğünü dile getiren Balkan, sanatseverleri prömiyere davet etti.

Sanatseverleri keyifli bir eser bekliyor

Eserde "Don Kişot" karakterine hayat veren Orçun Ünal, eser için yaklaşık bir aydır çalıştıklarını söyledi.

Mehmet Balkan ile daha önce de çalıştığını anlatan Ünal, "Mehmet hocamızla çalışmak çok heyecanlı, çok keyif verici ve çok tecrübe katıyor bizlere." ifadesini kullandı.

Don Kişot karakterinin çok sayıda şövalye romanı okumasının etkisiyle hayal dünyasında yaşadıklarına dikkati çeken Ünal, "Şövalye romanı okumaktan deliye dönmüş bir karakter. Dulcinea'ya hayali bir aşk duyuyor ve Dulcinea için yapamayacağı bir şey kalmıyor. Dezavantajlarından bir tanesi de yel değirmenlerinden çok korkuyor ve aslında yel değirmeninin bir tanesiyle kavga ederken başı dönüyor, bayılıp düşüyor ve rüyasında Dulcinea'yı görüyor." dedi.

"Don Kişot" balesinin de sanatseverlerden ilgi göreceğine inandığını belirten Ünal, biletlerin satışa çıkmasının ardından tükendiğini, sanatseverleri keyifli bir gösterinin beklediğini ifade etti.

Eserde "Kitri" karakterini canlandıran Jeannette Laura Estrada de la Cruz ise yoğun bir hazırlık dönemi geçirdiklerini dile getirerek, "Bu benim için büyük bir mutluluk. Burada gerçekleştirdiğimiz çalışmadan dolayı hepimiz çok gururluyuz. Çok yoğun çalıştık." diye konuştu.

Eserin kordöbale kadrosunda yer alan Rüya Özvar da eserin enerjisinin yüksek olduğunu ve dans ederken keyif aldıklarını kaydetti.