'KİŞİLİK HAKLARINI İHLAL SONUCUNU DOĞURUR'

Yargıtay kararında, somut olayda tarafların 26 Temmuz 2020'de evlenmek üzere gün aldıkları, bir gün önce düzenlenen kına gecesinde erkeğin eline altın konulması konusunda tartışma yaşandığı, ertesi gün kız tarafı düğün hazırlığı içindeyken erkeğin evlenmekten vazgeçtiği ve telefonla, "Ben evlilikten korkuyorum, yapamayacağım" diyerek düğüne gelmeyeceğini bildirdiği aktarıldı. Bu nedenle nişanı haksız olarak bozanın erkek tarafı olduğu belirtilerek, "Erkeğin düğün günü olan bu söylemleri kadının kişilik haklarını ihlal sonucunu doğurur" denildi.

Yargıtay, hakkaniyete uygun, ceza niteliğine bürünmeyecek ve zenginleşme aracı olmayacak ölçüde manevi tazminata karar verilmesi gerektiğini belirterek, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56'ncı Hukuk Dairesi'nin kararını manevi tazminat talebinin reddi yönünden kadın yararına bozdu. Erkeğin tüm temyiz itirazlarını reddeden Yargıtay, kararın bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerini ise onadı.