Emine Erdoğan, serginin yer aldığı Kore Savaşı Anıt Müzesi'ne gelişinde, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'ın eşi Kim Hea Kyung ve Müze Müdürü Hyun-Jong Kim tarafından karşılandı.

Korece müzik dinletisiyle başlayan programda konuşan Emine Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile eşi Kim Hea Kyung başta olmak üzere Güney Korelilere, Türk halkının sevgi ve saygılarını iletti, misafirperverlikleri için kendilerine teşekkür etti.

Kore Cumhuriyeti'nde bulunmaktan duyduğu mutluluğu ifade eden Emine Erdoğan, Kore tarihinin sembol mekanında, "Bir Dostluğun Doğuşu: Bir Türk Fotoğrafçısının Objektifinden 70 Yıl Önce Kore Sergisi" vesilesiyle buluştuklarını söyledi.

Türk fotoğraf sanatının duayen isimlerinden İzzet Keribar'a teşekkür eden Emine Erdoğan, "Kendisinin yıllar önce Güney Kore'de gönüllü askerlik yaptığı sırada çektiği her bir fotoğraf, sanatsal değerinin yanında tarihin de şahitleridir. Bilhassa Türkiye-Kore Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 69. yılında böyle anlamlı bir serginin tertip edilmesini çok kıymetli buluyorum. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızı, sergi küratörümüzü ve emeği geçen herkesi canıgönülden kutluyorum." diye konuştu.

"KORE SAVAŞI'NA GÖNDERDİĞİMİZ 21 BİNDEN FAZLA MEHMETÇİĞİMİZ, KORE HALKININ GÖNLÜNÜ KAZANDI"

Emine Erdoğan, Türkiye ve Güney Kore olarak, tarihte eşine az rastlanır, çok özel bir dostluğun tarafları olduklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Ülkelerimiz arasındaki binlerce kilometre mesafeye rağmen kalplerimiz, her daim bir ve beraberler. Çünkü biz dostluğumuzu, gerçek fedakarlıklarla ve tarihin çok zor bir döneminde, omuz omuza verdiğimiz örnek bir mücadeleyle kurduk. Kore Savaşı'na gönderdiğimiz 21 binden fazla Mehmetçiğimiz, askeri başarılarının yanı sıra cephenin gerisinde, savaşın toplumda açtığı yaraları sarmak için verdiği insani gayretle de Kore halkının gönlünü kazanmıştır. Bu vesileyle, Kore topraklarında ebedi istirahatgahlarında yatan aziz şehitlerimizi ve merhum gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun."

Şehit ve gazilerin kendilerine bıraktığı en kıymetli miraslardan birinin, hiç şüphesiz kan kardeşliği olduğunu dile getiren Emine Erdoğan, "Bizler de bu mirası yaşatmalı, bilhassa genç nesillere anlatmalı ve insanlığın hafızasında diri tutmalıyız. Zira bellek, yani neyi hatırlamayı ve neyi unutmayı seçtiğimiz, bugünümüzü şekillendiren kurucu bir güçtür. Yüzümüzü savaşın, yıkımın ve kutuplaşmanın tarihine çevirdikçe, insanlığın yolunu aydınlatan erdemli örnekleri göremez oluruz." dedi.

"TÜRKİYE VE GÜNEY KORE OLARAK BİZLER, İNSANLIĞIN, BÜYÜK BİR AİLE OLDUĞUNU HATIRLATTIK"

Emine Erdoğan, bu çağda savaş ve çatışmaların ardı arkasının kesilmediğini anımsatarak, "İnsanlığa yeniden iyiliği ve barışı ilham edecek, onlara kardeş olduklarını hatırlatacak hikayelere her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Türkiye ve Güney Kore olarak bizler, işte böyle bir hikaye yazdık. İnsanlığın, yeryüzüne yayılmış büyük bir aile olduğunu hatırlattık. Bu aileden her kim zulme uğrarsa bu acıları kendi kalbimizde hissettiğimizi eylemlerimizle gösterdik. Sergi koleksiyonumuzdaki fotoğraflar da bu gerçeğe tanıklık ediyor." ifadesini kullandı.

"Suvon'daki Ankara Okulu'nda yemek öncesi dua" başlıklı fotoğrafın, "gönül tellerini titrettiğini" belirten Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Malumunuz, 27 Ocak 1951'de Türk Tugayı Suvon şehri yakınlarında ihtiyatta bekletilir. Bu sırada savaşta yetim kalan 70 kadar Koreli çocuk, Türk Tugayının çevresinde toplanır. Bu sayı kısa sürede 100'ü aşar. Askerlerimiz, bu çocukları kendi çocukları gibi bağırlarına basar ve himaye ederler. Önce bir sahra çadırı kurar, daha sonra kışla yakınındaki virane bir binayı elden geçirerek okula dönüştürürler. Ardından Kore hükümetinden öğretmen talep ederler. Buraya gelen Koreli öğretmenler, hiçbir ücret almadan okulda çalışmaya başlarlar. Böylece Türk askerlerinin şefkati ve merhameti, kısa sürede Kore halkının arasında nam salar. Dönemin gazete haberlerine baktığımızda, Kore halkının askerlerimize 'yetim babası' adını verdiğini, adım attıkları her yerde onları sevgi gösterileriyle karşıladıklarını görüyoruz."

"TÜRKİYE'DE GENÇ NESLİN, KORE KÜLTÜRÜNE İLGİSİNİN ARTTIĞINI MEMNUNİYETLE GÖZLEMLİYORUM"

Emine Erdoğan, Ankara Okulu'nun tarihe bir "insanlık okulu" olarak geçtiğini belirterek, "Onun duvarlarını, insanlığa duyulan büyük sevgi ve sorumluluk duygusu ayakta tutmuştur. Sınıfları ve yetimhanesi, Mevlana'nın 'Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından hiçbir şey kaybetmez' sözünün hikmetiyle aydınlanmıştır. Ankara Okulu'nun ruhu, bugün hala insanlığa önemli bir ders vermeye devam ediyor. O da gerçek zaferlerin, hiçbir ayrım yapmadan tüm insanları kucaklamakta, insanı yaşatmakta ve yeryüzünü faziletle imar etmekte saklı olmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Sanatın, toplumları birbirine yakınlaştırmak ve insanlar arasındaki mesafeleri kapatmak gibi büyük bir gücü olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bir şarkının ritmi, bir şiirin mısraları, bir filmin hikayesinin, birbirine yabancı insanları ortak deneyim duygusunda buluşturabildiğini, sanatın, insanların birbirini anlamasını sağladığını ve ön yargıları ortadan kaldırdığını söyledi.

Emine Erdoğan, şunları kaydetti: "Son zamanlarda, Türkiye'de genç neslin, Kore kültürüne karşı ilgisinin arttığını memnuniyetle gözlemliyorum. Aynı şekilde Kore'de de Türk kültürüne yönelik büyük bir alaka olduğunu biliyorum. Bu karşılıklı teveccüh, ülkelerimiz arasındaki dostluğu, kültür ve sanat alanındaki işbirlikleriyle pekiştirmek ve geleceğe aktarmak için önemli bir fırsattır. Hayatı sanatla iç içe geçmiş, çok değerli bir piyanist olan sayın Kim'in de benimle bu düşünceleri paylaştığına inanıyorum. Bugün açılışını yaptığımız sergimizi, bu anlamda çok kıymetli bir adım olarak değerlendiriyorum. Buradan herkesi sergimizi ziyaret etmeye, Sayın Keribar'ın birbirinden eşsiz fotoğrafları aracılığıyla hatıra ve duygu yüklü bir yolculuğa çıkmaya davet ediyorum."

Hatıra fotoğrafı çekiminin ardından Emine Erdoğan ve Kim Hea Kyung, serginin açılışını yaparak Keribar'ın çektiği fotoğrafları inceledi. İzzet Keribar, fotoğraflar hakkında lider eşlerine bilgi verdi.

İzzet Keribar, salonda yerlerini alan Emine Erdoğan ve Kim Hea Kyung'ın fotoğraflarını çekti. Lider eşleri, bu sırada el ele tutuşarak, 69 yıllık Türkiye-Kore Cumhuriyeti dostluğuna yönelik mesaj verdi. İzzet Keribar, program sonunda çektiği fotoğrafı lider eşlerine hediye etti.

Programa, 3 Kore gazisi, "Ayla" filmiyle hikayesi beyaz perdeye aktarılan Koreli Kim Eunja'nın ailesi, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz ile TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, televizyon ve gazetelerin temsilcileri ile Kore Savaşı Anıt Vakfı, Kore-Türkiye Dostluk Derneği, Birleşmiş Milletler (BM) Kore Savaşı Müttefikleri Derneği, Kore Cumhuriyeti Birleşmiş Milletler Derneği, Kore Müslüman Federasyonu, Dünya Vatandaşları Örgütü temsilcileri katıldı.