Sorumlularının bulunup, hesap sorulmasını istiyorlar. Bu olayı savunmak gibi bir yanlışın içine giren yok. Tam tersine kellelerin uçurulmasını ve hesabın sorulmasını talep ediyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın il başkanları toplantısında yaptığı konuşma kellelerin koparılacağı umudunu doğurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan zamanlamasını kendi yapar, şeklini kendi belirler. Ama partide, bürokraside ve kabinede değişiklik yapılması yönünde talepler güçlendi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, genişletilmiş il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada bunun işaretini verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin” sözleri konuşmasının en çok alkışlanan bölümüydü. Bu partideki talebi ortaya koyması açısından önemli bir göstergeydi.
AK Parti’nin Genişletilmiş İl Başkanları toplantısı fon krizinin ardından yapılan ilk parti etkinliği olması açısından önemliydi. İlginç sahnelere neden oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan kimi zaman duygusallaştı, kimi zaman sesi çatallaştı kimi zaman da öfkeyle konuştu. Erdoğan’ın sesinin çatallaştığı sırada salonda ağlayanlar oldu. “Beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısının çalınması sırasında duygusal anlar yaşandı.
Erdoğan, aynı zamanda AK Parti’nin yol haritasını çizdi.
1- Erdoğan sözlerine, “Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum” diye başladı. Hatırladınız mı BM kürsüsünden de aynı şekilde konuşmuştu.
2- AK Parti’nin kurucu değerlerini hatırlattı. AK Parti, “Erdemliler hareketi” olarak doğmuştu.
3- AK Parti’nin gözü doymaz soyguncuların, kibir küplerinin değil, garip gurebanın partisi olduğunu hatırlattı.
4- Hani bir AK Partililer var bir de AKP’liler var diyorlar ya. Erdoğan, ‘AKP’lilere’ hatırlattı. “Biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların partisiyiz” dedi.
5- Özgür Özel gibi, “Sütte leke var bizim arkadaşlarımızda leke yok” demedi. “Bizim içimizde de yanlış yapanlar olabilir” dedi. Onların yanlışlarını savunmadı. “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı” dedi.
6- AK Parti’nin kirletilmesine izin vermeyeceklerini söyledi. “AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez” dedi.
7- Fon rezaletine bulaşanlara kapıyı gösterdi. “Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz” dedi. Bu tavır önemliydi.
Kriz dönemlerinde liderler fırtınalı denizlerdeki gemi kaptanlarına benzer. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar nice krizleri atlattı. Erdoğan’ı götürür, AK Parti’yi bitirir denilen krizlerin içinden güçlenerek çıktı. Erdoğan, “Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz” dedi.
Bunu bir kenara yazın. Erdoğan, bu krizden de güçlenerek çıkacak. Çünkü önümüzdeki dönemde ekonomik sıkıntılarla boğuşan emeklilerin, asgari ücretlilerin ve esnafın dertlerine derman olacak adımları atacak. Yine, “Yaparsa Erdoğan yapar” dedirtecek.
Meclis bugün açılacak. Ancak çalışmalarına salı günü başlayacak.
AK Parti, fon kriziyle ilgili salı günü Meclis’te Araştırma Komisyonu’nun kurulması için teklif verecek.
Bu birkaç açıdan önemli. Özgür Özel dönemi CHP’sinin yolsuzlukları savunduğu bir dönemde AK Parti fon krizini savunmak şöyle dursun üstüne üstüne gidiyor. Hesap sorulmasını istiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletin malına, milletin malına el uzatanla bizim işimiz olmaz, olamaz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon krizi patlak verdiği andan itibaren kriz toplantıları yapıyor, Bakanlar Kurulu’nda görüşüyor, üstüne üstüne gidiyor. Devlet Denetleme Kurulu’nu harekete geçirdi.
AK Parti salı günü ise Meclis Araştırma Komisyonu kurulması için teklif verecek. Zaten muhalefet partilerinin de bu yönde hazırlıkları var. Böylece iktidar ve muhalefetin ortak kararıyla Meclis’te Araştırma Komisyonu’nun kurulması sağlanacak.
Meclis Komisyonu kurulması birkaç açıdan önemli. Hem fon krizinin sağlıklı bir fotoğrafı çekilmiş olur. Kim yanlış yaptıysa ortaya çıkarılır. Hem de sistemin açıkları ortaya çıkar. Aksayan yönler tespit edilir. Ona göre yasal düzenleme yapılması gerekiyorsa yapılır.
BU MİLLETE VE BU CUMHURBAŞKANI’NA BU YAPILIR MI?
Bu millet gerçekten asil bir millet. Bunu 15 Temmuz gecesi gördük. Çıplak elleriyle tankları durdurdular.
Bu millet fidan gibi evlatlarını şehit verip “Vatan sağ olsun” diyen bir millet.
Halkımız bir süredir ciddi ekonomik sıkıntılar yaşıyor.
Emeklilerimiz, asgari ücretliler ve esnafımızın sıkıntısı büyük.
Bu milleti yaşadığı ekonomik sıkıntılar yıkmaz. Ama bir kısım aç gözlülerin, soyguncuların yaptığı vurgunlar bu milleti üzer.
Dün bir AK Parti milletvekili ile konuşuyorduk. Bir ara sesi çatallaştı, konuşmakta zorlandı. “Bu Cumhurbaşkanı’na bu yapılmaz” dedi.
Gerçekten de BM kürsüsünden katil İsrail’i yerden yere vuran, Gazze şehitlerinin dünyadaki sesi olan bu Cumhurbaşkanı’na bu yapılmaz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu hak etmiyor.
Bu millete yaptıkları ve Cumhurbaşkanı’na ödettikleri bedeller yüzünden bu fonculara karşı öfkem büyük.


