En sert, en öfkeli, en ödünsüz çıkışı geçen gün yaptı.
- İhracatçımız ürününü satmak için ülke ülke dolaşırken...
- Sanayicimiz etrafımızdaki ateş çemberine rağmen özveriyle çalışırken...
- Tüccarımız, esnafımız helalinden kazanmak için kılı kırk yararken...
- Piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını 10’a, 30’a katlayanlara, bu fahiş kazancın bedelini mutlaka ödeteceğiz.
Foncuların başlarına gelecek belaların ön habercisi gibi.
Mehmet Ali Erbil, hayatındaki kadınları anlatan oyununun sonunda gözyaşlarını tutamayarak şöyle diyor:
- Çocuklar şımarıklıklarını ana babalarına yaparmış.
- Onlara yapamadığım şımarıklıkları sizlere yaptım.
- Kızdırdıysam eğer çocukluğuma verin. (Hüngür hüngür)
Tam bu sırada izleyici sıralarından anaç bir kadın sesi:
Duygusal milletiz vesselam. Kolayca bağışlıyoruz.
ENERJİDE DÖNÜM NOKTASI: OSMAN GAZİ PLATFORMU
- Uzmanları söylüyor: Yüzer bir platformda üretim / depolama / tahliye yapabilen ülke sayısı azmış. Osman Gazi Yüzer Platformu’yla Türkiye işte bu lige giriyormuş.
- Osman Gazi Platformu için “bir teknoloji üssü” diyorlar işi bilenler. Açık denizde doğalgazı çıkarabilecek ayrıştırmayı yapabilecek ve sisteme iletecek bir teknoloji üssü.
- Osman Gazi’yle birlikte Sakarya Gaz Sahası’nda üretim kapasitesi katlanacakmış. Mühendislik açısından da lojistik açıdan da muazzam bir olay olduğu saptamasını yapanlar çok.
- Başta Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar olmak üzere Osman Gazi Platformu için emeği geçen herkese çok teşekkürler.
Muğla Belediye Başkanı Ahmet Aras AK Parti yolcusu.
Hissiyatımın dayanak noktasını şöyle izah edeyim:
Cemil Tugay için de benzer bir hissiyat oluşmuştu bende. Sonra bir baktım adam AK Parti’de.
SARIGÜL Ailesi için şunları söyleyebilirim:
- İnişleri de gördüler, çıkışları da gördüler.
- Adayı hiç terk etmediler, hep adada olmasını bildiler.
Fakat şu son olay Sarıgül Ailesi’ni çok esaslı biçimde sarsacak gibi.
Bu badireyi atlatmaları biraz zor görünüyor.
TRUMP’ın basın sözcülüğü görevini sadece beş gün sürdürebildi Katie.
Yapılmamış şaka, çekilmemiş parodi, patlatılmamış espri kalmadı.
Yüzlerce kadın, Katie’nin taklidini yaptı.
Koca koca adamlar, Katie’yle kafa bulmalara doyamadı.
Akran zorbalığına maruz kalan zavallı bir orta mektep kızına dönüştü Katie.
İlk gördüğümde feci antipatik bulduğum Katie için şimdi inceden üzülmeye başladım.
Sanırım benim yüreğim yufka mı yufka bir yürek.
- İki film de efsaneydi ama dizi, filmlerin sündürmesi gibi. Tıknefes olmuş. Gitmiyor. İkinci bölüme zor geçtim valla.
- Bir tekrar havası var dizide. Sadece Organize İşler filmlerinin tekrarı değil. Genel olarak Yılmaz Erdoğan’ın tekrarı.
- Hakkını yemeyeyim: Yer yer iyi espriler vardı dizide. Kahkaha attırmasa da tebessüm ettirdiği yerler oldu. Gerçi etrafımda kime sorsam “Bende tek bir mimik bile oynamadı abi” dediler ama neyse.
- Ben en çok Kıvanç Tatlıtuğ’a üzüldüm. Filmde kısa ve kararında bir rolle vurup geçiyordu, dizide ise abandıkça abanmışlar. Bu da Kıvanç Tatlıtuğ’un o muhteşem oyunculuğunun etki gücünü biraz olumsuz etkilemiş.
-Organize İşler dizisini izlerken şöyle hissettim: Film olacak bir öyküyü yayarak dizi yapmışlar. Niye böyle yaptılar acaba? Ekonomisi daha iyi diye mi? Bilemiyorum artık.





