Hazırlanan diğer iki iddianamede ise Denizolgun’un tutuklu doktoru Nurettin Demirkol’un “yalan tanıklık” suçundan 4 yıl, üç Adli Tıp Kurumu görevlisinin ise “belgede sahtecilik” suçundan 8 yıla kadar hapisleri istendi.
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun, Alihan Kuriş’in dayısıydı. Denizolgun, 2000 yılında Süleymancılar olarak bilinen cemaatin başına geçmişti. Denizolgun 27 Eylül 2016’da Beykoz’daki evinde ölü bulununca yerine yeğeni Alihan Kuriş geçti. Denizolgun’un diğer yeğeni Fatih Süleyman Denizolgun’un, amcasının öldürüldüğüne ilişkin iddiası üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tahkikat başlattı. Denizolgun’un mezarı açılarak numuneler alındı. Birçok kişi hakkında soruşturma başlatıldı. Alihan Kuriş de bu soruşturmada tutuklandı.
Hazırlanan iddianamede, Arif Ahmet Denizolgun’a ait telefonun ölümünden sonra yapılan parmak izi incelemesi sonrası mahkeme tarafından ablası Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’e teslim kararı verildiği, telefonun da içinde bulunduğu eşyaların bulunduğu çuvalın abla Kuriş’in avukatı Abdurrahim Çelik’e teslim edildiği, Çelik’in, Hilmi Tuna Kuriş’in yönlendirmesiyle Kısıklı’da bulunan eve götürdüğünü ve buradaki çalışana teslim ettiğini beyan ettiği anlatıldı. Arif Ahmet Denizolgun’un telefonunda olay sonrasında herhangi bir teknik ve bilirkişi incelemesi yapılmadığı, maktulun telefonunda ele geçirilecek mesaj içerikleri, fotoğraflar ve telefonda yer alan herhangi bir notun soruşturma konusu olayın aydınlatılmasında önemli delil teşkil edeceği ancak telefonun şüpheliler tarafından teslim alınmasına rağmen yok edildiği ifade edildi. Delil niteliği bulunan telefonun şüpheliler tarafından yok edilmesi eyleminin “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçu kapsamında kaldığı belirtilerek şüphelilerin 5 yıla kadar hapisle yargılanması talep edildi.




