ASAL Araştırma’nın “Sizce Türkiye’nin en önemli sorunu nedir” sorusuna verilen cevapta fon krizi yüzde 16.5’le ikinci sırada geliyor. Bu da fon krizinin toplumu derinden etkilediğini gösteriyor. Adaletsizlik, eğitim, işsizlik ve emekli maaşları bile onun gerisinde kalmış.

Siyasetin bunu çok iyi değerlendirmesi gerekiyor. Özellikle de AK Parti’nin. Çünkü AK Parti tabanında müthiş bir rahatsızlık söz konusu. AK Parti milletvekilleriyle konuşuyorum, onlar da rahatsız. Peki neden rahatsızlar? Foncular bizim değerlerimizi kirlettiler. “Yerli ve milli fon” kurduk diye pazarladılar. Değerlerimizi istismar ettiler.

Ekonomi bürokrasisinde ve siyasette fon rezaletini yaşatanlar AK Parti döneminde bu görevlere getirildiler. AK Parti’deki rahatsızlığın nedeni de bu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı” dediği kadrolar bunlar. O nedenle muhalif tabandan ziyade AK Parti tabanında büyük bir rahatsızlık yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Çürüyen kol kesilir” dedi. Özgür Özel gibi savunmaya geçmedi. “Sütte leke var bizim arkadaşlarımızda leke yok” demedi.

Tam tersine mücadeleyi seçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan büyük bir lider. Medya gazıyla hareket etmez. Şimdiye kadar da etmedi. Zamanlamayı kendisi yapar ama hem siyasette hem bürokraside kellelerin uçurulması gerekiyor. Kimsenin değerlerimizi çürütmesine ve “Erdemliler Hareketi” olarak başlayan bu davanın AK olan ismini kirletmeye hakkı yoktur.

Yine ASAL Araştırma’dan bir veriyi paylaşarak bir tehlikeye dikkatinizi çekmek istiyorum.

“Türkiye’nin sorunlarını hangi siyasi parti çözebilir?” sorusuna verilen yanıtta, “Hiçbiri” seçeneği yüzde 34.8’le birinci sırada geliyor. Bu iktidar ve muhalefet açısından iyi bir gösterge değil. Toplum siyaseti çare mercii olarak görmüyor. Eğer toplum sorunlarının çözümünde iktidar ve muhalefetten umudunu kestiyse ondan korkmak lazım.

Türkiye’nin sorunlarını AK Parti çözer diyenler yüzde 23’le ikinci sırada geliyor. 24 yıllık iktidara rağmen halkımız çare olarak AK Parti’yi görüyorsa muhalefetin şapkasını önüne koyup düşünmesi lazım.

Yeni Parti çözer diyenlerin oranı yüzde 16.6’yken, onu yüzde 3.8’le İYİ Parti takip ediyor. DEM Parti diyenler yüzde 2.5 çıkarken, MHP’yi adres gösterenlerin oranı yüzde 2.2 çıkıyor. CHP ise yüzde 1.1’le çok gerilerde yer alıyor. Koskoca Atatürk’ün partisi bu hallere mi düşecekti?

Zafer Partisi yüzde 1.1 çıkarken, Anahtar Parti yüzde 1’le onun arkasından geliyor. Yeniden Refah Partisi de yine yüzde 1’le aynı sırada yer alıyor.

MİT’TE EKONOMİ İSTİHBARATI BİRİMİ KURULMALI MI

Fon kriziyle ilgili birçok soru gündemde. Bu rezalet neden zamanında tespit edilemedi ve neden tedbir alınmadı gibi sorular kafamızı kurcalıyor. Ama ben başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Bizi hep ekonomi üzerinden vuruyorlar. Bizim artık MİT’in bünyesinde ekonomiyle ilgili bir birime ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Çünkü “Hırsız içeriden olunca kapıya kilit vurulmaz” denilir. Bu tür soygunları yapanlar kurumların içinden olunca tespit edilemiyor. Sonra bakıyorsunuz büyük bir soygun yaşanmış. Bunun önüne geçmek için MİT bünyesinde bir ekonomi istihbaratı biriminin oluşturulması gerektiğini düşünüyorum. Bu benim şahsi fikrim. Yaşanan rezaletlerden çıkardığım bir ders.

Fon krizi göstere göstere gelmiş. Bu fonlar şişirilirken görmesi gerekenler görmemiş, tedbir alması gerekenler almamış. Neden almamışlar? Belli ki soyguna ortak olmuşlar. Bu nedenle mevcut mekanizmaların dışında bir haber alma birimine ihtiyacımız var. Bu yüzden MİT içinde ekonomi istihbaratı yapacak olan bir birime ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

Bunun başka bir yönü daha var. Türkiye’yi hedef alanlar ekonomi üzerinden vuruyorlar. Bu yeni bir savaş çeşidi. Savaş uçaklarıyla, tanklarıyla, toplarıyla gelmiyorlar. Ekonomi füzesini savuruyorlar. Bizim buna göre tedbir almamız gerekiyor. Çünkü artık savaşların şekli değişti.

Diyeceksiniz ki MASAK var. MASAK çok önemli bir kurum. Bu tür yolsuzluklara karşı çok iyi mücadele ediyorlar. Haklarını teslim etmek gerekiyor. Ben farklı bir şeyi savunuyorum. MASAK adı üstünde Mali Suçları Araştırma Kurulu. Ben, ekonomiyle ilgili bir casus teşkilatı gibi çalışacak olan istihbarat servisinden söz ediyorum. Çünkü artık savaşların şekli değiştiği gibi yolsuzlukların rengi de değişti. Fon krizi bize şunu gösterdi ki, mevcut birimlerle bu mücadeleyi yapmakta yetersiz kalıyoruz. O nedenle dünyanın en güçlü istihbarat servislerinden olan MİT’in bünyesinde bir ekonomi istihbaratı masası kurulmalı. MİT, buna ne der bilmem. MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın bu konudaki yaklaşımı nedir doğrusu merak ediyorum.