- TAMAHKÂRLIK: Yedi büyük günahtan biridir tamahkâr olmak. Benim yedi günah sıralamamda her zaman birincidir.
- EMPATİ: Başkalarının parasını çarparak 3 milyonunu 3 ayda 3 milyar yapan birinin başkalarına karşı zerre empati geliştiremediğini söyleyebiliriz. Ne acı bir şey!
- KIVAM: Her şeyin bir kıvamı var. İktidarın göbeğinde olmanın da bir kıvamı var. “İktidarın göbeğindeyim, bana bir şey olmaz” diyerek kıvamı kaçırırsan... Gümlersin.
- FİNANS: Bunun okur yazarı olmak, genellikle başa bela getirir. Selamet ise bunun cahili olmaktan geçer.
- İDEALİZM: Fon olayına bulaşıldığı anda biten şeye idealizm denir.
- ARINMA: Kemal Kılıçdaroğlu bu sözcüğü bir hayli yordu, yıprattı bunun farkındayım. Ancak AK Parti’nin önünde bu sözcüğü yeniden tazeleyip enerjik hale getirmek için mükemmel bir fırsat var.
- İNFİAL: Selvi’nin yazdığına göre fon olayı karşısında AK Partili milletvekillerinde oluşan genel hava.
- GÜRLEK / ŞİMŞEK: Fon krizinin iki mutemet ismi. Birbirlerine referans verdikleri müddetçe güven oluşur.
- ÖFKE: Erdoğan öfkeli. Partinin ileri gelenleri öfkeli. Partinin tabanı öfkeli. Partiye gönül verenler öfkeli. Sonsuz haklı bir öfkedir bu.
- İDEOLOJİ: Eğer vurguncu söz konusuysa ideolojinin i’sinden bile söz edilemez. Vurguncunun ideolojisi olmaz çünkü.
- ROBİN HOOD: Robin Hood yöntemine büyük ihtiyaç var: Fon vurguncularının elde ettikleri vurgunlara el konulup küçük yatırımcılara verilmeli.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifa etmesi gerektiğini söyleyen ilk isim gazeteci Sinan Burhan oldu.
İktidara yakın bir gazeteci olan Sinan Burhan’ın hakkını...
Hiç sağına soluna bakmadı. Hiç ortam kollaması yapmadı.
İktidara yakın isimler arasında Fatma Betül Sayan Kaya’ya istifa çağrısını yapan ilk isim oldu.
ANAHTAR Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu şöyle demiş:
“Başörtüsü yasağını çözdük diye gurur duydunuz. Başörtülü bakanınız milleti soydu.”
- Başörtülü biri, yanlış yaptığında... Kabahat başörtü sorununun çözülmesinde mi aranacak?
- “Başörtülü olmak” ile “yanlış yapmak” arasındaki bağlantının, “başı açık olmak” ile “yanlış yapmak” arasındaki bağlantıdan farkı nedir?
“Acayip parlak bir şey buldum galiba” coşkusuyla önüne arkasına bakmadan argüman ileri sürmeseniz mi acaba Yavuz Bey?
AK Parti Genel Baştan Vekili Mustafa Elitaş.
Fon kriziyle ilgili kurduğu cümleler şunlar:
- Bizden ya da başkaları. Kim varsa hesabını verecek kardeşim.
- Kim bu işte bilerek manipülasyon yaptıysa, giriş / çıkış tarihini bilerek 10 milyon lirasını 100 milyon lira yapanlar hesabını verecek.
- Kimin bebesi, kimin oğlu, kimin çocuğu olursa olsun... Hiçbir ayrım yok.
Fon kriziyle ilgili AK Parti’nin en yüksek makamlarından şu ana kadar yapılmış...
En net, en ödünsüz, en köşeli açıklama Mustafa Elitaş’ın açıklamasıdır.
Şimdi hepimiz bu güçlü açıklamanın gereğinin yerine getirilmesini bekliyoruz.
AK Parti çevrelerinden yükselen yeni ses şu:
Pisliğe bulaşan kim varsa... Saklanmasın. Çıksın ortaya. Gereğini yapsın.
Yeni Şafak yazarı Aydın Ünal’ın şu paylaşımı, bu yükselen sesin şahikası oldu:
“Bu pisliğe bulaşmış kim varsa hayatında bir kez olsun mertçe davransın. Çıksın, ‘Ben yaptım’ desin. İtiraf etsin. Kenara çekilsin. Gizlenip, ‘belki beni bulamazlar’ deyip, her gün patlayacak skandallarla AK Parti teşkilatlarına her gün yeni bir bedel ödetmeye, moralleri bozmaya kimsenin hakkı yok. Nasıl olsa yakalanacaksınız. Teslim olun ki işleri kolaylaştırın.”
Pisliğe bulaşanlar için yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yok.
AK Parti tabanı iyi sınav verdi demiştim dünkü yazımda.
Yadırgayanlar için “kötü sınav / iyi sınav” olgusuna açıklık getiriyorum:
Sütte leke var, bizimkilerde yok / Havluyu bile savunuruz icabında / Üç villayı ucuza kapatmış, ne var bunda / Yolsuzluk değil siyasi / Baklava kutusu polisin dümeni / Muhittin’in bir suçu yok / Özkan Başkan’ımızın yanındayız.
Kim yaptıysa hesabını versin / Fatma Betül Sayan Kaya’nın yaptığı kabul edilemez / Sonuna kadar üstüne gidilsin / Kimsenin gözünün yaşına bakılmasın / Fon vurguncularının yatacak yeri yok.





