AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in 22 Ağustos’ta Bodrum’da düzenlenen Limak Filarmoni Orkestrası konserine katıldığını, bir sıra arkasında ise soruşturmada adı geçen ve 20 milyarla yurtdışına firar ettiği öne sürülen Osman Arıkan Nacar’ın bulunduğunu kendi sosyal medya hesabından paylaşan sözcü.com.tr editörü arkadaşımız Mustafa Balcı ve Gazeteci Şaban Sevinç 9 Ekim'de tutuklanarak Metris Cezaevi'ne gönderilmişti.
Aynı soruşturmada SÖZCÜ TV Programcısı Murat Ağırel ve SÖZCÜ Gazetesi yazarı İsmail Saymaz hakkında önce adli kontrol kararı verilmiş ardından savcılığın kendi talebine itirazı sonucu ev hapsi cezası verildi. SÖZCÜ Gazetesi yazarı İsmail Saymaz, SÖZCÜ TV'de Ekrem Açıkel ile Hafta Başı programında evinden elektronik kelepçe ile katıldı.
'YAŞADIĞIMI İŞ KAZASI OLARAK GÖRÜYORUM'
"- İyi akşamlar herkese, gurur falan duyduğum yok. Bir zorunluluk olursa cezaevi de ev hapsi de göğüslenir ama bundan gururlanılacak bir pay çıkarmak mümkün değil. Gazetecilik bir gösteri sanatı değil. Ben bir hobinin erbabı değilim. Bir ideolojik amacı gerçekleştirmek için de Gazetecilik yapmıyorum. Bu benim işim. Hem mektepli hem alaylıyım. Bundan başka da bir iş elimden gelmiyor. Hayatımım bununla kazanıyorum. Bir cesaret gösterisi olsun diye de bu işi yapmıyorum. Bundan dolayı yaşadığım sorunları da iş kazası olarak görmeyi tercih ederim. Bir belediye işçisinin maalesef yaşadığı kazalardan biri de gazetecilerin otoriteler tarafından cezalandırılması oluyor.
'HAKSIZLIĞA UĞRADIK'
- Büyük bir haksızlığa uğradığımız kanaatindeyim. Sadece özgürlüğümün kısıtlanması değil gazetecilik işime yapamamış olmak. Suçum ve mesleki kusurum olmadığı halde böyle bir ceza ile karşı karşıya kalmaktan dolayı derin bir haksızlığa uğramışlık inancındayım."
'ARKADAŞLARIMIZ TUTUKLANINCA ÇOK ÜZÜLDÜM'
Sözcü.com.tr editörü arkadaşımız Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç'in tutuklanma anını anlatan Saymaz şu ifadeleri kullandı:
"- Onlar tutuklandılar ve çok üzüldüm. Beklemiyordum onlar da beklemiyordu. Sarıldık vedalaştık. Sizi ziyarete geleceğim dedim. Biz eve gittik gece uyuduk sabah uyandık ve ev hapsine dönmüş durumumuz ama yine de uyanır uyanmaz yine mi dedim. Ev hapsinde yaşayacak bir gazeteci için derhal önlemler ne ise ilk başta sim kart çıkartmak olmak üzere sonra evde polis arkadaşları bekledim ve geldiler.
'ÇOCUĞUMA PEMBE BİR YALAN BULDUM'
- Benim iki çocuk var. Biri üç buçuk yaşında o gördü bunu. 'Baba bu ne' dedi. 'Ayak saati' dedim. Pembe bir yalan bulayım dedim. Ayak saati ne işe yarıyor dedi. Sağlık için gerekli dedim. Ben de ileride büyük adam olunca takabilir miyim dedi. Yani öyle bir cümle ki böyle dua edilecek amin denilecek bir dua değil. Böyle tuhaf bir hal.
- Plastik kelepçe iki parça. İki tane pembe ışık var. Oraya bir şarj aparatı takılıyor. Sinyal de veriyor o. Şarj sorumluluğu da bende. Bunu çıkartamıyorsun yani duş alırken de ayağında oluyor."
'TÜRKİYE'DEN BAŞKA GİDECEK YERİM YOK'
"- Türkiye'den başka gidecek yerim yok. ben gidecek adam değilim ama hem yurtdışı yasağı hem de ev hapsi aldım. Ne suçumuz olduğuna inanıyorum ne de kusurumuz olduğuna ben ve arkadaşlarım dahil."




