Fransa'da ekonomik faaliyet, ekim ayı öncü bileşik PMI verilerine göre daralma bölgesine geçti.
S&P Global'in imalat ve hizmet sektörlerini içeren bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi'ne (PMI) ilişkin ekim ayı öncü verileri açıklandı.
Buna göre, ülkede eylülde 51,1 puan olan bileşik PMI, ekimde 48,4'e inerek son 4 ayın en düşük seviyesine geriledi.
Büyümeyi gösteren 50 puanlık eşik değerinin altında kalan bileşik PMI'ya ilişkin piyasa beklentisi, endeksin 50,5 puana gerileyeceği yönündeydi.
İmalat ve hizmet sektörleri daralma bölgesinde
Sektörel bazda incelendiğinde, Fransa'da eylülde 51,2 olan hizmet sektörü PMI, ekimde 48,4 puana gerileyerek son 2 ayın en düşük seviyesine indi.
İmalat sanayi PMI ise eylüldeki 50,6 seviyesinden ekimde 49,3 puana düşerek son 11 ayın en düşük değerine geriledi.
Son öncü PMI verileri, Fransa'da özel sektör ekonomisinin ekim ayında kötüleştiğini ve eylül ayındaki büyüme toparlanmasının ardından hızlı geri dönüş yaşandığını gösterdi. Faaliyet seviyelerini baskılayan temel unsur, Fransız mal ve hizmetlerine talepte mayıs ayından bu yana görülen en keskin düşüş olarak gösteriliyor, ankete katılan işletmeler, bu durumu artan belirsizliklere ve ekonomik baskılara bağladı.
İş dünyasının beklentilerine bakıldığında son veriler, Fransa'nın ekonomik görünümüne ilişkin son 6,5 yılın en karamsar değerlendirmesini ortaya koydu.
S&P Global Market Intelligence Ekonomisti Joe Hayes, verilere ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Eylül ayında kaydedilen ekonomik toparlanma kısa ömürlü oldu. Ekim ayında finansal koşulların hızla kötüleşmesi ve ülke genelinde artan siyasi baskılar göz önüne alındığında, bu tablonun ortaya çıkması şaşırtıcı değil." ifadelerini kullandı.
Hayes, ekim ayı rakamlarının gelecek dönemdeki ekonomik seyrin göstergesi olabileceği uyarısında bulundu.
Öte yandan, Fransa'da bir yandan ekonomik göstergeler alarm verirken diğer yandan toplumsal ve siyasi huzursuzluk giderek derinleşiyor. Geçen hafta sonu yüksek yaşam maliyetlerine karşı ülke genelinde düzenlenen protestolar, sokak çatışmalarına ve yağma olaylarına sahne oldu.
Öğrenci sendikaları ile "Sarı Yelekliler" hareketi, 24 Ekim Cumartesi günü için de yeni kitlesel eylem çağrılarında bulundu.
Ekonomideki kırılganlığı artıran bir diğer kritik gelişme ise bütçe çıkmazı oldu. Parlamento desteği zayıflayan hükümetin bütçe tasarısını yasalaştırma ve yüksek kamu açığını azaltma çabaları, piyasalarda borçlanma maliyetlerinin artmasına yol açtı. Fransa'nın 10 yıllık devlet tahvili getirisi, bu hafta yüzde 5 sınırını aşarak son 24 yılın en yüksek seviyesine tırmandı.
Şubat ayı sonlarında yüzde 3,2 seviyesinde olan Fransa'nın borçlanma maliyeti, Orta Doğu'daki gerilimin enflasyonu körüklemesi ve yüksek borç yüküne sahip ekonomileri baskı altına almasıyla yükseldi. Fransa, G7 ülkeleri arasında tahvil piyasalarında en büyük darbeyi alan ülke oldu.
Cumhurbaşkanı seçimi öncesi risk senaryoları
Gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçimi öncesinde tırmanan siyasi belirsizlik, yapısal kırılganlığı daha da derinleştiriyor. Anketlerde aşırı sağcı lider Marine Le Pen ile sol muhalefetin güçlü ismi Jean-Luc Mélenchon'un diğer adaylar karşısında farkı açması dikkati çekiyor.
Analistler, bu iki siyasi kutbun öne çıkmasını, bütçe açığını azaltma ve mali disiplin sağlama çabaları açısından en olumsuz senaryo olarak değerlendiriyor.
Mevcut siyasi atmosferde seçim öncesinde herhangi bir mali kemer sıkma politikasının uygulanmasına yönelik siyasi eğilimin zayıf olduğunu ifade eden analistler, piyasalardaki mevcut risklerin daha da artabileceğine dikkati çekiyor. Sıkı finansal koşullar, siyasi belirsizlik ve daraltıcı maliye politikalarının kıskacındaki Fransa ekonomisi üzerinde, toplumsal olayların devam etme olasılığı da ek bir baskı unsuru oluşturuyor.
Bu gelişmelerin ortasında piyasalar, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's tarafından Fransa'ya ilişkin bugün açıklanması beklenen karara odaklandı.
Ülkenin kredi notunun mevcut "Aa3", kredi notu görünümünün ise "negatif" olması nedeniyle olası bir not indirimi piyasada en büyük risk senaryosu olarak değerlendiriliyor.
Diğer kredi derecelendirme kuruluşları S&P ve Fitch'in Fransa'yı halihazırda Moody's'e kıyasla bir kademe daha düşük bir notla derecelendirmesi de bu baskıyı teyit ediyor.
Analistler, olası not indiriminin Fransız devlet tahvillerinin risk primlerini daha da artırabileceğini, bu durumun hem avro hem de Avrupa bankacılık sektörü üzerinde ciddi bir baskı oluşturabileceğini öngörüyor.



