Tutuklanmasının ardından Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hakan Bahçetepe ile 8 sanığın yargılandığı dava karara bağlandı.
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Bahçetepe ile bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı.
Duruşmada savunma yapan avukatlar, müvekkillerinin üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi.
Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanık Hakan Bahçetepe'nin "rüşvet alma" suçundan 6 yıl 3 ay hapisle cezalandırılmasına karar verdi.
Bahçetepe'nin, "haksız mal edinme" ile "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından hakkında yeterli delil elde edilemediği ve suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine hükmeden heyet, sanığın "konutu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol şartıyla tahliyesini kararlaştırdı.
Heyet, sanık Baki Aydöner'in "rüşvet almak ve vermek suçuna aracılık etmek" suçundan 6 yıl 3 ay, sanık Seza Büyükçulha'nın da bu suçtan 7 yıl 9 ay 22 gün hapisle cezalandırılmasına hükmetti.
Sanık Erdal Celal Aksoy'a "rüşvet almak" suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezası veren heyet, sanık Gürkan Dölekli'nin "rüşvet vermek" suçundan 7 yıl 9 ay 22 gün, Özer Ayık'ın da aynı suçtan 6 yıl 3 ay hapisle cezalandırılmasını kararlaştırdı.
Heyet, Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal'in üzerlerine atılı "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçundan haklarında yeterli delil elde edilemediği ve suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatlerine hükmetti.
Mahkeme heyeti, Aziz İhsan Aktaş hakkında, üzerine atılı "rüşvet vermek" suçundan, "rüşvet veren veya bu konuda kamu görevlisi ile anlaşmaya varan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce pişmanlık duyarak yetkili makamları haberdar ettiği anlaşılmakla sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına" dair karar verildiğini bildirdi.
Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, iki ayrı eyleme yer verilirken ilk eyleme ilişkin yapılan değerlendirmede, Seza Büyükçulha ve Baki Aydöner'in "Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında da sanık olarak yer aldıkları ifade edilmişti.
Bu davada Aydöner'in üzerine atılı suçlara ve sanığın karıştığı eylemlere bakıldığında, İBB'de görevi bulunmamasına rağmen İmamoğlu'na yakınlığını kullanarak sahip olduğu gücü haksız kazanç sağlama noktasında kullandığı anlatılan iddianamede, sanığın müteahhitlerle görüşüp belediyeden alacaklarını tahsil ettirdiği, karşılığında maddi menfaat sağladığı öne sürülmüştü.
İddianamede, sanığın Aziz İhsan Aktaş'ın firması adına kayıtlı bir aracı bilabedel kullandığı, Aktaş'ın sanıkla tanıştıktan sonra kendisine 100 bin dolar verip bir nevi jest yaptığı kaydedilerek, "Aziz İhsan Aktaş'ın da CHP'de, İBB'de etkili olan kişilerle temas sağladıktan sonra bu kişilere maddi jestler yaparak ilişkisini kuvvetlendirdiği, bu kişilerle para ilişkisine girerek işlerini çözmeye, yeni ihaleler almaya çalıştığı gerek kendisinin yargılandığı davada gerekse 'Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü'nün yargılandığı davada ortaya konulmuştur." ifadelerine yer verilmişti.
Aziz İhsan Aktaş'ın, Baki Aydöner ve Ertan Yıldız ile Burak Korzay üzerinden tanıştığı belirtilen iddianamede, bu kişilerin maddi taleplerini karşılayarak işlerini ve sorunlarını çözmeyi amaçladığı ileri sürülmüştü.
İddianamede, sanık Aydöner'in savunmasında aracı kiraladığını ancak fatura vesaire verilmediği için aracı iade ettiğini belirtmişse de kendisinin CHP'li siyasi kimliği dışında aileden gelen esnaf kimliğinin de bulunduğu, herkes gibi araç kiralamanın prosedürlerini bilebilecek konumda olduğu anlatılmıştı.
İddianamede, şu ifadelere yer verilmişti:
"Dolayısıyla Aziz İhsan Aktaş'tan elde ettiği haksız menfaatler konusundaki beyanlarına itibar edilmemiş, şüphelinin CHP'li belediyelerde iş çözme, belediyeden talebi bulunan kişi ve müteahhitlerden kazanç sağlama gayesiyle hareket ettiği, şüpheli Seza Büyükçulha'nın da İmamoğlu'yla yakın arkadaşlığını kullanarak nüfuz elde ettiği, CHP'li belediyelerden talepte bulunan kişilerin taleplerini karşılamaya, işlerini çözmeye çalıştığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla her ne kadar şüpheliler Baki Aydöner ve Seza Büyükçulha'nın kazı izni, iş yeri açma ruhsatı verme konusunda doğrudan yetkileri olmasa da bu izinleri alabilecek etkiye sahip oldukları görülmüştür."
"Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak", "ihaleye fesat karıştırma", "edimin ifasına fesat karıştırma", "rüşvet verme", "resmi belgede sahtecilik", "özel belgede sahtecilik", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından yargılanan Aziz İhsan Aktaş'ın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık göstererek samimi beyanlarda bulunduğu belirtilen iddianamede, kendisinden para talep eden belediye başkanları ve bunlarla irtibatlı kişiler hakkında bildiklerini başsavcılıkla paylaştığı, para verme eylemlerini dekont ve tarihleriyle somutlaştırmaya çalıştığı, bu kapsamda alınan beyanının tespit edilen hususlarla uyumlu olduğunun görüldüğü kaydedilmişti.
İddianamede, sanık Hakan Bahçetepe'nin "haksız mal edinme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "rüşvet alma" suçlarından 10 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.
Diğer sanıklar Gürkan Dölekli, Baki Aydöner, Özer Ayık, Seza Büyükçulha, Erdal Celal Aksoy, Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal'in ise "rüşvet almak", "rüşvet vermek", "rüşvete aracılık etmek", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" gibi suçlardan 3 yıldan 24'er yıla kadar değişen sürelerde hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.
İddianamede, "Gerek Hakan Bahçetepe'ye gerekse de Erdal Celal Aksoy'a rüşvet verilmesi eylemlerinin soruşturma başlamadan evvel Cumhuriyet Başsavcılığımıza şüpheli Aziz İhsan Aktaş tarafından bildirilmesi ve haberdar etmesi nedeniyle, Aktaş hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 254/2 maddesinde yer alan hükümlerin uygulanmasına, şüpheli hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talep olunur." ifadeleri kullanılmıştı.



