Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran'ın karşılık vermesiyle tırmanan jeopolitik gerilim, dünyanın en stratejik enerji ve ticaret geçiş güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın fiilen sevkiyata kapanmasına yol açtı. Bu durum, küresel tarım sektörünün en kritik üretim girdisi olan gübre arzını ciddi şekilde kısıtladı.

Emtia piyasası bu yıl itibarıyla özellikle tarım ürünleri tarafında, jeopolitik risklerin, sıcak çatışmaların ve enerji krizlerinin yönlendirdiği "oynaklığı yüksek" bir dönem geçiriyor.

Jeopolitik gerginlik ortamında emtia piyasasındaki ürünlerin fiyatlamalarında, limanlardan çıkıp çıkamayacağı veya gemilerin sigortalanıp sigortalanamayacağı gibi belirsizlikler de etkili oluyor.

Jeopolitik gerilimlerin yoğunlaştığı bu ortamda emtia piyasasını en fazla etkileyen unsurların başında enerji ve petrol arzına yönelik sıkıntılar geliyor.

Orta Doğu'daki sıcak çatışmaların petrol arzını tehdit etmesi ve Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarındaki riskler, ham petrol fiyatlarında ciddi risk primleri oluşturdu. Yüksek petrol fiyatları, tarımsal üretimin en temel girdilerinden olan dizel yakıt maliyetlerini artırırken, asıl yıkıcı etkiyi doğal gaz ve amonyak fiyatları üzerinden gübre piyasasında gösteriyor.

Enerji yoğun bir süreç olan gübre üretiminde maliyet şokları etkili oldu. Bu durum çiftçilerin gübre kullanımını azaltmasına ve küresel hektar başına verimlilik beklentilerinin düşmesine neden oldu. Gübre ticaretinin yaklaşık üçte birinin Hürmüz Boğazı’ndan geçmesi, erişim olanaklarını sınırlandırarak maliyetlerdeki yukarı yönlü baskıyı artırdı.

Gübre arzına yönelik endişelerin ortaya çıkmasıyla diamonyum fosfat gübresinin ton başına fiyatı yılın 9 ayında yüzde 28,4 artarak 802,5 dolara çıktı. Diamonyum fosfat gübresinin ton başına fiyatı 2025 yılını 625 dolardan tamamlamıştı.

Bu dönemde mısır fiyatı yüzde 13,3, soya fasulyesi fiyatı yüzde 22,6 arttı.

"Tedarik zincirlerinin daha uzun mesafelere yönelmesi maliyetleri artırabiliyor"

Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, arz şoklarının yalnızca üre bazlı azotlu gübrelerle sınırlı kalmadığını belirterek "Mısır ve soya fasulyesi gibi temel tarım ürünlerinin verimliliğinde kritik rol oynayan diamonyum fosfat gübresi lojistik darboğazlardan yoğun şekilde etkilenmektedir. Diamonyum fosfat üretiminde hayati önem taşıyan kükürt ve amonyak tedarikinin önemli bir kısmının Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşmesi, fosfatlı gübre fiyatlarında da kalıcı bir katılık yaratmaktadır." yorumunu yaptı.

Gözgör, bu durumun küresel çapta çiftçilerin hedeflenen gübre veriminden taviz vermesine yol açarak, tarımsal rekolte beklentilerinde yapısal düşüş riskini canlı tuttuğunu belirtti.

Hürmüz Boğazı'ndan gübre sevkiyatlarının haziranda imzalanan ABD-İran mutabakatının ardından kısa süreliğine toparlandığını ancak ateşkesin haziran sonunda bozulması ve temmuz ortasında çatışmaların yeniden alevlenmesiyle bu toparlanmanın kesintiye uğradığını vurgulayan Gözgör, sonraki dönemde sevkiyatların kısmen yeniden artmış olsa da savaş öncesi seviyelerin altında kalmaya devam ettiğini belirtti.

Gözgör ayrıca alternatif tedarikçilerin devreye girmesinin küresel arz açığını önemli ölçüde azalttığını, tedarik zincirlerinin daha uzun mesafelere ve farklı üreticilere yönelmesinin maliyetleri artırabildiğini ifade etti.

Enerji fiyatlarında yeniden yükseliş yaşanmasının özellikle doğal gaz ve azotlu gübre maliyetleri üzerinden fiyatların tekrar yukarı yönlü hareket etmesine neden olabileceğini dile getiren Gözgör, tarımsal ürünlerde kısa vadede fiyatların mevcut stoklar, ihracat akışları ve navlun/savaş riski üzerinden şekillendiğini ifade etti.

Orta vadede yüksek gübre ve enerji maliyetlerinin ekim alanı ve verimlilik üzerindeki etkisinin 2027 yılında belirleyici olacağı öngörüsünde bulunan Gözgör, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Gübre fiyatlarındaki hareketin tarımsal emtia fiyatlarına etkisi ise daha çok gecikmeli ve arz kanalı üzerinden ortaya çıkmaktadır. Gübre maliyetlerindeki yükseliş, çiftçilerin üretim maliyetlerini artırarak kar marjlarını baskılarken, yüksek maliyetlerin uzun süre devam etmesi gübre kullanımının azaltılmasına, ekim alanlarının değiştirilmesine veya daha az gübre gerektiren ürünlere yönelime neden olabilir. Özellikle azot, fosfor ve potasyum kullanımındaki azalma, kısa vadede üretici maliyetlerini sınırlasa da sonraki dönemde verim üzerinde baskı oluşturabilir."