ATATÜRK DİYOR Kİ: Basın milletin müşterek sesidir. Başlı başına bir kuvvet bir rehberdir. Hiçbir sebeple tahakküm ve nüfuza tabi tutulamaz. Basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir.
ANAYASA MADDE 26: Herkes, düşünce ve kanaatlerini tek başına ve toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.
ANAYASA MADDE 28: Basın hürdür, sansür edilemez. Devlet, basın ve haber alma hürriyetini sağlayacak tedbirleri alır.
Türkiye dün güne muhalif bir TV kanalı olan Halk TV’nin yayınlarının kesilmesiyle uyandı. Yüzlerce polis,şafak vakti saat 05.00’te kanalın Topkapı’daki binasını kuşattı. O sırada canlı olarak yayınlanan haber bülteninin yayını kestirildi ve bir film yayına sokuldu. Bu arada kanalın yönetimine kayyum atandığı açıklandı.
Halk TV’nin binası içine giren polisler, arama yaptı. Halk TV binasının önü ve kanalın bulunduğu yol polis barikatları ile çevrildi.
Halk TV’nin Topkapı’daki binasının önündeki polis barikati kuruldu.
Haberin duyulması üzerine kanal çalışanları binaya geldi ancak Tuzun süre binaya girişlerine izin verilmedi. Bu arada Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, halkın bilgi alma hakkı için canlı yayın akışını devam ettirmek istedi ancak kayyum izin vermedi.
Kayyum tarafından kanalın normal yayın akışının kesilmesinin ardından Halk TV muhabirleri, kayyum yayını yerine YouTube’dan ortak yayın gerçekleştirdi. Muhabirler, bulundukları noktalardan canlı bağlantı yaptılar.
Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, kanala kayyum atanmasının ardından çalışma arkadaşlarıyla birlikte stüdyoya son kez girerek veda konuşması yaptı. Toktaş, “Ana kumanda bizde olmadığı için yayında veda edemedik ama bir biçimde sesimizi duyurmaya çalışacağız. Gazetecilik bitmez” dedi.
Toktaş, “Aşağı yukarı 20 yıldır yayında olan bir kanala Türkiye’nin yeni normali olarak gece yarısı operasyonla el konuldu. Bilme hakkımız engelleniyor. Daha önce çok badireler atlattık. Arkadaşlarımız dövüldü, cezaevlerine atıldık, yayınlarımız durduruldu, frekans iptalleriyle sürekli tehdit edildik. Bu tehditler altında sesimizi kısmadık, doğru bildiğimiz neyse onu vermeye çalıştık. Tarihin doğru tarafında durmaya devam edeceğiz” diye ekledi.
Bu arada kanalın kapatıldığı duyulunca destek ziyaretleri de başladı. Yeni Parti heyeti, kanalı ziyaret ederken, Ali Mahir Başarır “Bu karanlık bitecek” dedi. Yeni Partililer de seçmenlerini destek ziyaretine çağırdı. Başka kentlerde de destek gösterileri düzenlendi.
Halk TV çalışanları açıklamayı böyle yaptı.
Halk TV’nin internette de sesi kesildi
Halk TV’ye kayyum atandı ve yayınlar durdurulduktan sonra kanalın milyonlarca takipçili sosyal medya hesapları hakkında da erişim engeli kararı verildi. Kanalın 2,59 milyon aboneli YouTube kanalı (@Halktvkanali), 3 milyon takipçili X hesabı (@halktvcomtr) ve 1,5 milyon takipçili Facebook sayfası (halktvcomtr) yer aldı. Kanalın Instagram, TikTok ve Telegram hesapları da yasaklandı.
İktidarın kayyumu İbrahim Paşalı
Muhalif ve bağımsız medya kuruluşlarına yönelik operasyonların ardından aynı isim yine sahneye çıktı. Daha önce Flash Haber, EkoTürk, Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT ve TELE1’e kayyum olarak görev alan eski Yeni Şafak yazarı İbrahim Paşalı, son olarak Halk TV’ye de kayyum olarak atandı.
Şirketlerine el kondu ailesi gözaltına alındı
“Bugün Türkiye adına karanlık bir gün. Kanalımızı mutlaka geri alacağız. Yapmayın, etmeyin. Türkiye bu kötülüğü hak etmiyor”
Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu, sosyal medya hesabından videolu açıklama yaptı.
“Bugün Türkiye adına karanlık bir gün. Kanalımızı mutlaka geri alacağız” diyen Mahiroğlu, “Halk TV’ye sahip çıkmak Türkiye’deki demokrasi mücadelesine sahip çıkmak demektir. İktidarı bu yanlış adımdan geri dönmeye çağırıyorum: Yapmayın, etmeyin. Türkiye bu kötülüğü hak etmiyor” ifadelerini kullandı.
Hakkındaki suçlamaları reddeden Cafer Mahiroğlu, “Bu saldırı sadece bana yönelik olmadı. 7 aile bireyimi de gözaltına aldılar. En çok zoruma giden şu oldu: Sivas’ın Gürün ilçesinde 70 yaşındaki abimin evine gidip onu gözaltına aldılar” dedi. Halk TV’ye destek çağrısı yapan Mahiroğlu, şunları söyledi:
“Bu mücadele hepimizin mücadelesidir. Sizleri Halk TV’ye sahip çıkmaya davet ediyorum."
YENİ Partili vekiller Halk TV’ye desteğe geldi.
Türofed Başkanı da gözaltında
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada 11 kişi gözaltında.
Mahiroğlu ile ilişkili olduğu şirketlere el konuldu ve TMSF kayyum olarak atandı.
Gözaltına alınanlar: Harika Akkaya, Mahiroğlu’nun ağabeyleri Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir ve Mustafa Özdemir, baldızı Armağan Küçük ile Mediha Burumoğlu, Halit Akın, Ali Turan, Murat Koçak, TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı, Mahiroğlu’nun eniştesi Süleyman Özen. Yurt dışında olanlar: Cafer Mahiroğlu, Hakan Arıcan, Mehmet Necati Yağcı ve Sevim Kul.
Doruk Bulut cezaevinde. Müteahhit Fatih Yadoğlu firari.
BASIN ÖRGÜTLERİ AYAKTA:
Haber alma hakkına yönelik büyük darbe
Basın Konseyi: Halk TV’nin sesinin kısılması halkın haber alma hakkına ve demokrasiye en büyük darbedir.
TGC: Kayyum, basını vesayet altına almanın aracına dönüşemez. Basın hürdür, sansür edilemez! Demokrasinin kapkapara günü.
ÇGD: Halk TV’ye kayyum atanması ve yayının durdurulması, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır müdahaledir.
AB: Basın özgürlüğü yakında anı olacak
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterdi. Amor, şunları kaydetti:
“Medyanın yüzde 90’ını kontrol etmekle yetinmeyen Türk yetkililer, yüzde 100’ünü hedefliyor. Tele1’den sonra sıra Halk TV’ye geldi, buraya da bir kayyum atandı. Geniş çaplı sansür ortamında, medya ve ifade özgürlüğü yakında sadece bir anıdan ibaret olacak.”
Medya özgürlüğüne acımasız bir saldırı
Uluslararası Af Örgütü, Halk TV’ye yönelik baskına tepki göstererek, gelişmeyi “medya özgürlüğüne acımasız bir darbe” olarak nitelendirdi. Uluslararası Af Örgütü Avrupa Direktör Yardımcısı Esther Major, “Türk yetkililerinin muhalif sesleri tamamen susturmak için son girişimi” yorumu yaptı.
Baro: Hukuksuzluğa son verin
İstanbul Barosu, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterdi. Uygulamanın hukuk devleti normuna açıkça aykırı olduğu belirtilen açıklamada, şöyle denildi:
“Hiç kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz. Hukukun üstünlüğünü savunmak ve insan haklarını korumakla yükümlü İstanbul Barosu, Halk TV’ye yönelik bu hukuk dışı operasyonu yakından izliyor. Halk TV’ye yönelik hukuka aykırı müdahalelere derhal son verilmeli, yayın yeniden başlatılmalı ve TMSF’nin el koyma kararı geri çekilmelidir.”



