Mevsim yağışlarının etkisiyle hububat üretiminde tarihi bir artış yaşandı. Yaklaşık 3 milyon 700 bin dekarlık devasa alana ekilen tarlalardan 1 milyon 500 bin tonun üzerinde rekor rekolte elde edildi. Ancak hasat edilen tonlarca ürünün aynı anda alım merkezlerine yığılmasıyla birlikte ciddi bir depolama krizi patlak verdi. Bölgedeki yüz binlerce ton kapasiteli kapalı depolar günler içinde tamamen dolunca, açıkta kalan yüz binlerce ton buğday için acil önlem alındı.

Kapalı alanlarda tek bir boş yer kalmayınca, geçmiş yıllarda da uygulanan ve halk arasında "yer altı ambarı" olarak bilinen geleneksel saklama yöntemi devreye sokuldu. Kiralanan 100 dönümlük arazide sabahtan akşama kadar aralıksız mesai yürütülüyor. Günlük bin tonu bulan ürün, iş makinelerinin açtığı metrelerce derinlikteki çukurlara boşaltılıyor. Mahsulün yağmurdan, nemden ve zararlılardan korunması için çukurların tabanı ve tavanı kalın yalıtım naylonları, brandalar ve saman katmanlarıyla sıkıca mühürleniyor. Havasız ortamda çürümeden aylarca saklanması hedeflenen tonlarca ürün, arazide ilginç manzaralar oluşturuyor.

ÇİFTÇİLER FIRSATÇILARIN FİYAT KIRMASINDAN ŞİKAYETÇİ

Tarlada bereket yaşanmasına rağmen artan mazot, gübre ve tohum maliyetleri yüzünden kazandığı parayla yalnızca borçlarını kapatabildiğini söyleyen üreticiler, binbir emekle yetiştirdikleri mahsulün toprağa gömülmesine tepki gösteriyor. Traktörlerinin başında saatlerce bekleyen çiftçiler, ürünün açık arazide bu yöntemle saklanmasının kalite kaybı ve çürüme riski taşıdığını dile getiriyor. Hasadın toprakla buluşturulmasına isyan eden üreticiler, piyasadaki fırsatçıların da bu sıkışıklıktan faydalanıp fiyat kırmaya çalışmasından dert yanıyor.