Aynaya baktığınızda bacaklarınızda daha önce fark etmediğiniz mavi, mor ya da yeşilimsi damarlarla karşılaşabilirsiniz. Özellikle sıcak havalarda, uzun süre ayakta kalınan günlerde veya yaşın ilerlemesiyle birlikte damarların daha belirgin hale gelmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Ancak cilt üzerinden görülebilen her damar, tıbbi olarak “varis” anlamına gelmez.

Damarın görünmesi tek başına yeterli değil

Bacaklarda görülebilen damarların çapı, rengi, cilde yakınlığı ve yapısı birbirinden farklı olabilir. Kılcal damar genişlemeleri, ince retiküler damarlar veya cilde yakın seyreden normal toplardamarlar da dışarıdan fark edilebilir.

Özellikle açık tenli, cilt altı yağ dokusu daha ince olan veya düzenli spor yapan kişilerde yüzeyel damarların daha belirgin görünmesi mümkün olabilir. Bu nedenle yalnızca damarın görünür hale gelmesi üzerinden varis tanısı koymak doğru bir yaklaşım değildir.

Varis olarak tanımlanan yapılarda ise toplardamarların genişlemesi, kıvrımlı bir görünüm kazanması ve bazı kişilerde toplardamar kapakçıklarının işlevinde bozulma gibi durumlar söz konusu olabilir.

Ağrı, şişlik ve ağırlık hissi eşlik edebilir

Görünür damarlara bacaklarda ağırlık hissi, gün sonunda artan şişlik, yanma, kaşıntı, gece krampları veya uzun süre ayakta kalındığında belirginleşen rahatsızlık eşlik ediyorsa toplardamar sistemi açısından değerlendirme gerekebilir.

Bununla birlikte bu şikâyetlerin tamamı yalnızca varise özgü değildir. Kas-iskelet sistemi sorunları, lenfatik problemler veya farklı dolaşım bozuklukları da benzer yakınmalara neden olabilir.

Doppler yalnızca damarın görüntüsüne değil, kan akımına da bakar

Varis değerlendirmesinde önemli noktalardan biri, yüzeyde görülen damarın altında toplardamar sisteminin nasıl çalıştığının anlaşılmasıdır. Renkli Doppler ultrasonografi bu aşamada kullanılabilen görüntüleme yöntemlerinden biridir.

Doppler incelemesiyle bacağın yüzeyel ve derin toplardamarları, kanın akış yönü ve damar kapakçıklarının işlevi değerlendirilebilir. Toplardamarlarda geriye doğru kan kaçışı, yani venöz reflü bulunup bulunmadığı araştırılabilir. Ayrıca şüpheli durumlarda damar içerisinde pıhtı açısından da değerlendirme yapılabilir.

Bu nedenle dışarıdan birbirine çok benzeyen iki damar görünümünün altında farklı dolaşım özellikleri bulunabilir. Tedavi gereksiniminin belirlenmesinde yalnızca estetik görünüm değil, muayene ve Doppler bulguları birlikte ele alınmalıdır.

Hayır. Her belirgin damar için işlem yapılması gerekmez. Kişinin şikâyetleri, muayene bulguları, damarların yapısı ve Doppler sonuçları değerlendirilerek izlem veya farklı yaklaşımlar gündeme gelebilir.

Günlük hareketin artırılması, uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınılması, uygun kişilerde kompresyon çoraplarının kullanılması gibi öneriler değerlendirilebilir. Damar yapısına ve tıbbi bulgulara göre skleroterapi, yüzeyel lazer uygulamaları veya toplardamar yetmezliğine yönelik endovenöz girişimler gibi yöntemler de hekim değerlendirmesi sonrasında planlama seçenekleri arasında yer alabilir.

Hangi yaklaşımın gündeme geleceği ise görünür damarın kendisinden çok, toplardamar sisteminin bütün olarak değerlendirilmesine bağlıdır.

Günlük Haber Özetiniz

En Son Haberler