Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü yüksek lisans öğrencisi Aydın Perktaş ile Iğdır Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Yıldırım, IMDb'de en yüksek puan alan 200 filmi inceledi. Araştırmada, İngilizce yayınlanan filmlerde başrol oyuncuların yüzde 51,9'unun mavi gözlü olduğu belirlendi. Diğer yapımlarda ise kahverengi gözlü oyuncuların yüzde 75 ile öne çıktığı tespit edildi.
Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü yüksek lisans öğrencisi Aydın Perktaş ile Iğdır Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Yıldırım, mavi gözlü başrol oyuncuları ve sinemadaki temsil oranları üzerine araştırma yaptı. Yaklaşık 3 ay süren çalışmada, IMDb'nin en yüksek puan alan 160'ı İngilizce, 40'ı ise diğer dillerdeki 200 film, başrol oyuncuları sosyolojik açıdan incelendi. Çalışmada, göz renginin popüler sinemada yalnızca biyolojik bir özellik olarak mı öne çıktığı, yoksa estetik algılar ve kültürel temsiller aracılığıyla anlam mı kazandığı araştırıldı.
Araştırmada, incelenen filmlerdeki başrol oyuncularının yüzde 45,5'inin mavi, yüzde 35,5'inin kahverengi gözlü olduğu belirlendi. Yeşil ve ela gözlü oyuncuların oranının ise daha düşük seviyelerde kaldığı tespit edildi. Popüler sinemada mavi gözlü oyuncuların yüksek oranda temsil edilmesinin kültürel güzellik algılarıyla ilişkili olabileceğini değerlendirildi.
İNGİLİZCE FİLMLERDE MAVİ GÖZ ORANI YÜZDE 51,9
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de film dili ile başrol oyuncularının göz rengi arasındaki ilişki oldu. İncelenen 160 İngilizce filmde mavi gözlü başrol oyuncularının oranı yüzde 51,9 olarak belirlenirken, İngilizce dışındaki 40 filmde ise bu oran yüzde 20'de kaldı. İngilizce dışındaki filmlerde kahverengi gözlü başrol oyuncularının oranının ise yüzde 75 olduğu tespit edildi.
Araştırmada, filmlerdeki başrol karakterlerinin yüzde 93,5'inin erkek, yüzde 6,5'inin ise kadın oyunculardan oluştuğu belirlendi. Başrol oyuncularının ortalama boyunun erkeklerde 1,80 metre, kadınlarda ise 1,66 metre olduğu tespit edildi.
'MAVİ GÖZ, KÜLTÜREL BİR GÜZELLİK KODUNA DÖNÜŞEBİLİYOR'
Iğdır Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Yıldırım, sinemada öne çıkan kahramanların reklamlar, afişler, dergiler ve diğer kültürel mecralar aracılığıyla toplumun farklı alanlarında görünürlük kazandığını bildirdi. Doç. Dr. Yıldırım, araştırmalarda kahverengi gözün yaklaşık yüzde 70-80 oranıyla en yaygın, mavi gözün yaklaşık yüzde 8-10, ela gözün yüzde 5, amber gözün yüzde 5, gri gözün yüzde 3 ve yeşil gözün ise yaklaşık yüzde 2 oranında görüldüğünün belirlendiğini anlattı. Doç. Dr. Yıldırım, "Fiziksel çekicilik ve güzellik algıları estetik aracılığıyla biçimlendirilerek genel bir kültürel koda dönüşür. Sinemada bu paylaşılmış kodlar belirli bir yüzü, ifadeyi ve göz tipini ön plana taşıyacak biçimde yeniden örgütlenir. Bu aşamada göz rengi, biyolojik bir özellik olmakla birlikte üzerinde uzun bir kültürel anlam birikimi bulunan bedensel bir niteliktir. Göz rengi dağılımına bakıldığında, açık renkli gözlerin Avrupa kökenli nüfuslarda yoğunlaştığı, dünya genelinde ise kahverengi tonların belirgin biçimde baskın olduğu görülmektedir" diye konuştu.
'ÇEKİCİLİKLE İLİŞKİLENDİRİLEBİLİR'
Göz renginin kültürel anlamlandırılması yalnızca çağdaş medya temsilleriyle sınırlı olmadığını kaydeden Doç. Dr. Sait Yıldırım, şunları söyledi:
"Açık renkli gözlerin tarihsel ve antropolojik bağlamda da dikkat çekicilik, farklılık ve çekicilikle ilişkilendirildiği görülmektedir. Kuzey ve Doğu Avrupa'da saç ve göz renginin olağan dışı biçimde çeşitlendiği; mavi, gri, ela ve yeşil göz renklerinin bu coğrafyada kahverenginin yanında belirgin bir çeşitlilik oluşturduğu belirtilmektedir. Bu çeşitlilik nadir renk avantajı çerçevesinde açıklanmakta, açık renkli gözlerin tarihsel olarak yalnızca biyolojik bir özellik değil, aynı zamanda fark edilirlik ve çekicilikle ilişkilendirilen bir fenotip olarak anlam kazandığını göstermektedir. Dolayısıyla popüler sinemada mavi gözlü başrol temsillerinin yoğunluğu, biyolojik bir çekicilik gerçeğinden ziyade, izleyicinin zihninde önceden kurulmuş olan mavi göz güzelliği stereotipinin görsel kültür içinde yeniden dolaşıma sokulmasıyla ilişkilendirilebilir."



