İngiltere hükümeti, Eritre ile Etiyopya arasındaki gerilimden endişe duyduğunu belirterek "tansiyonun düşürülmesi" için çağrı yaptı.

İngiltere hükümet sözcülüğünden yapılan yazılı açıklamada, Eritre ile Etiyopya arasında yaşanan gerilimle ilgili, "Afrika Boynuzu'nda güvenlik durumunun giderek kötüleşmesini büyük bir endişeyle gözlemliyoruz." ifadesi yer aldı.

Taraflardan bölge ülkelerinin toprak bütünlüğüne, bağımsızlığına ve egemenliğine saygı duymaları istenen açıklamada, "Tansiyonu daha da artıracak eylemlerden kaçınılmalıdır. İngiltere, komşusunun sınırlarını ihlal eden her eyleme karşıdır. (Tarafları) Tansiyonu düşürmeye ve diyalog masasına dönmeye çağırıyoruz. Afrika Birliği'nin bunu sağlama rolüne desteğimizi yineliyoruz." çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, engelsiz ve güvenli insani yardımın önemi vurgulanarak "Tüm taraflar, başta kadın ve kız çocukları olmak üzere sivilleri korumalı ve uluslararası insancıl hukukun getirdiği sorumluluklarını yerine getirmelidir." görüşü paylaşıldı.

Etiyopya Dışişleri Bakanı Gedion Timothewos, 8 Ekim tarihli mektubunda Eritre birliklerinin ülkesinin topraklarına girdiğini öne sürerek askerlerin çekilmesini istemiş ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) Etiyopya'nın kendisini savunmaktan başka çaresinin kalmadığını bildirmişti.

Eritre ise Etiyopya'nın meşru müdafaa gerekçesini reddederek Addis Ababa'yı Kızıldeniz'e zorla erişim sağlamaya çalışmakla suçlamış ve BMGK'den caydırıcı tedbirler alınmasını istemişti. Eritre'nin yanıt mektubunda askerlerin Etiyopya'ya girdiği iddiası açıkça doğrulanmamış veya reddedilmemişti.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de taraflara çatışmaları derhal durdurma ve Pretoria Anlaşması çerçevesinde diyaloğa dönme çağrısı yaparak, gerilimin bölgesel istikrarı daha fazla zayıflatabileceği uyarısında bulunmuştu.

Etiyopya federal hükümeti ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasında 2020-2022 döneminde yaşanan çatışmaların ardından Kasım 2022'de Pretoria Anlaşması imzalanmıştı. Eylül ayında yeniden şiddetlenen çatışmalar, anlaşmanın geleceğine ilişkin endişeleri artırıyor.