The Guardian’ın aktardığına göre Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen Dünya Sağlık Zirvesi'nde açıklanan rapor, 35 uzmanın üç yıl süren çalışmasıyla hazırlandı. Araştırmada yer alan senaryolar arasında nükleer savaş, yapay zekanın kötü amaçlı kullanımı, iklim krizi ve sağlık hizmetlerini etkileyen küresel sorunlar bulunuyor. Ancak raporun en dikkat çekici uyarılarından biri, bugünden alınacak önlemlerin gelecekte yaşanabilecek kayıpları değiştirebileceğine işaret ediyor.
Araştırmada gerçekleşme olasılığı düşük görülse de etkileri son derece yıkıcı olabilecek iki tehdit öne çıkıyor: nükleer savaş ve yapay zekanın kötü amaçlarla kullanılması.
Uzmanlara göre nükleer bir çatışma, yalnızca savaşın yaşandığı bölgeleri değil, tüm dünyayı etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Atmosferin etkilenmesiyle tarımsal üretimin sekteye uğraması ve küresel ölçekte kıtlık yaşanması, olası senaryolar arasında gösteriliyor.
Yapay zeka konusunda ise özellikle bu teknolojinin biyolojik silahların geliştirilmesi veya kullanılmasında kötüye kullanılma ihtimali üzerinde duruluyor. Raporda, yapay zeka destekli biyolojik silahların insanlık için benzeri görülmemiş bir felakete yol açabileceği uyarısı yapılıyor.
Raporda sıralanan tehditler yalnızca büyük savaşlar ve teknolojik felaketlerle sınırlı değil. Hava kirliliği, antimikrobiyal direnç, çocuklarda yetersiz beslenme, iklim krizi, geleneksel çatışmalar ve dış yardımlardaki kesintiler de insan sağlığını tehdit eden başlıklar arasında yer alıyor.
Ekonomik koşullar da risklerin etkisini değiştiriyor. Yüksek gelirli bölgelerde obezite ve ruh sağlığı sorunları öne çıkarken düşük gelirli bölgelerde eğitim seviyesinin düşüklüğü, sağlığı tehdit eden önemli etkenlerden biri olarak kayda geçti.
‘2100’E KADAR İNSANLIĞIN SONUNU GETİREBİLİR’
Araştırmanın en dikkat çekici uyarılarından biri, uluslararası sağlık yardımlarındaki olası kesintilerle ilgili. ABD ve İngiltere dahil olmak üzere birçok yüksek gelirli ülkenin son yıllarda dış yardım bütçelerini azaltması, küresel sağlık açısından ciddi bir risk olarak değerlendiriliyor.
Uzmanların hesaplamalarına göre uluslararası sağlık yardımlarının azalması ya da çökmesi, 2100 yılına kadar milyarlarca yıllık sağlıklı yaşamın kaybedilmesine yol açabilir. Bu kaybın yaklaşık yüzde 70'inin Sahra Altı Afrika'da yaşanabileceği öngörülüyor.
Söz konusu bölge, çocuklarda yetersiz beslenme krizinden en çok etkilenen yerler arasında da bulunuyor. Bu nedenle yardım bütçelerindeki kesintilerin, özellikle sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu bölgelerde uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.
Komisyon üyeleri, raporun amacının insanları korkutmak değil, liderleri bugünden harekete geçirmek olduğunu vurguluyor. Uzmanlara göre iklim krizinde sıcaklık artışını sınırlandırmak ve teknolojik yeniliklere yatırım yapmak gibi adımlar, milyarlarca yıllık sağlıklı yaşamın korunmasına yardımcı olabilir.
Araştırmada hükümetlerin öngörü, önleme ve hazırlık çalışmalarına bütçe ayırması gerektiği de belirtiliyor. Uzmanların temel mesajı ise açık: Tehditlerin büyüklüğü kadar, bugün alınacak kararlar da gelecekte yaşanacakların seyrini belirleyebilir.




